Çarşamba, Eylül 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Duygularla Savaşmak mı, Onlarla Kalabilmek mi?

Zihnin Fırtınasında Dümende Kalmak

Gün içinde hepimiz farklı duygular yaşarız. Bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilir, bazen bir anda öfkelenebilir ya da gelecekle ilgili yoğun bir kaygı hissedebiliriz. Böyle anlarda çoğumuz bu duygulardan hemen kurtulmak isteriz. “Bunu düşünmemeliyim.”, “Sakin olmam lazım.” veya “Keşke böyle hissetmeseydim.” diyerek duygularımızı bastırmaya çalışabiliriz.

Peki, bir duyguyu bastırmak gerçekten onu ortadan kaldırır mı?

Aslında duygular, hayatımızın doğal bir parçasıdır. Onları tamamen yok etmek mümkün değildir. Önemli olan, zorlayıcı duygular ortaya çıktığında onlarla nasıl başa çıktığımızdır.

I. Duygularımızı Bastırmak Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Duygu düzenleme, yaşadığımız duyguları tamamen ortadan kaldırmak değil; onları fark etmek ve nasıl tepki vereceğimizi seçebilmektir. James Gross’un geliştirdiği Duygu Düzenleme Süreç Modeli de insanların duygularını nasıl etkileyebildiğini ve yönetebildiğini açıklar (Gross, 1998).

Örneğin birine çok kızdığımızı düşünelim. O anda aklımıza gelen ilk şey sert bir şekilde cevap vermek olabilir. Fakat birkaç dakika durup “Şu an çok öfkeliyim, ama hemen tepki vermek zorunda değilim.” diyebilmek, duyguyu düzenlemeye bir örnektir.

Bunun aksine, sürekli olarak “Ben öfkeli değilim.” diyerek duyguyu yok saymaya çalışmak, duygunun gerçekten ortadan kalktığı anlamına gelmez. Araştırmalar, duyguları bastırmanın kişinin içindeki duygusal tepkileri her zaman azaltmadığını göstermektedir (Gross & Levenson, 1997).

Bu nedenle amaç, duygularımızı susturmak değil, onları fark ederek nasıl davranacağımıza karar verebilmektir.

II. Aynı Olayı Farklı Bir Şekilde Düşünmek

Bazen bizi üzen veya kaygılandıran şey yalnızca yaşanan olay değildir. O olay hakkında düşündüklerimiz de nasıl hissedeceğimizi etkileyebilir.

Örneğin arkadaşımıza mesaj attığımızı ve cevap alamadığımızı düşünelim. “Kesin bana kızgın.” diye düşünürsek kaygılanabilir veya üzülebiliriz. Fakat “Belki işi vardır ve henüz telefonuna bakmamıştır.” diye düşündüğümüzde aynı olay bize farklı gelebilir.

Psikolojide buna bilişsel yeniden değerlendirme denir. Basitçe ifade etmek gerekirse, yaşadığımız bir olaya farklı bir açıdan bakmayı denemektir. Araştırmalar, bu yöntemin duyguları daha sağlıklı şekilde düzenlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir (Gross & John, 2003).

Böyle bir durumda kendimize şu soruları sorabiliriz:

  • Şu anda ne hissediyorum?
  • Bu duyguyu ortaya çıkaran düşüncem ne?
  • Düşündüğüm şey kesin bir gerçek mi?
  • Bu duruma başka bir açıdan bakabilir miyim?

Bu sorular duygumuzu bir anda ortadan kaldırmaz. Ancak duygunun bizi yönetmesi yerine, onu anlamamıza yardımcı olabilir.

III. Duyguların Direksiyonunu Elimizde Tutmak

Duygularımızı kontrol etmek, her zaman sakin olmak veya hiç üzülmemek anlamına gelmez. Hepimiz zaman zaman korkar, öfkelenir, üzülür veya kaygılanırız. Bunlar insan olmanın doğal bir parçasıdır.

Asıl önemli olan, hissettiğimiz duygunun bizi nasıl davranacağımız konusunda tamamen yönetmesine izin vermemektir.

Örneğin öfkelenmek normaldir. Ancak öfkeliyken karşımızdaki kişiyi kıracak bir şey söylemeden önce durabilmek bizim seçimimizdir. Kaygılanmak normaldir. Fakat kaygımız yüzünden yapmak istediğimiz her şeyden vazgeçmek zorunda değiliz.

Duygular bazen bir fırtınaya benzeyebilir. Fırtınayı her zaman durduramayız. Ancak dümende kalmayı öğrenebiliriz.

Belki de duygularla sağlıklı bir ilişki kurmanın en önemli adımı, onlarla savaşmayı bırakıp onları anlamaya çalışmaktır. Çünkü bir duyguyu hissetmek bizi zayıf yapmaz. Önemli olan, o duygunun varlığını kabul ederken kendi seçimlerimizi yapmaya devam edebilmektir.

Duygularımız bize eşlik eder; fakat hayatımızın direksiyonunda kimin olacağına biz karar veririz.

Kaynakça

  • Gross, J. J. (1998). The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271-299.
  • Gross, J. J., & Levenson, R. W. (1997). Hiding feelings: the acute effects of inhibiting negative and positive emotion. Journal of Abnormal Psychology, 106(1), 95.
  • Gross, J. J., & John, O. P. (2003). Individual differences in two emotion regulation processes: implications for affect, relationships, and well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 85(2), 348.
Feryal Abdi
Feryal Abdi
Feryal Abdi, Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisidir. Lisans eğitimi boyunca özellikle nöropsikoloji, klinik psikoloji ve gelişim psikolojisi alanlarına ilgi duymaktadır. Psikoloji alanındaki güncel araştırmaları takip ederek akademik bilgi birikimini geliştirmeye özen göstermektedir. Yazılarında psikoloji bilimini anlaşılır ve güvenilir bir dille ele almayı, bilimsel bilgileri günlük yaşamla ilişkilendirerek okuyucuların psikolojik farkındalığını artırmayı amaçlamaktadır. Psychology Times bünyesinde psikolojiye ilgi duyan herkes için bilimsel temelli ve erişilebilir içerikler üretmeyi hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar