Pazar, Eylül 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendimize Yetişmeye Çalışırken Kendimizi Unutmak

Günümüzde çoğumuzun günleri bir şeylere yetişmeye çalışmakla geçiyor. Dersler, sınavlar, iş hayatı, aile, arkadaşlıklar ve gelecek planları derken günün nasıl bittiğini bazen fark etmiyoruz bile. Bir işi bitirdiğimizde rahatlamak yerine sıradaki yapmamız gereken şeyi düşünüyoruz.

Özellikle öğrencilik döneminde bunu daha sık yaşayabildiğimizi düşünüyorum. Bir sınav bitiyor, diğerinin tarihi yaklaşıyor. Bir ödev teslim ediliyor, bu kez başka bir sorumluluk başlıyor. Bazen dinlenirken bile gerçekten dinlenemiyoruz. Çünkü bedenimiz koltukta otururken zihnimiz ertesi gün yapacaklarımızı düşünmeye devam ediyor.

Peki sürekli bir şeylere yetişmeye çalışırken kendimize ne kadar zaman ayırıyoruz?

Zihnin de yorulabileceğini unutuyoruz

Yorgunluk denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak fiziksel yorgunluk geliyor. Oysa uzun süre dikkat ve zihinsel çaba gerektiren işlerle uğraşmak da zihinsel yorgunluğa yol açabiliyor. Zihinsel yorgunluk; dikkatin azalması, motivasyonun düşmesi, düşünmenin yavaşlaması ve karar vermenin zorlaşması gibi durumlarla kendini gösterebiliyor.

Bence burada önemli bir nokta var: Bazen yorulduğumuzda bunu bir ihtiyaç olarak görmek yerine kendimizi suçlamaya başlıyoruz.

“Bugün yeterince çalışmadım.”

“Daha fazla şey yapabilirdim.”

“Yine zamanımı boşa harcadım.”

Bu cümleler zamanla kendimizle konuşma biçimimizin bir parçası hâline gelebiliyor. Bir arkadaşımız aynı şeyleri yaşadığında ona anlayış gösterebilirken konu kendimize geldiğinde çok daha sert davranabiliyoruz.

Başkasına gösterdiğimiz anlayışı kendimize gösterebiliyor muyuz?

Burada öz-şefkat kavramının önemli olduğunu düşünüyorum. Öz-şefkati bazen kendimizi sürekli iyi hissettirmeye çalışmak veya hatalarımızı görmezden gelmek gibi düşünebiliriz. Ancak aslında zorlandığımız zamanlarda kendimize daha anlayışlı yaklaşabilmekle ilgilidir.

Bu konuda yapılan araştırmalar da dikkat çekici. Han ve Kim’in 56 kontrollü çalışmayı inceleyen meta-analizinde, öz-şefkat odaklı uygulamaların stres, kaygı ve depresif belirtiler üzerinde olumlu etkileri olabileceği görülmüş. Araştırmacılar aynı zamanda bu konuda daha kaliteli çalışmalara ihtiyaç olduğunu da belirtiyor.

Bence bunu günlük hayata uyarlamak çok daha basit bir yerden başlayabilir. Örneğin kötü geçen bir günün sonunda “Neden yine yapamadım?” demek yerine “Bugün neden zorlandım?” diye sorabiliriz.

İki soru birbirine yakın görünse de hissettirdikleri oldukça farklıdır. Birincisi insanı suçlarken ikincisi yaşadığımız durumu anlamaya çalışır.

Dinlenmek zaman kaybetmek değildir

Bazen dinlendiğimizde bile suçluluk hissedebiliyoruz. Bir şeyler izlerken, yürüyüş yaparken veya hiçbir şey yapmadan otururken aklımıza yapılması gereken işler geliyor.

Oysa dinlenmek sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmez. Zihinsel olarak uzun süre çaba göstermek yorgunluk hissini artırabilir ve devam ettiğimiz işe karşı isteğimizi azaltabilir. Bu nedenle kendimize zaman ayırmayı “boş zaman” olarak görmek yerine günlük hayatımızın doğal bir parçası olarak düşünmek daha gerçekçi olabilir.

Her gün aynı enerjide olmamız mümkün değil. Bazı günler çok verimli olabilirken bazı günler yalnızca yapmamız gereken temel şeyleri yapabiliriz. Bunun insan olmanın doğal bir tarafı olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Belki de sürekli “Bugün ne kadar şey yaptım?” diye sormak yerine zaman zaman başka bir soru sormalıyız:

“Bugün kendime nasıl davrandım?”

Çünkü hayat yalnızca tamamladığımız görevlerden, aldığımız notlardan veya ulaştığımız hedeflerden oluşmuyor. Bunlara ulaşmaya çalışırken nasıl hissettiğimiz ve kendimizle nasıl bir ilişki kurduğumuz da önemli.

Bazen ilerlemek daha fazla çalışmak olabilir. Bazen yardım istemek, bazen biraz yavaşlamak, bazen de gerçekten dinlenmek…

Her şeyi aynı anda çözmek zorunda değiliz.

Kendimize yetişmeye çalışırken kendimizi geride bırakmamamız gerekiyor.

Kaynakça

  • Han, A. & Kim, T. H. (2023). Effects of Self-Compassion Interventions on Reducing Depressive Symptoms, Anxiety, and Stress: A Meta-Analysis. Mindfulness, 14, 1553–1581.
  • American Psychological Association. (2026). Cognitive fatigue. APA Dictionary of Psychology.
  • Behrens, M. ve diğerleri. (2023). Fatigue and Human Performance: An Updated Framework. Sports Medicine.
MAHMUT DİRİER
MAHMUT DİRİER
Psikoloji lisans eğitimine devam eden Mahmut DİRİER; çocuk ve ergen psikolojisi, psikolojik gelişim, aile dinamikleri, travma ve psikoterapi alanlarında akademik çalışmalar ve içerik üretmektedir. Çocuk ve ergenlerin duygusal ve psikososyal gelişimini; ebeveyn tutumları, aile ilişkileri ve sosyal çevreyle etkileşimi çerçevesinde ele alan konulara odaklanmaktadır. Güncel bilimsel literatürü takip ederek psikoloji alanındaki bilgi ve araştırmaları anlaşılır, nitelikli ve bilimsel temelli içeriklerle aktarmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar