Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Bir İnsan Bizi Sevdiği Hâlde Neden Uzaklaşır?

Zeynep Aybek Yazar: Zeynep Aybek
5 dk.okuma süresi
Bir İnsan Bizi Sevdiği Hâlde Neden Uzaklaşır?

Kategori: Sosyal Psikoloji

Bir İnsan Bizi Sevdiği Hâlde Neden Uzaklaşır?

Bir ilişkide bazen en çok kafa karıştıran şey, söylenenlerle yapılanların birbirini tutmamasıdır. Bir insan yakınlık gösterebilir, güzel anlar paylaşabilir, hatta duygularını dile getirebilir. Fakat tam da ilişkinin derinleşmeye başladığı noktada geri çekilebilir. İletişimi azalabilir, duygularını ifade etmekte zorlanabilir veya araya mesafe koyabilir. Bu durum karşı tarafta şu soruyu doğurur: Bir insan birine karşı hisleri olduğu hâlde neden ondan uzaklaşır?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Ancak psikoloji, yakın ilişkilerdeki bu çelişkiyi anlamamıza yardımcı olabilecek önemli açıklamalar sunar. Bunlardan biri, yetişkin romantik ilişkilerini anlamada kullanılan bağlanma kuramıdır.

Yakınlık İhtiyacı ve Bağlanma

Bağlanma kuramı, bireylerin yakın ilişkilerde güven, yakınlık ve destek arayışlarını nasıl deneyimlediklerini açıklar. Çocukluk dönemindeki bakım verenlerle kurulan ilişkiler önemli bir başlangıç noktası olsa da bağlanma örüntüleri yaşam boyunca değişebilir ve yeni deneyimlerden etkilenebilir (Fraley, 2019).

Yetişkin romantik ilişkilerinde bağlanma, genel olarak kaygı ve kaçınma boyutları üzerinden incelenir. Bağlanma kaygısı yüksek bireyler, reddedilme veya terk edilme ihtimaline karşı daha hassas olabilir. Partnerlerinin ilgisini kaybetmekten endişe duyabilir ve ilişkide güvence arayabilirler. Kaçınma boyutu yüksek bireyler ise duygusal yakınlık ve başkalarına ihtiyaç duyma konusunda daha fazla rahatsızlık yaşayabilir. Bağımsızlıklarını korumaya çalışırken duygularını paylaşmaktan veya destek istemekten kaçınabilirler (Simpson & Rholes, 2017).

Bu noktada önemli bir çelişki ortaya çıkar: Yakınlık istemek ile yakınlığın getirdiği duygusal açıklığa hazır olmak her zaman aynı şey değildir.

Yakınlık Neden Bazen Mesafe Yaratır?

Duygusal yakınlık, yalnızca güzel anları paylaşmak anlamına gelmez. Aynı zamanda kişinin kendisini karşısındaki insana açmasını, ihtiyaçlarını ifade etmesini ve zaman zaman savunmasız hissetmesini de içerir. Bazı bireyler için bu süreç oldukça doğal ilerlerken bazıları için zorlayıcı olabilir.

Kaçınmacı bağlanma eğilimi yüksek kişiler, stresli ilişki durumlarında duygularını bastırma, sorunlarını tek başına çözmeye çalışma veya partnerlerinden uzaklaşma gibi stratejilere yönelebilir. Bu davranışlar, her zaman duyguların yokluğuna işaret etmez; kimi zaman kişinin yoğun duygularla başa çıkma biçimiyle ilişkili olabilir (Simpson & Rholes, 2017).

Örneğin bir ilişki daha ciddi bir hâle geldiğinde kişi, artan yakınlığı bir yandan arzularken diğer yandan bu yakınlığın getirdiği sorumluluk ve duygusal açıklık karşısında zorlanabilir. Böyle bir durumda geri çekilmek, onun için kendisini yeniden güvende hissetmenin bir yolu hâline gelebilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Her uzaklaşma davranışını bağlanma korkusuyla açıklamak doğru değildir. İletişimin azalması, kişinin ilişkiye dair kararsızlığı, beklentilerinin farklı olması, yaşamındaki stresli koşullar veya ilişkiyi sürdürmek istememesi gibi pek çok nedenle de ortaya çıkabilir.

İlişkilerde Duygular ve Davranışlar Neden Örtüşmeyebilir?

