Pazar, Ekim 4, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hakkında Her Şeyi Duymak İstiyorum. Bu Aşk Değil de Nedir? Dijital Merak, Stalk ve Siber Takip Arasındaki İnce Çizgi

“Stalkladım.”

Bugün bu kelimeyi neredeyse hepimiz kullanıyoruz. Eski sevgilinin Instagram hesabına bakmak, yeni tanıştığın kişinin LinkedIn’ini incelemek, arkadaşının kimleri takip ettiğine göz atmak… Hatta bazen yıllardır görmediğimiz birinin hesabına girip “Bir bakayım ne yapıyor?” demek bile stalk olarak adlandırılabiliyor. Ama burada önemli bir ayrım var: Günlük dilde kullandığımız stalk ile psikoloji ve kriminoloji literatüründeki siber takip (cyberstalking) aynı şey değil.

Çünkü bir insanın birkaç yıl önce birlikte olduğu kişinin hesabına bir kez merak edip bakmasıyla, o kişinin nerede olduğunu öğrenmek için konumunu takip etmesi; sahte hesaplarla sürekli iletişim kurmaya çalışması ya da özel mesajlarına izinsiz erişmesi aynı davranış kategorisinde değerlendirilemez. İlki çoğu zaman sıradan bir merak davranışıyken, ikincisi kişinin mahremiyetini ve güvenlik hissini tehdit eden ısrarlı bir takip biçimine işaret edebilir.

Peki aradaki sınır ne? Bunu anlamak için önce “takip” kelimesini biraz açmak gerekiyor. Yakın zamanda yayımlanan kapsamlı bir sistematik derleme, siber takip davranışlarının yalnızca sosyal medyada birinin profilini ziyaret etmekten ibaret olmadığını gösteriyor. Araştırmalarda siber takip; istenmeyen ve tekrarlanan mesajlar göndermekten, sürekli aramaya, sosyal medya hesaplarını izlemeye, sahte hesaplar açmaya, kişinin çevrimiçi hareketlerini kontrol etmeye, izinsiz biçimde hesaplarına veya cihazlarına erişmeye, konumunu takip etmeye ve özel bilgilerini yaymaya kadar uzanan oldukça geniş bir davranış alanını kapsıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca “Birinden haberdar olmak” değil. Asıl mesele davranışın niteliği, sürekliliği, kişinin rızası ve karşı tarafta yarattığı etkiler.

Örneğin partnerin Instagram’da yeni bir fotoğraf paylaşımına bakmak oldukça sıradan bir davranış. Fakat partnerinin telefonunu onun haberi olmadan karıştırmak, kimlerle konuştuğunu kontrol etmek için mesajlarını okumak, konumunu sürekli takip etmek ya da “Bana nerede olduğunu kanıtla” diyerek dijital araçları bir denetim mekanizmasına dönüştürmek başka bir şeydir.

Kimileri bu konuda “Sevgilim, telefonumu karıştırabilir. Şifremi biliyor, tabii ki mesajlarıma bakabilir. Konum paylaşmamızda ne var ki? Zaten birbirimizi seviyoruz ve güveniyoruz.” diyebilir. Bunların hiçbiri tek başına her ilişkide aynı anlama gelmez. Bazı çiftler birbirlerinin telefonunu karşılıklı ve gönüllü biçimde kullanabilir. Bazıları konum paylaşmayı güven verici bulabilir. Önemli olan, davranışın karşılıklı ve gönüllü olup olmadığıdır. Çünkü bir davranışın ilişkide normalleşmiş olması, otomatik olarak sınır ihlali olmadığı anlamına gelmez.

