Cuma, Ekim 2, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Doğuştan mı Geliyoruz, Sonradan mı Oluyoruz? Mizaç ve Karakter Arasındaki Fark

Mizaç ve karakter aslında bizim kim olduğumuzu açıklayan önemli kavramlardandır. Biz kimiz? Kim oluyoruz? Kim olacağız? Bir insanın kişilik düzeyini, ne olduğunu ve davranış kalıplarını açıklayabilen iki önemli kavramdandır.

Kim olduğumuz doğuştan mı belirlenir?

Mizaç dediğimiz şey bebeklik ve erken çocukluk döneminde gözlemlenebilir. Kısmen stabildir ve kişisel özellik olarak adlandırabiliriz. Kişinin mizaç özellikleri, kişinin çevresel koşullara hassasiyetini ve tepkisini ve gelecekte oluşabilecek psikolojik rahatsızlıkları etkileyebilir. (Tuna & Öncül Demir, 2020).

Mesela bazı çocukları düşünelim. Çocukların yeni durumlara verdikleri tepkiler birbirinden oldukça farklı olabilir. Bazı çocuklar tanımadıkları bir ortama girdiklerinde önce çevreyi gözlemlemeyi ve kendilerini güvende hissetmeyi tercih ederken, bazıları hiç tereddüt etmeden yeni insanlarla iletişim kurmaya başlayabilir. Bu farklılıkların bir bölümü mizaca ilişkin özelliklerle açıklanabilir. Örneğin, yeni ve belirsiz durumlara karşı daha temkinli olan bir çocuk, zaman içerisinde ailesinin tutumu, akran ilişkileri ve yaşadığı deneyimlerle birlikte sosyal ortamlarda daha yoğun kaygı yaşamaya yatkın hale gelebilir. Ancak çocuklukta görülen bu özellik, yetişkinlikte mutlaka bir psikolojik sorun gelişeceği anlamına gelmez; mizaç, çevre ve yaşam deneyimleriyle sürekli etkileşim içerisindedir.

Mizaç biyolojik faktörlerle şekillenir. Ancak mizaç sadece bununla kalmaz. Örneğin, Ayşe diyelim. Ayşe küçüklükten beri oldukça çekingen bir çocuk, yeni ortamlara girmekten ve yeni deneyimlerden kaçınıyor. Yetişkinlikte Ayşe’nin sosyal fobisi olma ihtimali elbette var. Fakat bu durum kesin değil, çünkü mizaç ile çevre sürekli etkileşim içindedir ve bu etkileşim mizacın nasıl ortaya çıkacağını etkileyebilir.

Karakterin mizaçtan farkı nedir?

Daha çok kişinin yaşamı boyunca geliştirdiği değerler, tutumlar, amaçlar, sorumluluk anlayışı ve kendisiyle/başkalarıyla ilişki kurma biçimleriyle ilgilidir. Kısaca, karakter gelişiminde biyolojik özelliklerin yanı sıra öğrenme, sosyal çevre, kültür ve yaşam deneyimleri de rol oynar.

Ayşe örneğinde Ayşe’nin çekingen bir çocuk olduğunu dile getirmiştim. Bu özellik mizacıyla ilişkili olabilir. Ancak Ayşe’nin zaman içerisinde nasıl bir karakter geliştireceği yalnızca mizacıyla belirlenmez. Örneğin, ailesi tarafından desteklenen, hata yapmasına izin verilen ve farklı deneyimleri keşfetmesi teşvik edilen Ayşe, zamanla sorumluluk almayı, kendi kararlarını vermeyi ve zorluklarla baş etmeyi öğrenebilir. Böylece çocuklukta sahip olduğu çekingen mizaca rağmen yetişkinlikte daha bağımsız ve kendine güvenen bir birey olabilir.

Mizaç: “Nasıl tepki vermeye eğilimliyim?”

Karakter: “Yaşadıklarımla ve öğrendiklerimle nasıl biri haline geliyorum?”

Ayşe çocukluğundan beri yeni ortamlarda önce gözlemleyen, yabancılara karşı temkinli ve içine kapalı bir çocuk. Bu, onun “nasıl tepki vermeye eğilimli olduğunu” gösterir, yani mizaç.

Ama Ayşe büyüdükçe ailesinden, okuldan ve çevresinden bazı değerler öğreniyor. Örneğin, verdiği sözleri tutmayı, sorumluluk almayı, başkalarının sınırlarına saygı göstermeyi, zor durumlarda pes etmemeyi ve sosyalleşmeyi öğreniyor.

Bunlar onun “nasıl biri olduğunu ve hangi değerleri benimsediğini” gösterir, yani karakterini.

Peki, Bizi Biz Yapan Ne?

Mizaç, kişinin biyolojik yapı ve süreçlerindeki kişilerarası farklılıklardan oluşan kişilik özelliğidir. Olaylara nasıl tepki vermeye eğilimli olmasıdır. Karakter ise kişinin yaşamı boyunca öğrendikleri ve yaşadıkları deneyimler ile şekillenmesidir. Bu nedenle insanın kim olduğunu yalnızca doğuştan gelen özellikleriyle ya da yalnızca çevresiyle açıklamak mümkün değildir. Çünkü mizaç ve çevre birbirleriyle etkileşim içinde kişinin gelişimini etkiler ve karakterinin oluşumuna katkıda bulunur.

Belki de mesele “Ben böyle doğdum” demek değil; “Böyle doğdum, peki hayat beni nasıl şekillendirdi?” diye sormaktır.

Kaynakça

  • KAYNAKÇA
  • Tuna, E., & Öncül Demir, Ö. (Ed.). (2020). DSM-5'e göre anormal psikoloji. Nobel Akademik Yayıncılık.
Tuana Tekin
Tuana Tekin
Psikolog Tuana Tekin, Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olmuştur. Mesleki alanda kendini geliştirmek adına uzun süreli uygulayıcı ekol eğitimleri almıştır. Uluslararası Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini başarıyla tamamlayarak uygulayıcı olma hakkı kazanmıştır. Bununla birlikte Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) uygulayıcı eğitimini tamamlamıştır. Çift Terapisi, Cinsel Terapi ve Objektif Çocuk Değerlendirme Testleri eğitimlerini almış ve süpervizyon süreçlerini tamamlamıştır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. Ayrıca kendini geliştirmek amacıyla seminerlere ve eğitimlere katılmaya devam etmektedir. Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Şu anda online olarak danışan kabul etmekte ve Psychology Times Türkiye dergisinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar