Psikolog BulŞehrinde bir uzman

KADINLARIN GÖRÜNMEYEN EMEĞİ: HERKESE YETİŞİRKEN KENDİNE YETİŞEMEMEK

Sonya Aslancı Yazar: Sonya Aslancı Uzman Yazar
10 dk.okuma süresi
KADINLARIN GÖRÜNMEYEN EMEĞİ: HERKESE YETİŞİRKEN KENDİNE YETİŞEMEMEK

Kadınların Görünmeyen Emeği: Herkese Yetişirken Kendine Yetişememek

Bir kadının yorgunluğu yalnızca gün içinde yaptığı işlerden değil, kimsenin fark etmediği sorumlulukları sürekli zihninde taşımasından da kaynaklanabilir.

Sabah henüz herkes uyanmadan başlayan bir gün düşünelim. Kahvaltının hazırlanması, çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, evin düzenlenmesi, yaklaşan randevuların hatırlanması, eksik alışverişlerin planlanması ve gün içinde ortaya çıkabilecek sorunların önceden düşünülmesi… Henüz fiziksel olarak hiçbir işe başlanmamışken zihinde çoktan onlarca sorumluluk sıralanmıştır.

Üstelik bu sorumluluklar yalnızca yapılması gereken işlerden ibaret değildir. Kimin neye ihtiyacı olduğunu fark etmek, aile üyelerinin duygusal durumlarını gözetmek, olası sorunları önceden öngörmek ve aile yaşamının sürekliliğini sağlamak da bu görünmeyen sorumlulukların bir parçasıdır.

Peki, herkesin ihtiyacını düşünen bir kadın kendi ihtiyaçlarını ne zaman duyabilir?

Kadınların gündelik yaşamda üstlendikleri sorumlulukları değerlendirirken çoğu zaman yalnızca gözle görülebilen işleri dikkate alıyoruz. Oysa yemek hazırlamak, temizlik yapmak veya çocukların bakımını üstlenmek kadar, bütün bunların planlanması, organize edilmesi ve takip edilmesi de zihinsel bir çaba gerektiriyor. Tam da bu noktada görünmeyen emek kavramıyla karşılaşıyoruz.

Görünmeyen emeğin zihinsel boyutu: Zihinsel yük

Zihinsel yük (mental load), gündelik yaşamın devamlılığını sağlamak amacıyla ihtiyaçları öngörme, planlama, karar verme, hatırlama ve süreçleri takip etme sorumluluklarını kapsar. Bir çocuğun okul ihtiyaçlarını karşılamak yalnızca alışveriş yapmak değildir. Nelerin eksildiğini fark etmek, ihtiyaçları belirlemek, uygun zamanı planlamak ve sürecin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmek de bu emeğin içindedir.

Allison Daminger’in 2019 yılında American Sociological Review dergisinde yayımlanan araştırması, ev içi emeğin fiziksel görevlerle sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Araştırmacı, 35 çiftle gerçekleştirdiği 70 derinlemesine görüşme sonucunda bilişsel emeği dört aşamada ele almıştır: İhtiyaçları öngörmek, çözüm seçeneklerini belirlemek, karar vermek ve süreci takip etmek.

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, kadınların özellikle ihtiyaçları önceden fark etme ve süreçleri takip etme konusunda daha fazla bilişsel sorumluluk üstlenmesidir. Bu durum önemli bir ayrımı görünür kılar: Bir işi yapmak ile o işin bütün sorumluluğunu zihninde taşımak aynı şey değildir.

Bir evde herkes belirli görevleri yerine getiriyor olabilir. Ancak yapılacak işleri hatırlatan, eksikleri fark eden ve tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol eden kişi sürekli aynı kişiyse burada eşit bir sorumluluk paylaşımından söz etmek güçleşir.

Herkesin duygusunu gözetirken kendi duygularını ertelemek

Görünmeyen emeğin bir diğer boyutu duygusal sorumluluktur. Kadınlardan çoğu zaman yalnızca evin düzenini sağlamaları değil, aile içindeki ilişkilerin duygusal dengesini de korumaları beklenir. Bir tartışmanın ardından ortamı yumuşatmak, kırılan bir aile üyesinin gönlünü almak, çocukların duygusal ihtiyaçlarını fark etmek ve yakınlarının sorunlarıyla ilgilenmek bu sorumlulukların örnekleridir.

Başkalarını önemsemek elbette başlı başına bir sorun değildir. Sorun, duygusal sorumluluğun tek taraflı bir beklentiye dönüşmesi ve kadının kendi duygularına sürekli daha az yer ayırmasıdır.

Bir kadın üzgünken çevresindekileri rahatlatmaya çalışıyor, öfkelendiğinde tartışma çıkmasın diye susuyor veya kendi ihtiyaçlarını dile getirdiğinde suçluluk hissediyorsa zamanla kendi duygusal gereksinimlerini geri plana itebilir. Böylece kişi yalnızca başkalarının ne hissettiğini değil, kendi duygularına ne kadar alan tanıyabildiğini de sorgulamaya başlayabilir.

Her şeye yetişmenin psikolojik bedeli

Ücretsiz emek, yalnızca ev işleri ve bakım faaliyetlerinden oluşmaz. Çocukların eğitimiyle ilgilenmek, aile üyelerinin sağlık süreçlerini takip etmek, yaşlı veya hasta yakınların bakımını üstlenmek ve günlük yaşamın organizasyonunu sürdürmek de bu emeğin kapsamındadır.

Ervin ve arkadaşlarının 2022 yılında The Lancet Public Health dergisinde yayımlanan sistematik derlemesi, ücretli çalışma hayatında bulunan yetişkinlerde ücretsiz emek ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Altı veri tabanında yapılan tarama sonucunda 19 araştırma ve toplam 70.310 katılımcı değerlendirilmiştir. Bulgular, ücretsiz emeğin çalışan kadınların ruh sağlığıyla olumsuz yönde ilişkili olduğunu, bu ilişkinin erkeklerde ise daha az belirgin olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte araştırmacılar, çalışmalar arasındaki yöntemsel farklılıkların ve araştırma kalitesine ilişkin sınırlılıkların dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.

Reich-Stiebert, Froehlich ve Voltmer’in 2023 yılında Sex Roles dergisinde yayımlanan sistematik literatür derlemesi de ev ve çocuk bakımına ilişkin zihinsel emeği inceleyen 31 araştırmayı değerlendirmiştir. Araştırmaların genelinde kadınların, özellikle çocuk bakımı ve ebeveynlik kararlarıyla ilgili zihinsel sorumlulukların daha büyük bölümünü üstlendiği görülmüştür. Bu sorumlulukların duygusal sıkıntı, ilişki ve yaşam doyumunda azalma ve kariyer yaşamındaki dezavantajlarla ilişkili olabildiği bildirilmiştir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her yorgunluk psikolojik bir bozukluk değildir. Ancak sürekli sorumluluk taşıyan, dinlenmeye yeterli alan bulamayan ve kendi ihtiyaçlarını erteleyen bir kişinin psikolojik iyi oluşunu değerlendirirken bu yaşam koşullarını göz ardı edemeyiz.

Türkiye’de kadınların görünmeyen emeği

Görünmeyen emeğin yalnızca bireysel deneyimlerden ibaret olmadığını Türkiye’deki veriler de ortaya koymaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 Zaman Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzerindeki kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken erkeklerde bu süre 58 dakikadır. Ücretli bir işte çalışan kadınlar için bu süre 2 saat 38 dakika, çalışan erkekler için ise 47 dakika olarak belirlenmiştir.

Bu veriler önemli bir eşitsizliğe işaret etmektedir. Kadınların ücretli çalışma yaşamına katılması, ev ve bakım sorumluluklarının kendiliğinden ortadan kalkması veya eşit paylaşılması anlamına gelmemektedir.

Bir başka ifadeyle kadınlar, çalışma yaşamındaki sorumluluklarını sürdürürken ev içindeki bakım ve organizasyon yükünü de taşımaya devam edebilmektedir. Bu durum literatürde çifte iş yükü (double burden) olarak ele alınmaktadır.

Dolayısıyla mesele yalnızca kadınların günlerini daha iyi planlaması değildir. Asıl mesele, toplumsal yaşamın devamlılığını sağlayan sorumlulukların neden hâlâ ağırlıklı olarak kadınların omuzlarında biriktiğidir.

Kadın neden kendisini en son sıraya koyar?

Bu sorunun yanıtını yalnızca bireysel tercihlerde aramak yeterli değildir. Çocukluktan itibaren öğrenilen toplumsal cinsiyet rolleri, aile içinde gözlemlenen iş bölümü ve kadınlığa ilişkin beklentiler, yetişkinlikte üstlenilen sorumlulukları şekillendirebilir.

Fedakârlık, sabır, anlayış ve başkalarını düşünmek değerli özelliklerdir. Ancak bu özellikler kadın olmanın zorunlu koşulları gibi sunulduğunda, kişinin kendi ihtiyaçlarını dile getirmesi bencillik olarak algılanabilir. Kadın dinlenmek istediğinde suçluluk duyabilir, yardım istemeyi yetersizlik olarak değerlendirebilir veya bütün sorumlulukları yerine getiremediğinde kendisini başarısız hissedebilir.

Oysa burada sorgulanması gereken, kadının neden her şeye yetişemediği değil; neden her şeye yetişmesinin beklendiğidir.

Kadınların bakım verme becerisi doğuştan gelen ve yalnızca onlara ait bir sorumluluk değildir. Bakım, aile yaşamının ve toplumsal varoluşun ortak bir sorumluluğudur. Bu sorumluluğun cinsiyete göre dağıtılması ise sorgulanması gereken toplumsal bir alışkanlıktır.

Çözüm, kadınlara daha fazla sorumluluk öğretmek değil, sorumluluğu paylaşmaktır

Kadınların görünmeyen emeğini konuşurken çözümü yalnızca kişisel bakım önerilerine indirgememeliyiz. Bir kadına kendisine zaman ayırmasını söylemek, bütün sorumluluklar yine onun üzerinde kaldığında yeterli değildir.

İhtiyaç duyulan değişim, ev içindeki görevlerin yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel ve duygusal boyutlarıyla da paylaşılmasıdır. Aile üyelerinin yapılacak işleri birlikte planlaması, bakım sorumluluklarını ortaklaşa üstlenmesi ve birbirlerinin bireysel ihtiyaçlarını gözetmesi bu dönüşümün önemli adımlarıdır.

Aynı zamanda iş yaşamında bakım sorumluluklarını destekleyen uygulamalara, erişilebilir bakım hizmetlerine ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren politikalara ihtiyaç vardır. Çünkü görünmeyen emeğin adil paylaşımı yalnızca bireysel ilişkilerde değil, toplumsal düzeyde de ele alınmalıdır.

Kadınların dinlenebilmek için önce bütün görevlerini tamamlamaları gerektiği düşüncesinden uzaklaşmalıyız. Dinlenmek, sorumluluklar bittikten sonra kazanılan bir ödül değil, herkes için temel bir ihtiyaçtır.

Sonuç: Kendine yetişmek de bir ihtiyaçtır

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şudur: Herkesin neye ihtiyacı olduğunu düşünürken kendi ihtiyaçlarımızı ne kadar duyabiliyoruz?

Bir kadının sürekli güçlü olması, her koşulda çözüm üretmesi, herkesi anlaması ve her şeye yetişmesi gerekmez. Onun da yorulmaya, yardım istemeye, hayır demeye, dinlenmeye ve yalnızca kendisine ait bir yaşam alanı oluşturmaya hakkı vardır.

Görünmeyen emeği görünür kılmak, kadınların fedakârlığını yüceltmekten ibaret değildir. Bu emeğin neden görünmez kaldığını, neden çoğunlukla aynı kişiler tarafından üstlenildiğini ve nasıl daha adil paylaşılabileceğini sorgulamaktır.

Çünkü eşitlik, kadınların bütün sorumlulukları daha iyi yönetebilmesi değil, bu sorumlulukların adil biçimde paylaşılmasıdır.

Kadınlar daha fazlasına yetişmek zorunda değil. Toplum, kadınların omuzlarına yüklediği sorumlulukları yeniden düşünmek zorunda.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • 1. Daminger, A. (2019). The Cognitive Dimension of Household Labor. American Sociological Review, 84(4), 609–633. https://doi.org/10.1177/0003122419859007⁠
  • 2. Ervin, J., Taouk, Y., Fleitas Alfonzo, L., Hewitt, B., & King, T. (2022). Gender differences in the association between unpaid labour and mental health in employed adults: A systematic review. The Lancet Public Health, 7(9), e775–e786. https://doi.org/10.1016/S2468-2667(22)00160-8⁠
  • 3. ⁠Reich-Stiebert, N., Froehlich, L., & Voltmer, J.-B. (2023). Gendered Mental Labor: A Systematic Literature Review on the Cognitive Dimension of Unpaid Work Within the Household and Childcare. Sex Roles, 88, 475–494. https://doi.org/10.1007/s11199-023-01362-0⁠
  • 4. ⁠Türkiye İstatistik Kurumu (2026). Zaman Kullanım Araştırması, 2025. 26 Haziran 2026. Resmî TÜİK bülteni⁠. Özgünlük beyanı: Bu yazı, belirtilen bilimsel çalışmalar ve resmî istatistiklerden yararlanılarak özgün bir anlatımla hazırlanmıştır. Kaynaklardan doğrudan alıntı yapılmamış, bulgular kendi cümleleriyle değerlendirilmiştir.
Sonya Aslancı Sonya Aslancı
Uzman Yazar
Sonya Aslancı | Psikolog Sonya Aslancı, Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olup Adalet alanında ön lisans eğitimini de tamamlamıştır. Psikoloji alanındaki akademik birikimini mesleki deneyimleri, bilimsel araştırmalara duyduğu ilgi ve sürekli öğrenme anlayışıyla geliştirmeyi önemsemektedir. Mesleki deneyimleri kapsamında özel eğitim kurumlarında rehberlik alanında görev almış; ilkokul ve ortaokul düzeyindeki çocukların gelişim ve eğitim süreçlerinde yer almıştır. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde Bağımlılıkla Mücadele Birimi kapsamında staj yapmış, bağımlılıkla mücadele çalışmalarına, psikoeğitim faaliyetlerine ve toplumsal farkındalık çalışmalarına katılmıştır. Mesleki gelişimini desteklemek amacıyla çocuk ve ergen psikolojisi, aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi teknikleri, stres ve kaygı yönetimi, depresyon ve kaygı bozuklukları, etkili iletişim, kariyer danışmanlığı ve aile terapisi modelleri gibi farklı alanlarda eğitimler almıştır. Üniversite yıllarından itibaren kadınların toplumsal yaşamdaki konumu, toplumsal cinsiyet rolleri ve kadınların psikososyal deneyimleri üzerine akademik çalışmalarla ilgilenmiştir. Bu kapsamda boşanmış kadınların toplumsal yaşamdaki konumunu, sosyal ilişkilerini ve eğitim ile çalışma hayatındaki deneyimlerini ele alan çalışmalar gerçekleştirmiştir. Gönüllülük faaliyetleri kapsamında üniversitelerde ve köylerde kadınlarla bir araya gelerek onların yaşam deneyimlerini dinlemeye, kendilerini ifade edebilecekleri destekleyici sohbet ortamları oluşturmaya yönelik etkinliklerde yer almıştır. Bu çalışmalar aracılığıyla kadınların psikolojik iyi oluşlarını desteklemeyi, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve kadınların seslerinin daha görünür olmasına katkı sunmayı amaçlamıştır. Business and Professional Women (BPW) üyesi olan Aslancı, kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal yaşamda güçlenmesini destekleyen çalışmalara ilgi duymaktadır. BPW bünyesinde kadın araştırmaları, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın dayanışması ve psikolojik iyi oluş alanlarında yürütülecek sosyal sorumluluk projelerine, farkındalık çalışmalarına ve disiplinlerarası araştırmalara katkı sunmaya açıktır. Lisans bitirme tezinde, KYK yurtlarında kalan üniversite öğrencilerinin yalnızlık düzeylerinin psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelemiştir. Akademik ilgi alanları arasında aile ve çift ilişkileri, bağlanma örüntüleri, kişilerarası ilişkiler, kadın psikolojisi, toplumsal cinsiyet, psikolojik iyi oluş ve bireyin sosyal çevresiyle kurduğu ilişkilerin ruh sağlığı üzerindeki etkileri bulunmaktadır. Psikoloji alanındaki güncel bilimsel araştırmaları ve akademik literatürü yakından takip etmeyi, bilimsel bilgiyi toplumun anlayabileceği bir dille aktarmayı ve psikoloji alanında nitelikli içerikler üretmeyi önemsemektedir. Mesleki yaklaşımının temelinde bilimsel düşünce, etik ilkeler, toplumsal duyarlılık ve yaşam boyu öğrenme anlayışı yer almaktadır. Gelecek akademik çalışmalarında özellikle kadın araştırmaları ve psikolojinin kesişiminde bilimsel üretime katkı sunmayı hedeflemektedir.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!