Diyelim ki partneriniz telefonunuza bakmak istedi ve siz de “Bakabilirsin” dediniz. Bu, telefonunuzu istediği her an kontrol etme hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. Ya da bir dönem gönüllü olarak konum paylaşmanız, daha sonra bundan vazgeçemeyeceğiniz anlamına gelmez. Sınırın önemli göstergelerinden biri de bu aslında: “Hayır” deme hakkınız var mı? “Konumumu kapatırsam kavga çıkar.” “Mesajlarımı göstermezsem bana güvenmediğini söyler.” “Şifremi değiştirmek istiyorum ama bunu yaparsam beni bir şey saklamakla suçlayacak.” Bu cümlelerin aklınızdan geçmesi dijital davranışın basit bir meraktan çıkıp kontrol mekanizmasına dönüşmeye başladığını gösteriyor olabilir.

Siber takibe maruz kalmak kadar uygulamak da üzerine düşünülmesi gereken bir nokta. Çünkü farkında olmadan sınırlarımızın aşılmasına izin verirken bazen benzer biçimde farkında olmadan bir başkasının hayatına haddinden fazla sızabiliyoruz. Bu eğilim bize bir şeyler söylüyor olabilir. Araştırmalarda bazı takip davranışlarıyla düşük özdenetim, dürtüsellik, duygu düzenleme güçlükleri, bağlanma kaygısı ve bazı kişilik özellikleri arasında ilişkiler bulunuyor. Ancak buradan “stalk yapan herkes narsisttir” ya da “takip eden herkes tehlikelidir” sonucu çıkarmak mümkün değil. Bu nedenle siber takip yalnızca “kötü insanların yaptığı garip bir davranış” olarak düşünülmemeli. Asıl önemli olan, davranışın giderek nasıl bir örüntüye dönüştüğü.

Bir insanın eski sevgilisinin hesabına merak edip bakması başka, onun hesabını her gün defalarca kontrol ederek hayatını takip etmeye çalışması başka. Bir partnerin “Mesajıma neden geç cevap verdin?” diye sorması başka, cevap verilmediği için arka arkaya onlarca mesaj göndermesi ve başka hesaplardan kişiye ulaşmaya çalışması başka. Birinin sosyal medyada birini görmesi başka, sahte hesaplarla onu takip etmesi veya özel bilgilerine izinsiz ulaşması başka.

Hem kendimiz hem de başkaları için dijital mahremiyet ve kontrol sınırlarının aşıldığını hissettiğimizde, bu davranışın ardındaki ihtiyacı anlamak isteyebiliriz. Burada kendimize ve karşımızdakine sormamız gereken en temel sorular şunlardır: “Neyi merak ediyorsun/ediyorum? Bu bilgi senin/benim için ne ifade ediyor? Bunu öğrenerek ne elde etmeyi umuyorsun/umuyorum?” Merak çok doğal bir duygudur. Ancak merakımızı karşıdaki kişinin rızası olmamasına rağmen, onun huzuru, güvenliği ve kişisel hakları pahasına gidermeye çalışıyorsak, merakımızın kendisinin ne kadar masum olduğu da tartışmalı hâle gelir.

Kaynakça

  • Weekes CJ, Storey JE, Pina A. Cyberstalking Perpetrators and Their Methods: A Systematic Literature Review. Trauma Violence Abuse. 2026 Jul;27(3):1009-1025. doi: 10.1177/15248380251333411. Epub 2025 Apr 24. PMID: 40271872; PMCID: PMC13287456.
İrem Gülsün Zengin
İrem Gülsün Zengin
İrem Gülsün Zengin, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlamıştır. Ardından iktisat ve Evlilik ve Aile Danışmanlığı alanlarında yüksek lisans eğitimlerine başlamıştır. Aldığı eğitimler doğrultusunda ergen ve yetişkin bireylerle online olarak danışmanlık hizmeti vermektedir. Bilişsel psikoloji, evrimsel psikoloji, ekonomi psikolojisi, mali psikoloji, suç psikolojisi ve dijital psikoloji alanlarıyla ilgilenmekte, bu alanlarda hem akademik hem de uygulamalı çalışmalar yürütmektedir. Psikoloji bilgisini dijital platformlarda paylaşarak daha geniş kitlelere ulaşmayı ve bireylerde farkındalık yaratmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar