“Lindy Etkisi” terimsel olarak; bir durumun ya da olgunun geçmişte ne kadar uzun süre hayatta kaldığına bağlı olarak gelecekte de var olma olasılığının artacağını öne süren bir teori olarak saptanmaktadır. (Ord, 2023) Yani bir şey eskiden uygulandı ve olumlu sonuç alındıysa bu etkiye sahip bireyler tarafından sürekli olarak olumlu sonuç alacağı yönünde bir algı oluşturur. Bu nedenle Lindy Etkisi, birçok alan için « yenilik » ve « gelişme » süreçleri önünde büyük engel oluşturmaktadır. Güncel sistemler, bireyler ve çağa ayak uydurmak bu algı ile üreten ve düşünen bireyler için adapte olunması zor olgular teşkil eder.
Eğitim sistemlerinin oluşumlarına bakıldığında bu teorinin psikolojik yansımalarının açıkça gözlemleneceği tespit edilmektedir. Bilinen sistem güvenlidir ve eğitim sistemleri bilinen üzerinden ilerlediği sürece “güvenli alan”ından çıkmamış olur. Yalnız nesillerin değişiyor olması bu hususta göz ardı edilen büyük bir kritik oluşturmaktadır. Sistem içinde revize yapan dinamikler sahadan uzak olanlar olmakla birlikte; saha içerisinde bireylerle birebir muhatap olan eğitim çalışanları güncellemeleri anlamlandırmakta zorlanır ve uygulamada eksik kalır.
Bu eksiklik bilinçsiz kitle oluşumlarını beraberinde getirir. Sistemdeki bu aksaklık bireyleri psikolojik olarak yoğun kaygı hissiyatına sürüklemektedir. Bu kaygı bireyleri güncellenen hususlara karşı bir tutum geliştirmeye iter ve bu da başta bahsi geçen bilinçsiz kitlelerin oluşumunun temelini atar.
“Lindy Etkisi”yle karar vermek, daha önce işe yaramış bir sistemin yıllar sonra da yaramaya devam edeceğini düşünmek başlı başına bir sorun teşkil etmektedir. Odak süresinin dahi ortalama 8 buçuk dakikaya düştüğü bir nesle eski yöntemle eğitim vermeye çalışmak ve bunu ebeveynlere de böyle aktarmak verimlilik getirmez, yalnızca zaman kaybettirir.
Çağın değişimine rağmen kendini revize edemeyen ve eski sistemi direten dinamiklerde -yoğun saatler boyunca okul/ders ortamında olmak gibi- bu etkinin sonuçları matematiksel verilerle izlenebilmektedir. Yeni neslin esas ihtiyacının bireysel çalışmaya alışmak olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla defalarca kez ortaya konmuştur. Yani yeni kuşak için en eksik olunan kısım zaman yönetimi ve bireysel çalışma disiplini şeklinde belirlenmiştir. Bununla birlikte saatlerce öğretmenle çalışmak, yalnızca ders desteği sağlamak çocuğun başarısına katkıda bulunmaz çünkü ders içinde öğrendiklerini pekiştirme tekrarıyla sağlamlaştırmayan çocuk konuyu tekrar unutmaya mahkûm olur.
Sonuç olarak Lindy Etkisi ile düşünerek eğitim sistemi dinamiklerini daha önce olumlu sonuç alınmış bir veri özelinde güncel devamlılığa zorlamak hem verimliliğin azalmasına hem eğitimcilerin kendini güncellemelerinin önüne geçilmesine hem de sistemin bir döngü içine girmesine neden olur. Eğitim kurumları adına da güncel ve nesle yakın çalışanlara güvenin artması gerekmektedir. Yine Lindy Etkisi özelinde eski olana duyulan güven bu bağlamda sistem dinamiklerinin yeniliğe kapalı, kendini tekrar eden bir yapının ötesine geçememesine neden olur. Alınabilecek önlemler arasında dinamik içerisinde aynı statüye sahip bireyler için karma çalışma sistemleri uygulaması gözetilebilir.
Kaynakça
- Ord, T. (2023). The Lindy effect. arXiv. https://doi.org/10.48550/arXiv.2308.09045


