Yapay Zekanın Gölgesinde Kalan Karar Verme Becerisi
İş yerinde bir karar vermeniz gerektiğinde ilk kime danışıyorsunuz? Bir çalışma arkadaşınıza mı, yöneticinize mi, yoksa yapay zekaya mı?
Yapay zeka bilgiye ulaşma, seçenekleri değerlendirme ve fikir geliştirme biçimimizi değiştirdi. Yapay zeka, birkaç dakika içinde farklı senaryolar oluşturabiliyor, uzun metinleri analiz edebiliyor ve önümüze çeşitli çözüm önerileri koyabiliyor. Özellikle zaman baskısı altında çalışan liderler için bu önemli bir avantaj.
Peki yapay zeka karar verme sürecimizi hızlandırırken, birlikte düşünme alışkanlığımızı nasıl etkiliyor? Liderlerle çalışırken önem verdiğim konulardan biri, çalışanların kendi düşüncelerini ne kadar sorgulayabildikleri ve farklı görüşlere ne kadar alan açabildikleridir. Yapay zekanın gelişimiyle birlikte bu becerilerin değeri daha da artıyor.
Hız Dünyasında Muhakeme
Bir yöneticinin önemli bir karar vermesi gerektiğini düşünelim. Yapay zekadan destek alıyor, seçenekleri karşılaştırıyor ve kendisine sunulan öneriler arasından birini seçiyor. Yapay zeka sayesinde bu süreci çok daha hızlı tamamlıyor. Peki, böyle bir senaryoda kararın farklı açılardan değerlendirildiğinden emin olabilir miyiz?
Yapay zeka, hız dünyasında karar verme sürecini ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Ancak iyi karar vermek, bilgileri hızla analiz etmekten ve seçenekleri sıralamaktan daha fazlasını gerektiriyor. Etkili karar vermek muhakeme edebilmekten geçer. Muhakeme; eldeki bilgileri koşulları, olası sonuçları ve farklı bakış açılarını dikkate alarak değerlendirmeyi gerektirir. İlk öneriye hızla bağlandığımızda kendi varsayımlarımızı sorgulamayı ve alternatifleri değerlendirmeyi ihmal edebiliriz.
İyi karar vermek, önümüze gelen seçeneklerden birini seçmekten daha fazlasını gerektirir. Seçeneklerin hangi varsayımlara dayandığını görmek, gözden kaçan noktaları fark etmek ve farklı olasılıkları değerlendirmek gerekir. Bu nedenle liderin kendine soracağı sorular önem kazanıyor: Hangi bilgiyi esas alıyorum? Hangi varsayımımı henüz sınamadım? Bu karara başka bir açıdan baksaydım neyi farklı görürdüm?
Farklı Görüşlerin Karar Kalitesine Etkisi
Center for Creative Leadership’in (CCL) “How AI Is Changing Decision-Making” yazısında, sağlıklı muhakemenin farklı görüşlerle karşılaşarak geliştiği vurgulanıyor. Bir fikrin sorularla sınanması, alternatif bakış açılarıyla değerlendirilmesi ve eksiklerin ortaya çıkarılması karar kalitesini artırıyor. Burada psikolojik güvenlik önemli bir rol oynuyor. Çalışanların yöneticilerinin fikrine itiraz edebildiği, bilmediklerini söyleyebildiği ve olası riskleri dile getirebildiği ekiplerde kararlar daha kapsamlı değerlendirilebilir.
Lider, yapay zeka ışığında karar verdiyse, yapay zekanın sunduğu öneriyi ekibine kabul ettirmek yerine, o öneriyi birlikte düşünmek için bir başlangıç noktası olarak kullanmalıdır.
Yapay zeka hangi becerilerimizi geliştirir, hangilerini zayıflatır?
Yapay zeka düşüncelerimizi ifade etmemizi kolaylaştırabilir, yazılı iletişimimizi geliştirebilir ve karmaşık konuları anlamamıza yardımcı olabilir. Diğer taraftan, her sorunda ona başvurmak kendi muhakememizi kullanma fırsatlarımızı azaltabilir.
Örneğin zor bir geri bildirim görüşmesi öncesinde yapay zekadan yararlanmak, farklı ifade biçimlerini görmemizi sağlayabilir. Ancak görüşmenin kendisi sırasında karşımızdaki kişinin tepkilerini anlamak, beklenmedik sorulara yanıt vermek ve gerektiğinde yaklaşımımızı değiştirmek yine bize düşer. Her konuşmayı önceden hazırlamak, her kararı dışarıdan gelen bir öneriyle şekillendirmek zamanla kendi düşüncemize duyduğumuz güveni de etkileyebilir.
CCL’nin yazısında bu konu, yapay zekanın kazandırdıklarıyla kullanım sürecinde kaybedilebilecek beceriler arasındaki fark üzerinden ele alınıyor. Düşünme, ilişkiler ve kendini ifade etme alanlarında elde edilen kazanımların yanında, bu alanlardaki insan becerilerini korumak da gerekiyor. Dolayısıyla kendimize yalnızca yapay zekayı ne kadar etkili kullandığımızı sormak yeterli değil. Onu kullanırken hangi becerilerimizi geliştirdiğimizi ve hangilerini daha az kullandığımızı da değerlendirmeliyiz.
Yeni Bir Denge Kurmak
Yapay zekadan daha fazla yararlanmak için onu her kararın merkezine koymamız gerekmiyor. Daha bilinçli bir kullanım için birkaç alışkanlık geliştirebiliriz. Öncelikle, bir konuda yapay zekaya danışmadan önce kendi görüşümüzü oluşturabiliriz. Ardından ondan farklı seçenekler üretmesini, varsayımlarımızı sorgulamasını veya gözden kaçırdığımız riskleri belirlemesini isteyebiliriz.
İnsanları ve değerleri ilgilendiren kararlarda kendi değerlendirmemize ve ekip içindeki diyaloğa özellikle alan açmalıyız. Yapay zekanın önerilerini kesin cevaplar olarak görmek yerine, sınanması gereken görüşler olarak ele alabiliriz.
Bir başka önemli adım da ekiplerle yapılan tartışmalarda farklı seslere yer açmaktır. Lider, karar öncesinde “Bu önerinin hangi yönünü sorgulamalıyız?” veya “Hangi riski henüz değerlendirmedik?” diye sorduğunda ekibin düşünme sürecini de harekete geçirir.
Özetle, yapay zekanın sunduğu olanakları değerli buluyorum. Bilgiye ulaşmayı hızlandırması ve düşüncelerimizi geliştirmek için yeni yollar açması önemli bir fırsat. Ancak liderlikte iyi kararların yalnızca bilgiyle oluşmadığını da unutmamak gerekiyor.
Bir liderin deneyimi, muhakemesi, değerleri ve farklı insanlarla kurduğu diyalog, kararın niteliğini belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bunlar zaman içinde gelişiyor; soru sorarak, dinleyerek, hatalardan öğrenerek ve kendi düşüncelerimizi sınayarak güçleniyor.
Bu nedenle kendimize şu soruyu sormak önemli: Yapay zeka benim yerime mi düşünüyor, yoksa daha iyi düşünmeme mi yardımcı oluyor? Bu soruya verdiğimiz yanıt, yapay zekayı nasıl kullandığımız kadar nasıl bir lider olmak istediğimiz hakkında da ipucu verebilir.
Kaynakça
- Center for Creative Leadership

