Kan Bağı mı, Duygusal Bağ mı? İnsanlarda Fedakârlık ve Yardım Etme Davranışının Psikolojisi
Bir insan neden kardeşi için kendini tehlikeye atar? Neden bazen sevdiğimiz birinin üzülmesi bizi de üzerken, tanımadığımız birinin yaşadığı zorluk karşısında aynı duyguları hissetmeyebiliriz? Aslında bunlar, insan davranışlarını anlamak için üzerinde düşünülmesi gereken önemli sorulardır.
Günlük hayatımızda insanlara yardım ettiğimizi, onları korumaya çalıştığımızı ve bazen kendi isteklerimizden vazgeçtiğimizi görürüz. Ancak bunu herkese karşı aynı şekilde yapmayız. Özellikle ailemize ve yakınlarımıza karşı daha fazla fedakârlık yaptığımız durumlar olabilir.
Peki, bunun sebebi nedir? Sadece onlarla aramızdaki sevgi mi, yoksa genetik olarak birbirimize yakın olmamızın da bunda bir etkisi var mı?
Bu yazıda insanların neden yardım ettiğini, aile üyelerine neden daha fazla fedakârlık yapabildiğini ve duygusal bağların bu davranıştaki yerini ele alacağım.
Evrimsel Psikolojiye Göre Akrabalarımıza Neden Daha Fazla Yardım Ederiz?
Bu konuyu anlamak için öncelikle Akraba Seçilimi (Kin Selection) teorisine bakabiliriz. William D. Hamilton (1964), canlıların neden kendi akrabalarına yardım edebildiğini açıklamak için önemli bir teori ortaya koymuştur.
Hamilton'a göre bireylerin evrimsel başarısı sadece kendi hayatları ve üremeleriyle ilgili değildir. Genetik olarak kendilerine yakın olan bireylerin hayatta kalmasına ve üremesine yardımcı olmaları da bu süreçte önemlidir. Bu duruma Kapsayıcı Uyum (Inclusive Fitness) adı verilir.
Örneğin kardeşlerimizle genlerimizin ortalama yüzde 50'sini paylaşırız. Birinci dereceden kuzenlerimizle ise bu oran yaklaşık yüzde 12,5'tir. Bu nedenle evrimsel açıdan düşünüldüğünde, bir insanın kardeşine yardım etmesi dolaylı olarak kendi genetik özelliklerinin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayabilir.
Tabii ki bu, insanların kardeşlerine genlerini düşündükleri için yardım ettikleri anlamına gelmez. Burada anlatılmak istenen, yardım etme davranışının evrimsel süreçte nasıl gelişmiş olabileceğidir.
Genetik Yakınlık Yardım Etme Davranışımızı Etkiler mi?
Peki, gerçekten ailemize arkadaşlarımızdan daha fazla mı yardım ederiz? Bu konuda yapılan bazı araştırmalar oldukça ilginç sonuçlar ortaya koyuyor.
Curry, Roberts ve Dunbar (2013), insanların aile üyelerine yardım etme konusunda arkadaşlarına göre daha istekli olabildiğini göstermiştir.
Araştırmada dikkat çeken noktalardan biri, bu durumun sadece insanlarla aramızdaki duygusal yakınlıkla açıklanamamasıdır. Yani bir insanla çok iyi arkadaş olsak bile aile üyelerimize yardım etme konusunda farklı bir eğilim gösterebiliriz.
Araştırmacılar bu durumu Kinship Premium, yani akrabalık avantajı olarak adlandırmıştır.
Bana göre burada üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir nokta var: Birini çok sevmemiz her zaman ona en fazla yardım edeceğimiz anlamına gelmeyebilir. Bazen aile bağlarımız, farkında olmasak bile davranışlarımızı etkileyebilir.
Ancak bu, her insanın ailesine mutlaka daha fazla yardım edeceği anlamına gelmez. Çünkü ilişkilerimizin nasıl olduğu, geçmişte yaşadıklarımız ve kişisel deneyimlerimiz de kararlarımızı etkiler.
