Çarşamba, Eylül 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Erteleme Davranışı Nedir? Sürekli Ertelemek Ne Anlama Gelir?

“Birazdan başlayacağım.”

“Akşam yaparım.”

“Bugün kafamı toparlayamadım, yarın kesin başlarım.”

"Önce şu küçük işleri halledeyim, sonra buna geçerim."

Bir işi zaman zaman sonraya bırakmak oldukça sıradan bir durumdur. Ancak bazı insanlar için erteleme, tek tek işlerin gecikmesinden daha fazlasıdır. Yapılması gereken şey zihnin bir köşesinde durur; kişi onu yapması gerektiğini bilir, hatta çoğu zaman yapmak da ister. Buna rağmen başlamak, devam etmek ya da işi tamamlamak sürekli olarak ileri bir zamana kayar. Psikoloji literatüründe bu örüntü erteleme davranışı (procrastination) olarak adlandırılır.

Erteleme davranışı nedir?

Erteleme davranışı, kişinin yapmaya niyet ettiği, kendisi için önemli veya gerekli olan bir işi; geciktirmenin olumsuz sonuçlarını öngörmesine rağmen gönüllü olarak ertelemesi olarak tanımlanır. Araştırmacı Piers Steel, kapsamlı meta-analizinde ertelemeyi öz-düzenleme alanındaki en belirgin güçlüklerden biri olarak tanımlar. Buradaki önemli nokta yalnızca bir işin geç yapılması değildir. Kişinin aslında yapmak istediği şey ile gerçekte yaptığı şey arasında bir boşluk oluşmasıdır.

Örneğin bir raporu cuma günü teslim edeceğinizi biliyor ve salı günü çalışmaya başlamayı planlıyorsunuzdur. Salı gelir; başlamazsınız. Çarşamba başlamayı düşünürsünüz, yine ertelenir. Perşembe günü iş hâlâ aklınızdadır fakat başka işlerle uğraşırsınız. Sonunda zaman baskısı ciddi biçimde arttığında çalışmaya başlarsınız.

Buradaki temel mesele “plan yapmamak” değildir. Plan vardır. Niyet vardır. Yapılması gereken şey de bilinmektedir. Ancak niyet zamanında davranışa dönüşmez.

Her erteleme, erteleme davranışı değildir. Bir işi sonraya bırakmak her zaman psikolojik anlamda erteleme değildir. Bazen başka bir iş daha acildir. Bazen yeterli zaman, bilgi veya kaynak yoktur. Bazen bilinçli biçimde “Bu işi bugün değil, cuma günü yapmak daha mantıklı” diye karar veririz. Bu tür gecikmeler işlevsel ve planlı olabilir.

Erteleme davranışında ise kişi genellikle gecikmenin kendi yararına olmadığını bilir. İş ertelendikçe zaman daralabilir, stres artabilir veya başka sorunlar ortaya çıkabilir. Buna rağmen geciktirme devam eder. Bu nedenle literatürde stratejik geciktirme ile erteleme davranışı birbirinden ayrılır.

Erteleme davranışı günlük hayatta nasıl görünür?

Erteleme yalnızca ödev veya iş teslim etmekle ilgili değildir. Kendini oldukça farklı biçimlerde gösterebilir: Önemli bir e-postayı günlerce yanıtlamamak… Bir başvuru formunu son güne kadar açmamak… Doktor randevusu almayı sürekli bir sonraki haftaya bırakmak… Bir sunuma günler öncesinden hazırlanmayı planlayıp ancak son gece çalışmaya başlamak… Yapılması gereken önemli bir iş varken daha önemsiz işleri tamamlamak… Bir karar vermek gerektiğinde sürekli “biraz daha düşüneyim” diyerek karar anını ileri taşımak… Uyumak istediği saati bilmesine rağmen yatağa gitmeyi geciktirmek… Aslında uzun süredir yapılmak istenen bir işi tekrar tekrar “yarına” bırakmak…

Bu örneklerin ortak noktası yapılan işten çok, önemli olan eylemin sürekli gelecekteki bir zamana taşınmasıdır.

"Ben tembelim" ile erteleme aynı şey mi?

Erteleme davranışı halk arasında sıklıkla tembellikle karıştırılır. Ancak psikoloji literatüründe ikisi aynı kavram değildir. Erteleme yaşayan kişi çoğu zaman hiçbir şey yapmak istemeyen biri değildir. Hatta ertelediği sırada oldukça meşgul olabilir. Çalışma masasını düzenleyebilir. E-postalarını kontrol edebilir. Daha kolay işleri bitirebilir. Telefonuna bakabilir. Bir konu hakkında uzun süre araştırma yapabilir. Başka insanların işlerine yardımcı olabilir. Yani dışarıdan bakıldığında kişi aktif görünür. Ancak o sırada yapılması gereken asıl önemli iş ilerlemiyor olabilir. Bu nedenle ertelemenin ayırt edici özelliklerinden biri hareketsizlikten çok, niyet edilen davranışın gecikmesidir.

"Son dakikada daha iyi çalışıyorum" düşüncesi

Erteleme davranışı bazen kişinin uzun süre harekete geçememesi, ancak son teslim tarihi yaklaştığında oldukça yoğun çalışabilmesi şeklinde görülür. Bu nedenle bazı insanlar kendilerini “Ben baskı altında daha iyi çalışıyorum” şeklinde tanımlar. Fakat araştırmalar ertelemenin kısa vadede bazı rahatsız edici duygulardan uzaklaşma veya geçici rahatlama sağlayabilmesine rağmen, zaman içinde daha yüksek stres ve çeşitli olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Tice ve Baumeister’ın klasik boylamsal araştırmasında da erteleme eğilimi yüksek öğrenciler dönemin başlarında daha az stres yaşarken, dönem sonunda daha fazla stres ve daha kötü sonuçlar bildirmiştir. Dolayısıyla ertelemenin dikkat çekici taraflarından biri şudur: kısa vadede rahatlatıcı görünen gecikme, uzun vadede yükü ortadan kaldırmaz; çoğu zaman geleceğe taşır.

Erteleme yalnızca okul ve işle ilgili değildir

Erteleme araştırmaları uzun yıllar akademik yaşam üzerinde yoğunlaşmış olsa da bugün bunun yaşamın çok daha geniş bir bölümünde görülebildiğini biliyoruz. İş yaşamı, sağlıkla ilgili davranışlar, kişisel sorumluluklar, günlük işler, karar verme süreçleri ve hatta uyku düzeni ertelemenin görülebildiği alanlardan bazılarıdır. Örneğin “yatma zamanı ertelemesi” üzerine yapılan çalışmalar, kişinin dışarıdan uyumasını engelleyen belirgin bir neden olmadığı hâlde planladığı saatte yatağa gitmemesinin de ertelemenin bir biçimi olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle erteleme yalnızca “ödevini son gece yapan öğrencilerin problemi” değildir.

Erteleme sırasında ne yaşanır?

Ertelemenin en karakteristik özelliklerinden biri kişinin yapması gereken şeyi genellikle unutmamış olmasıdır. İş çoğu zaman zihindedir. “Bunu yapmam gerekiyor.” “Bugün mutlaka başlayacağım.” “Bunu daha fazla geciktirmemeliyim.” gibi düşünceler gün boyunca tekrar ortaya çıkabilir. Ancak buna rağmen davranış başlamaz veya başladıktan sonra sürdürülemez. Bir süre sonra yapılacak işin kendisine, yaklaşan zamana veya ertelenmiş olmasına ilişkin rahatsızlık da tabloya eklenebilir. Güncel araştırmalar erteleme davranışının stres, kaygı ve depresif belirtiler gibi olumsuz duygusal yaşantılarla anlamlı biçimde ilişkili olduğunu göstermektedir. 2025 yılında yayımlanan ve 63 binden fazla katılımcıyı kapsayan bir meta-analizde erteleme ile depresyon, kaygı ve stres arasında orta düzeyde pozitif ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler, erteleme yaşayan herkesin psikolojik bir bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Ancak davranış sıklaştıkça kişinin günlük yaşamındaki yükü de artabilir.

