Kendimi Bulmam Gerekiyor Mu?
İnsan zaman geçtikçe kendisine “Ben aslında kimim?” sorusunu sorabiliyor. Bu soru bazen kendimizle yüzleşmek zorunda kaldığımız şeylerden dolayı ya da yaşadığımız olaylar çerçevesinden doğabiliyor. Çünkü büyüdükçe kendimizle ilgili bildiğimiz şeylerin bir kısmının gerçekten bize ait olup olmadığını sorgulamaya başlıyoruz. Sevdiğimiz şeyleri neden seviyoruz? Seçtiğimiz hayat gerçekten bizim seçimimiz mi? Bir ilişkide nasıl biri oluyoruz? İşimizi, çevremizi, hatta bazen hayallerimizi bile ne kadar kendimiz belirliyoruz? Ve bir noktada, uzun zamandır başkalarına yetişmeye çalışırken kendimize geç kaldığımızı fark ediyoruz.
Kendimizi Başkalarının Gözünden Tanımak
Kendimizi keşfetmeye başladığımızda elimizde çoğu zaman bize ait olmayan pek çok cümle oluyor. “Sen zaten böylesin.”, “Sen bunu yapamazsın.”, “Böyle bir insan olmalısın.”, “Bunu seçersen daha mutlu olursun.” Çocukluktan itibaren hakkımızda söylenenler, bizden beklenenler ve içinde bulunduğumuz ilişkiler, kendimize dair düşüncelerimizin oluşmasında elbette ki önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle bazen kendi sesimizi duymak, sandığımız kadar kolay olmayabiliyor. Kendimizi anlatırken bile başkalarının bize verdiği tanımları kullanabiliyoruz. Çalışkanım, fedakârım, sessizim, güçlüyüm, herkesi düşünürüm, ben böyleyim. Peki bunların hangisi gerçekten “ben” ve hangisi yıllar içinde hayatta kalabilmek, kabul görmek ya da sevilmek için öğrendiğimiz birer rol? Belki de kendini bulmak biraz da bu soruların arasından geçmek demektir.
Büyüdükçe Değişmek, Kendinden Uzaklaşmak Değildir
Kendimizi bulmayı çoğu zaman bir sonuca ulaşmak gibi düşünüyoruz. Sanki bir gün doğru işi, doğru ilişkiyi, doğru yaşam biçimini bulacağız ve artık “Ben buyum.” diyebileceğiz. Oysa kimlik bu kadar sabit bir şey değildir. Araştırmalar, kimlik gelişiminin özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde yoğunlaştığını ancak yetişkinlik boyunca da yaşam olayları ve geçişlerle birlikte yeniden şekillenebildiğini gösteriyor. İnsan hayatındaki önemli değişimler, daha önce kendisiyle ilgili oluşturduğu anlatıyı yeniden düşünmesine neden olabiliyor (Branje ve ark., 2021; Mitchell ve ark., 2022). Bu yüzden yıllardır istediğimiz bir şeyi artık istemememiz, yanlış seçim yaptığımız anlamına gelmeyebilir. Bir ilişkiden ayrıldığımızda, bir işe başladığımızda ya da bıraktığımızda, başka bir şehre taşındığımızda, mezun olduğumuzda, yalnız kaldığımızda kendimizle ilgili bazı sorular yeniden ortaya çıkabilir. “Ben şimdi kimim?” Bu soru bazen korkutucudur. Ama her zaman kötü bir yerde olduğumuzu göstermez. Aslında bu eski halimizin bize artık yetmediğini gösterir.
Kendini Bulmak Biraz Da Kendinden Vazgeçmeyi Gerektirir
Kendimizi tanımaya çalışırken yalnızca yeni şeyler keşfetmeyiz. Bazen bize ait olmadığını fark ettiğimiz şeyleri de bırakmamız gerekir. Örneğin herkesi memnun etme çabasını, sürekli güçlü görünme ihtiyacını, sevilmek için kendimizden vazgeçmeyi, “Hayır” demekten duyduğumuz suçluluğu. Bir başkasının beklentisini kendi isteğimiz sanmayı. Baktığımızda belki de en zor kısmı da burasıdır. Çünkü bazı roller bize yıllarca güvenli bir alan oluşturmuştur. Onlardan uzaklaştığımızda yalnızca çevremizin bizi nasıl göreceğinden değil, kendimizi nasıl göreceğimizden de emin olamayız. Kim olduğumuzu anlamaya çalışırken bir süreliğine ne olmadığımızı öğrenmekle yetinmek zorunda kalabiliriz. Ve baktığımızda bu da bir ilerlemedir. İnsan kendisini bu ilerleyiş sürecinde geriye doğru gidiyor gibi hissedebilir. Yeni bulmaya çalıştığımız kimliğimiz bize o kadar yabancıyken kendimizi güvende hissetmemiz elbette ki mümkün değil.
Her Cevabın Hemen Gelmesi Gerekmiyor
Kendimizi bulma fikrinin üzerine biraz fazla yük bindiriyoruz. Her kararımızdan emin olmamız, ne istediğimizi bilmemiz, hayatımızın yönünü netleştirmemiz ve kendimizi sürekli tanıyor olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Oysa bazen insan sadece bir süreliğine durmalı. Ne istediğini bilmeden. Bir karar veremeden. Biraz dağınık, biraz kararsız, biraz yorgun olabilmeli. Yaşadığımız tüm iyi duyguları, ruh hallerini kabullenirken neden bizi biraz da olsa zorlayan duyguları kabullenmekten kaçınıyoruz? Bunlar da bizim birer parçamız değil miydi? Bütün değil miydik tüm varlığımızla? Kimlik gelişimi üzerine yapılan çalışmalar da keşif ve karar verme süreçlerinin birbirinden ayrılabildiğini; kişinin önce farklı ihtimalleri deneyebildiğini ve zaman içinde kendisi için anlamlı olan seçimlere yönelebildiğini gösteriyor. Bu nedenle belirsizlik her zaman bir başarısızlık işareti değil, bazen keşfin kendisinin de bir parçası olabilir (Schwartz ve ark., 2013; Branje ve ark., 2021). Belki kendimizi bulmak için her zaman daha fazla düşünmemiz gerekmiyordur. Bazen yaşamamız, denememiz, yanılmamız, vazgeçmemiz ve yeniden başlamamız gerekiyordur.
Kendine Yeniden Yaklaşmak
Belki de kendini bulmak, daha önce hiç tanımadığın birini keşfetmek değildir. Zamanla üzerine eklenen beklentilerin, korkuların, rollerin ve “olman gereken”lerin arasından kendine yeniden yaklaşmaktır. “Bunu gerçekten ben mi istiyorum?”, “Bunu yaparken kendim gibi hissediyor muyum?”, “Kimse benden bunu beklemese yine bunu seçer miydim?”, “Yanlış anlaşılmaktan korkmasaydım nasıl davranırdım?” Bu serüvende kendimize sorabileceğimiz sorulardan birkaçı bunlar olabilir. Çünkü kendimizi bulduğumuz an belki de büyük bir aydınlanma yaşamayacağız. O aradığımız ve bulduğumuz kimlik bizi tatmin etmeyebilir. Belki sadece bir gün, verdiğimiz bir karardan sonra içimizden sessizce şu cümle geçecek: “Bu kez gerçekten ben seçtim.” İşte tek bir cümle bizi aydınlatmaya yetebilir niteliktedir. Bu süreç bir anda kendini tamamen tanımak değil. Kendinden uzaklaştığını fark ettiğinde, yavaşça yeniden kendine dönmektir aslında. Çünkü hepimizin hayatında, başkalarının sesinin kendi sesimizden daha yüksek çıktığı dönemler oluyor. Bazen hepimiz biraz kayboluyoruz. Ama şunu fark etmek de lazım; kendimizi ararken aslında yalnız değiliz.
Kaynakça
- Branje, S., de Moor, E. L., Spitzer, J., & Becht, A. I. (2021). Dynamics of identity development in adolescence: A decade in review. Journal of Research on Adolescence, 31(4), 908–927.
- Mitchell, L. L., Lodi-Smith, J., Baranski, E. N., & Whitbourne, S. K. (2021). Implications of identity resolution in emerging adulthood for intimacy, generativity, and integrity across the adult lifespan. Psychology and Aging, 36(5), 545–556.
- Luyckx, K., Schwartz, S. J., Berzonsky, M. D., Soenens, B., Vansteenkiste, M., Smits, I., & Goossens, L. (2008). Capturing ruminative exploration: Extending the four-dimensional model of identity formation in late adolescence. Journal of Research in Personality, 42(1), 58–82.