Bir kişinin ne hissettiği kadar, bu duyguları nasıl ifade ettiği de ilişkiyi etkiler. Bazı insanlar sevgilerini sözcüklerle gösterirken bazıları davranışlarıyla ifade eder. Bununla birlikte, duyguların varlığı tek başına sağlıklı bir ilişki kurmak için yeterli değildir.

Li ve Chan'in (2012) 73 araştırmayı ve 21.602 katılımcıyı kapsayan meta-analizi, güvensiz bağlanma boyutlarının romantik ilişki kalitesiyle olumsuz yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Özellikle kaçınmacı bağlanma, ilişkide yakınlık, genel memnuniyet ve destek algısıyla olumsuz ilişkiler sergilemiştir. Bu bulgular, yakın ilişkilerde duygusal mesafenin yalnızca bireysel bir özellik değil, ilişkinin işleyişini de etkileyebilen bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla bir ilişkide asıl mesele yalnızca iki insanın birbirine karşı ne hissettiği değildir. Bu duyguların karşılıklı olarak ifade edilip edilemediği, ihtiyaçların konuşulup konuşulamadığı ve tarafların birbirlerine ne ölçüde destek olabildiği de önemlidir.

Sonuç: Sevgi, Yakınlık Kurabilmekle de İlgilidir

Bir insanın uzaklaşması, onun kesinlikle sevmediğini göstermediği gibi, sevdiği hâlde uzaklaştığını da kanıtlamaz. İnsan davranışlarını tek bir işaretten hareketle yorumlamak, ilişkilerde yanlış çıkarımlara yol açabilir.

Belki de bu nedenle ilişkilerde yalnızca söylenen sözlere değil, zaman içinde tekrarlanan davranışlara da dikkat etmek gerekir. Çünkü sevgi, yalnızca hissedilen bir duygu değil; iletişim, karşılıklılık, güven ve emekle ilişki içinde anlam kazanan bir deneyimdir.

Sonuçta önemli olan, bir insanın neden uzaklaştığını tahmin etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımızı ve sınırlarımızı göz ardı etmemektir. Birini anlamaya çalışmak değerlidir; fakat anlamaya çalışmak, belirsizliği sürekli kabullenmek zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Sağlıklı bir yakınlık, iki insanın da hem kendisi olabildiği hem de birbirine alan açabildiği bir ilişki içinde gelişir.

Kaynakça

Fraley, R. C. (2019). Attachment in adulthood: Recent developments, emerging debates, and future directions. Annual Review of Psychology, 70, 401–422. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010418-102813

Li, T., & Chan, D. K.-S. (2012). How anxious and avoidant attachment affect romantic relationship quality differently: A meta-analytic review. European Journal of Social Psychology, 42(4), 406–419. https://doi.org/10.1002/ejsp.1842

Simpson, J. A., & Rholes, W. S. (2017). Adult attachment, stress, and romantic relationships. Current Opinion in Psychology, 13, 19–24. https://doi.org/10.1016/j.copsyc.2016.04.006

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Fraley, R. C. (2019). Attachment in adulthood: Recent developments, emerging debates, and future directions. Annual Review of Psychology, 70, 401–422. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010418-102813
  • Li, T., & Chan, D. K.-S. (2012). How anxious and avoidant attachment affect romantic relationship quality differently: A meta-analytic review. European Journal of Social Psychology, 42(4), 406–419. https://doi.org/10.1002/ejsp.1842
  • Simpson, J. A., & Rholes, W. S. (2017). Adult attachment, stress, and romantic relationships. Current Opinion in Psychology, 13, 19–24. https://doi.org/10.1016/j.copsyc.2016.04.006
Zeynep Aybek Zeynep Aybek
Zeynep Aybek, İnönü Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans öğrencisidir. Psikoloji alanında özellikle deneysel psikoloji, nöropsikoloji ve psikopatoloji konularına ilgi duymaktadır. Akademik gelişimini destekleyen seminer ve eğitimlere aktif olarak katılmakta, psikoloji biliminin güncel konularını anlaşılır ve bilimsel bir dille aktarmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda dijital platformlarda psikoloji temelli içerikler üreterek bilgi paylaşımını önemsemektedir. Akademik ilgi alanlarının yanı sıra sanatla da ilgilenmekte, özellikle resim yaparak yaratıcı yönünü geliştirmeye ve sanatsal üretimlerini sürdürmeye önem vermektedir.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!