Erteleme davranışınız olduğunu nasıl fark edebilirsiniz? Tek bir işi bir kez geciktirmek erteleme örüntüsü anlamına gelmez. Daha dikkat çekici olan, benzer durumun tekrar tekrar yaşanmasıdır. Yapmayı planladığınız işlerin sürekli sonraki güne kalması, önemli işlere başlamanın giderek zorlaşması, zaman olmasına rağmen harekete geçmenin son ana kadar gecikmesi, önemsiz işlerin önemli işlerin önüne geçmesi ve ertelemenin ardından sık sık stres, sıkışmışlık veya pişmanlık yaşanması zaman içinde belirgin bir örüntü oluşturabilir. Kişi bu noktada çoğu zaman sorunun farkındadır. Hatta kendisine defalarca “Bir dahaki sefere daha erken başlayacağım” demiş olabilir. Fakat benzer döngü farklı görevlerde yeniden ortaya çıkar. Erteleme davranışını sıradan gecikmeden ayıran şeylerden biri de tam olarak bu tekrarlayıcı niteliktir.

Erteleme davranışı ne zaman önemli hâle gelir?

Erteleme zaman zaman hemen herkesin yaşayabileceği bir davranıştır. Klinik açıdan önemli olan yalnızca “erteleyip ertelemediğiniz” değil, bunun yaşamınızdaki yaygınlığı ve sonuçlarıdır. Erteleme; iş veya akademik performansınızı, günlük sorumluluklarınızı, uyku düzeninizi, sağlıkla ilgili yapmanız gerekenleri,

karar verme süreçlerinizi

veya genel yaşam düzeninizi belirgin biçimde etkilemeye başladığında artık basit bir “son dakikacılık” alışkanlığından daha fazla önem taşıyor olabilir. Erteleme davranışı tek başına bir psikiyatrik tanı değildir. Ancak yoğun, tekrarlayıcı ve işlevselliği etkileyen bir hâl aldığında kişinin kendine özgü psikolojik işleyişi içinde değerlendirilmesi gerekebilir.

Sürekli erteliyorsanız… Ertelemenin dışarıdan görünen kısmı oldukça basittir: Yapılması gereken bir şey vardır ve yapılmaz. Ancak aynı davranış farklı kişilerde oldukça farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle sürekli ertelemenin yalnızca “iradesizlik”, “disiplinsizlik” veya “tembellik” şeklinde değerlendirilmesi davranışın tamamını açıklamayabilir. Eğer erteleme hayatınızda tekrar eden bir örüntü hâline geldiyse, yapmak istediğiniz şeylerle gerçekte yapabildikleriniz arasında sürekli bir mesafe yaratıyorsa veya size belirgin bir stres ve işlev kaybı yaşatıyorsa, bu örüntüyü bir psikologla birlikte değerlendirmek faydalı olabilir.

Kaynakça

  • Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review of quintessential self-regulatory failure. Psychological Bulletin, 133(1), 65–94.
  • Klingsieck, K. B. (2013). Procrastination: When good things don't come to those who wait. European Psychologist, 18(1), 24–34.
  • Sirois, F. M., & Pychyl, T. A. (2013). Procrastination and the priority of short-term mood regulation: Consequences for future self. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115–127.
  • Tice, D. M., & Baumeister, R. F. (1997). Longitudinal study of procrastination, performance, stress, and health: The costs and benefits of dawdling. Psychological Science, 8(6), 454–458.
  • Kroese, F. M., De Ridder, D. T. D., Evers, C., & Adriaanse, M. A. (2014). Bedtime procrastination: Introducing a new area of procrastination. Frontiers in Psychology, 5, 611.
Sercan Özgören
Sercan Özgören
Psikoloji alanında çalışmalarını sürdüren Sercan Özgören, özellikle psikanaliz ve psikodinamik psikoterapilere ilgi duymaktadır. Akademik geçmişinde, hayvanlar ve insanlar arasındaki empatiyi sanal gerçeklik aracılığıyla inceleyen projelerde yer almış; ayrıca bilimsel ve bilimsel olmayan terapilerin dürtüsellik ile ilişkisini araştırmıştır. İzmir ve Ege bölgesindeki sosyal yardım kuruluşlarında dezavantajlı çocuklarla bilişsel gelişim atölyeleri düzenlemiştir. Bireysel psikoterapi, yetişkin çalışmaları ve sinirbilim alanlarına derinlemesine ilgi duymaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar