Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Terörle Mücadele Personelinde Tehdit Algısı, Hipervijilans ve Karar Verme Süreçleri

6 dk.okuma süresi
Terörle Mücadele Personelinde Tehdit Algısı, Hipervijilans ve Karar Verme Süreçleri

Giriş

Terörle mücadele personeli belirsizliğin yüksek, zaman baskısının yoğun ve hata maliyetinin ağır olduğu bir ortamda çalışır. Verilen her karar, çevredeki ipuçlarının tehdit olarak algılanmasına, bu algının anlamlandırılmasına ve bir eyleme dönüştürülmesine dayanır. Nöropsikoloji açısından bu zincir dikkat, çalışma belleği, yürütücü işlevler ve duygusal düzenleme sistemlerine bağlıdır. Stres ve yorgunluk bu sistemleri hem destekleyebilir hem bozabilir. Bu yazı tehdit algısı, hipervijilans ve karar vermeyi koşullanma perspektifiyle birlikte ele almaktadır. Alandaki çalışmaların büyük bölümü askerî ve diğer taktik meslek gruplarından gelmektedir. Bulgular terörle mücadele personeline bu sınırlılıkla genellenmektedir.

Tehdit Algısı

Tehdit algısı iki aşamada ilerler. Amigdala merkezli devreler olası tehlikeyi hızlı ve büyük ölçüde otomatik biçimde işaretler (LeDoux, 2000). Prefrontal bölgeler ise uyaranı bağlamıyla yeniden değerlendirerek gerçek tehdit olup olmadığına karar verir. Penney ve ark. (2022) polis, askerî, ambulans ve itfaiye hizmetlerini kapsayan sistematik derlemelerinde tehdit değerlendirme, anlamlandırma ve kritik karar vermenin birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Derlemeye göre personel, duruma bağlı olarak hem sezgisel hem de biçimsel karar süreçlerini kullanmaktadır. Terörle mücadele bağlamında ayrım özellikle zordur. Kalabalıktaki küçük bir hareket hem sıradan hem de ciddi bir tehlikenin ilk işareti olabilir. Bu, sinyal algılama kuramının klasik problemidir (Green & Swets, 1966). Karar eşiği düşürüldüğünde ıskalama azalır, yanlış alarm artar. Yanlış alarmların bedeli orantısız müdahale ve birikimli yorgunluktur.

Hipervijilans

Hipervijilans, tehdit işaretlerine karşı kalıcı biçimde artmış duyarlılık ve tarama halidir. Kısa vadede tepki süresini kısaltabilir. Ancak dikkat kaynakları sınırlıdır. Tehdit ilişkili uyaranlara ayrılan kaynak arttıkça diğer bilgilerin işlenmesi azalır ve dikkat daralır. Sürekli alarm hâli otonom sinir sistemi ile stres eksenlerinin sürekli aktivasyonuna yol açabilir. Stephenson ve ark. (2022) silahlı taktik mesleklerde akut stresin yalnızca fizyolojik göstergeleri değil, performansı ve karar vermeyi de etkilediğini ele almıştır. Burada uyumsal uyanıklık ile patolojik hipervijilans ayrılmalıdır. Uyumsal uyanıklık bağlama duyarlıdır ve görev bitince gevşer. Patolojik hipervijilans tehlike geçtikten sonra da sürer ve işlevselliği bozar. Bu geçişin izlenmesi mesleki ruh sağlığı için önemlidir.

Stres, Belirsizlik ve Karar Verme

Akut stresin karar vermeye etkisi tek yönlü değildir. Yerkes-Dodson ilkesine göre orta düzey uyarılma performansı destekler, aşırı uyarılma bozar (Yerkes & Dodson, 1908). Nörobiyolojik düzeyde yüksek katekolamin düzeyleri prefrontal işlevleri zayıflatabilir ve daha otomatik yanıtları öne çıkarabilir (Arnsten, 2009). Cantelon ve ark. (2024) askerî personelde “ateş et/etme” karar görevini kullanarak stres ve belirsizliği birlikte incelemiştir. Şok tehdidi sempatik uyarılmayı artırmış, ancak öznel duygusal ve HPA eksenine ilişkin yanıtları değiştirmemiştir. Stres, karar sürelerini ve güven derecelendirmelerini etkilemiş, duyarlılığı ve yanıt yanlılığını etkilememiştir. Karar performansı uyaran netliğine, yani belirsizliğe göre değişmiş, stres koşullarına göre değişmemiştir. Yazarlar, askerî bağlamdaki stresin laboratuvarda oluşturulmasının zor olduğunu da vurgulamıştır. Bu nedenle bulgular, stresin karar vermeyi her koşulda bozduğu şeklinde okunmamalıdır.

Yorgunluk ve Bilişsel İşlev

Uzun nöbetler ve düzensiz uyku terörle mücadele görevlerinin olağan parçasıdır. Main ve ark. (2023) askerî ortamlara ilişkin hızlı derlemelerinde, yüksek stresli askerî ortamlara uzun süre maruz kalmanın bilişsel işlevin birden çok yönünü zayıflattığını bildirmiştir. Değerlendirilen alanlar arasında tetikte kalma, tepki süresi, çalışma belleği, durumsal farkındalık ve karar verme yer almaktadır. Yorgunluk, tehdit işaretlerinin fark edilme olasılığını düşürebilir. Yorgun bir sistem kaynak tasarrufu için daha otomatik işleyişe kayabilir. Bu otomatik işleyiş geçmiş deneyimlerle koşullanmış bir tehdit şemasına dayanıyorsa yanlış alarm riski artabilir. Bu çıkarım kuramsaldır ve doğrudan test edilmiş bir bulgu olarak sunulmamalıdır.