Kan Bağından Daha Güçlü Bir Şey Olabilir mi? Empati ve Duygusal Yakınlık
İnsanların fedakârlık yapmasını sadece genetik yakınlıkla açıklamak bence yeterli değildir. Çünkü hayatımızda biyolojik olarak akrabamız olmayan ama bizim için ailemiz kadar değerli olan insanlar da vardır.
Örneğin uzun yıllardır hayatımızda olan bir arkadaşımızı düşünelim. Birlikte birçok şey yaşamış, zor zamanlarda birbirimize destek olmuş olabiliriz. Aramızda hiçbir kan bağı olmamasına rağmen onun için fedakârlık yapabiliriz. Hatta bazen kendimizi onun yerine koyarak yaşadığı üzüntüyü kendi üzüntümüz gibi hissedebiliriz.
Goetz ve Halgren (2020) tarafından yapılan araştırma da bu konuya farklı bir açıdan yaklaşmaktadır.
Araştırmacılar, insanlara yardım etme davranışında genetik yakınlık ve duygusal süreçlerin farklı şekillerde etkili olabileceğini göstermiştir. Yani bazen birine yakın olduğumuz için, bazen de onun zor durumda olduğunu görüp üzüldüğümüz için yardım etmek isteyebiliriz.
Burada aklıma şu soru geliyor: Bir insanı korumak istememizin sebebi onunla kan bağımızın olması mı, yoksa zaman içerisinde aramızda oluşan sevgi ve güven mi?
Aslında bu iki durum birbirinden tamamen ayrı değildir. Bir kardeşimizle birlikte büyümek aramızda güçlü bir bağ oluşturabilir.
Aynı şekilde, biyolojik olarak akraba olmadığımız bir insanla da yıllar içerisinde çok güçlü bir ilişki kurabiliriz.
Bu yüzden yardım etme davranışını anlamak için hem genetik özelliklere hem de duygularımıza bakmamız gerektiğini düşünüyorum.
Sonuç olarak fedakârlık sadece kan bağıyla mı ilgilidir?
Sonuç olarak insanların yardım etme ve fedakârlık davranışlarının tek bir nedeni yoktur. Genetik yakınlık, sevgi, empati, güven ve birlikte yaşanan deneyimler bu davranışları etkileyebilir.
Hamilton'ın teorisi, insanların yakın akrabalarına neden yardım edebildiğini evrimsel açıdan açıklarken, diğer araştırmalar da duygusal yakınlığın ve şefkatin önemini göstermektedir. Bana göre kan bağı, insanları birbirine bağlayan önemli unsurlardan biridir ama tek başına yeterli değildir. Çünkü bazen hayatımızdaki bir arkadaşımız, bir yakınımız kadar hatta ondan daha değerli hâle gelebilir. Onun üzülmesini istemeyebilir, zor zamanlarında yanında olmak ve onu korumak isteyebiliriz.
Belki de fedakârlığı bu kadar özel yapan şey tam olarak budur: İnsan sadece genetik olarak kendisine yakın olanları değil, zaman içerisinde kalbinde yer edinen insanları da korumak ister.
Kaynakça
- Curry, O., Roberts, S. G. B., & Dunbar, R. I. M. (2013). Altruism in social networks: Evidence for a ‘kinship premium’. British Journal of Psychology, 104(2), 283–295. https://doi.org/10.1111/j.2044-8295.2012.02119.x
- Goetz, J. L., & Halgren, S. (2020). Closeness or compassion? Relatedness and causal control influence helping via distinct pathways. The Journal of Social Psychology, 160(4), 479–495. https://doi.org/10.1080/00224545.2019.1681352
- Hamilton, W. D. (1964). The genetical evolution of social behaviour. I. Journal of Theoretical Biology, 7(1), 1–16. https://doi.org/10.1016/0022-5193(64)90038-4