Koşullanma Perspektifi

Klasik koşullanmada nötr bir uyaran, tehlikeli bir olayla eşleştiğinde tehdit işaretine dönüşür. Gerçek operasyon ve gerçekçi eğitim senaryoları bu tür ilişkilerin sürekli edinilmesini sağlar. Bu öğrenme deneyimli personelin ince ipuçlarını tanımasına yardımcı olur. Ancak iki sorun doğurabilir. Birincisi genellemedir. Tehdit tepkisi orijinal uyaranla yalnızca yüzeysel benzerlik taşıyan uyaranlara yayılabilir. İkincisi sönmenin zorluğudur. Tehdit ilişkili uyaran güvenli bağlamlarda yeniden karşılaşıldığında yeni bir güvenlik öğrenmesi gelişmelidir. Bu öğrenme bağlama bağımlıdır ve eski ilişki yeniden ortaya çıkabilir (Bouton, 2004). Sürekli yüksek alarmda çalışan bir sistem güvenli deneyimleri yeterince kodlayamayabilir. Operant boyut da önemlidir. Hipervijilans “bir şey olmadı çünkü dikkatliydim” şeklinde pekiştirilebilir ve kendini sürdüren bir döngüye girebilir. Eğitim programları bu nedenle yalnızca tehdidi tanımayı değil, güvenliği ayırt etmeyi de öğretmelidir.

Uygulamaya Yönelik Çıkarımlar

Stres aşılama eğitimi gerçekçi ve derecelendirilmiş senaryolarla yürütülmelidir. Senaryolar tehdit gibi görünen zararsız durumları da içermelidir. Bu, genellemeyi azaltır ve karar eşiğini kalibre eder. Uyku, dinlenme ve görev rotasyonu bilişsel işlevi korumak için operasyonel zorunluluk olarak ele alınmalıdır. Main ve ark. (2023) çalışmasının da işaret ettiği gibi, bilişsel işlevin ölçülebilir göstergelerle izlenmesi riskli personelin erken belirlenmesine katkı sağlayabilir. Görev sonrası geri bildirim ve gerektiğinde klinik destek, hipervijilansın patolojik forma dönüşmesini önlemek için gereklidir.

Sonuç

Tehdit algısı, hipervijilans ve karar verme birbirini besleyen süreçlerdir. Hipervijilans kısa vadede avantaj sağlarken uzun vadede bilişsel ve duygusal bedel doğurabilir. Stres ve yorgunluk her aşamayı etkiler, ancak etkileri tek yönlü değildir ve bağlama göre değişir. Koşullanma perspektifi bu örüntülerin nasıl öğrenildiğini ve eğitimle nasıl yeniden şekillendirilebileceğini açıklamaya yardımcı olur. Personelin performansını ve ruh sağlığını korumak bireysel dayanıklılığın yanında eğitim tasarımına, çalışma koşullarına ve kurumsal desteğe bağlıdır.

Kaynakça

  • Arnsten, A. F. T. (2009). Stress signalling pathways that impair prefrontal cortex structure and function. Nature Reviews Neuroscience, 10(6), 410–422.
  • Bouton, M. E. (2004). Context and behavioral processes in extinction. Learning & Memory, 11(5), 485–494.
  • Cantelon, J. A., Navarro, E., Brunyé, T. T., Eddy, M. D., Ward, N., Pantoja-Feliciano, I., Whitman, J., Saikia, M. J., & Giles, G. E. (2024). Emotional, physiological, biochemical, and behavioral responses to acute stress and uncertainty in military personnel. PLOS ONE, 19(11), Article e0312443.
  • Green, D. M., & Swets, J. A. (1966). Signal detection theory and psychophysics. Wiley.
  • LeDoux, J. E. (2000). Emotion circuits in the brain. Annual Review of Neuroscience, 23, 155–184.
  • Main, L. C., McLoughlin, L. T., Flanagan, S. D., Canino, M. C., & Banks, S. (2023). Monitoring cognitive function in the fatigued warfighter: A rapid review of cognitive biomarkers. Journal of Science and Medicine in Sport, 26(Suppl. 1), S54–S63.
  • Penney, G., Launder, D., Cuthbertson, J., & Thompson, M. B. (2022). Threat assessment, sense making, and critical decision-making in police, military, ambulance, and fire services. Cognition, Technology & Work, 24, 423–439.
  • Stephenson, M. D., Schram, B., Canetti, E. F. D., & Orr, R. (2022). Effects of acute stress on psychophysiology in armed tactical occupations: A narrative review. International Journal of Environmental Research and Public Health, 19(3), Article 1802.
  • Yerkes, R. M., & Dodson, J. D. (1908). The relation of strength of stimulus to rapidity of habit-formation. Journal of Comparative Neurology and Psychology, 18(5), 459–482.
Türkan Özdemir Türkan Özdemir
Türkan Özdemir, Haliç Üniversitesi İngilizce Psikoloji Bölümü'nde yüksek onur öğrencisi olarak lisans eğitiminden mezun olmuştur. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler ön lisans programından onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Klinik psikoloji, nöroloji, okul rehberliği ve psikiyatri gibi çeşitli alanlarda staj deneyimlerine sahiptir. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi prestijli kurumlarda, çeşitli nöropsikolojik testler uygulayarak ve hasta gözlemleri yaparak aktif saha deneyimi kazanmıştır. Ayrıca Nilüfer Hatun İlkokulu’nda anaokulu ve ilköğretim düzeyindeki öğrencilerle eğitici sunumlar gerçekleştirmiş ve gözlem çalışmaları yürütmüştür. Türkan Özdemir, psikoloji alanında özellikle askeri ve adli psikolojiye yönelerek kariyerini bu doğrultuda şekillendirmeyi hedeflemektedir.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!