Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Görünmeyen Yük: Yetişkinlikte Maskelenen DEHB ve Özsaygı İlgi Hatları

5 dk.okuma süresi
Görünmeyen Yük: Yetişkinlikte Maskelenen DEHB ve Özsaygı İlgi Hatları

Geç kalmış bir toplantı, günlerdir sürekli ertelenen e-postalar, mutfak tezgahında soğumaya terk edilmiş bir fincan kahve ve zihnin arka planında durmaksızın çalışan düzinelerce sekmeli bir tarayıcı… Çocukluk çağında tipik olarak aşırı hareketlilikle özdeşleştirilen nörogelişimsel bir farklılık olarak tanımlanan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yetişkinlik dünyasına adım atıldığında sihirli bir biçimde ortadan kaybolmaz. Aksine, kabuk değiştirir, şekil değiştirir ve çoğunlukla bireyin iç dünyasına çekilerek görünmez bir yük haline gelir.

Çocuklukta sınıfta oturamama, durdurulamayan dürtüsellik veya okul başarısındaki görünür düşüşlerle kendini belli eden DEHB, yetişkinlikte zihinsel huzursuzluk, kronik erteleme davranışı, duygusal dalgalanmalar ve zaman yönetimi güçlükleri olarak tezahür eder. Çocukluk döneminde hiperaktivite dışsal ve fiziksel bir eylemken, yetişkinlikte yerini "zihinsel hiperaktiviteye" bırakır: Hiç durmayan fikir akışları, içsel bir motor tarafından sürüklenme hissi ve dikkati yönlendirmede yaşanan yapısal sorunlar.

​Maskeleme Sanatı ve Geç Tanı Alan Bireyler

Özellikle yüksek işlevli yetişkinler ve kadınlar, toplumun, akademik ve profesyonel hayatın beklentilerini karşılayabilmek adına çocukluktan itibaren güçlü "maskeleme" (masking) mekanizmaları geliştirirler. Unutkanlığı aşırı kontrolcü listeler ve alarmsı sistemlerle dengelemeye çalışmak, odaklanma güçlüğünü son dakika üretkenliği ve kriz yönetimi becerileriyle örtmek ya da sosyal ortamda "uyumlu" görünmek adına yoğun bir zihinsel efor harcamak bu telafi stratejilerinden sadece birkaçıdır.

Ancak bu telafi mekanizmaları sürdürülebilir bir denge sunmaz. Maskeleme için her gün harcanan muazzam bilişsel ve duygusal enerji, zamanla bireyi derin bir tükenmişliğe (burnout), yaygın anksiyeteye ve kronik strese sürükler. Pek çok yetişkin, bir klinisyene DEHB şikayetiyle değil; geçmek bilmeyen bir yetersizlik hissi, iş hayatında tükenmişlik, depresyon veya anksiyete tablosuyla başvurur. Yapılan ayrıntılı klinik değerlendirmeler ve gelişimsel öykü incelemeleri, bu tablonun arkasındaki temel kaynağın aslında yıllardır tanı konmamış ve doğru yönetilmemiş bir DEHB olduğunu ortaya koyar.

​Özsaygı Aşınması ve "İçselleştirilmiş Yetersizlik"

Klinik psikoloji açısından yetişkin DEHB’sinin en yıkıcı etkilerinden biri, bireyin benlik algısı ve özsaygısı üzerinde görülür. Çocukluktan itibaren "tembel", "dikkatsiz", "dağınık", "sorumsuz" veya "potansiyelini bir türlü kullanamayan" etiketleriyle karşılaşan birey, zamanla bu dışsal eleştirileri içselleştirir.

Eyleme geçmekte (başlatıcı işlev) yaşanan zorluklar veya duygusal düzenleme (emotional regulation) süreçlerindeki dalgalanmalar, kişi tarafından nörobiyolojik bir farklılık olarak değil, kendi "karakter kusuru", "disiplinsizliği" veya "iradesizliği" olarak algılanır. Bu durum, bireyin kendi değerini ve yetkinliğini sürekli sorguladığı derin bir içsel hesaplaşmaya yol açar. Bir yetişkin sürekli olarak sorumluluklarını yetiştirmekte zorlandığında veya odaklanma akışını koruyamadığında, kendine duyduğu güven kademeli olarak aşınır. Birey zamanla başarmaktan ve denemekten çekinen bir "öğrenilmiş çaresizlik" döngüsüne girebilir.

​İlişkiler ve Sosyal Hayattaki Yansımaları

Yetişkin DEHB'si yalnızca bireysel veya akademik alanla sınırlı kalmaz; ikili ve romantik ilişkilere de belirgin biçimde yansır. Unutulan özel günler, konuşma sırasında dikkatin dağılması, tepkisel çıkışlar veya eşyaların sürekli kaybolması, partnerler tarafından "önemsememe" veya "değer vermeme" olarak yorumlanabilir.

Oysa buradaki temel dinamik, sevgi eksikliği değil; yürütücü işlevlerdeki çalışma belleği (working memory) ve dürtü kontrolü farklılıklarıdır. İlişkilerde bu dinamiklerin farkına varılması, çiftler arasındaki suçlayıcı dili ortadan kaldırarak empati temelli bir iletişim zemini kurulmasını sağlar.

​Terapötik Yaklaşımlar ve İyileşme Yolları

Yetişkinlikte DEHB tanısı almak, pek çok birey için bir etiket veya kısıtlama değil; tam aksine geçmişe dönük bir rahatlama, öz-şefkat ve kendini yeniden tanımlama kapısıdır. Yaşanan güçlüklerin bir "kişilik eksikliği" değil, beynin yürütücü işlevlerindeki nörobiyolojik bir farklılaşma olduğunu anlamak, terapötik iyileşme sürecinin en temel adımıdır.

Yetişkin DEHB yönetiminde multidisipliner ve bütüncül yaklaşımlar en etkili sonuçları verir:

Psikoeğitim: Bireyin beyninin çalışma prensiplerini, yürütücü işlevlerin mantığını ve DEHB’nin kendi hayatındaki özgül yansımalarını doğru bir şekilde öğrenmesi.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Erteleme döngülerini kırmak, zaman algısını (time blindness) yapılandırmak, görevleri küçük adımlara bölmek ve işlevsel olmayan olumsuz otomatik düşünceleri reformat etmek için kullanılan stratejiler.

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Odaklanma dalgalanmaları ve duygusal yoğunluklar yaşanırken, bireyin kendi değerleri doğrultusunda hareket edebilmesini destekleyen kabul ve esneklik odaklı müdahaleler.

Şema Terapi Perspektifi: Çocukluk döneminde gelişen "yetersizlik", "başarısızlık" veya "kusurluluk" şemaları üzerine çalışarak içselleştirilmiş olumsuz sesleri dönüştürmek.

Somatik ve Düzenleyici Stratejiler: Dışsal destek sistemleri (dijital ajandalar, görsel hatırlatıcılar, çalışma alanı düzenlemeleri) ve beden odaklı sinir sistemi düzenleme egzersizleri.

Farmakolojik Destek: Gerekli görülen durumlarda psikiyatrik değerlendirme ile yürütücü işlevleri ve nörokimyasal dengeyi destekleyici medikal tedavilerin planlanması.

Zihnin farklı bir ritim ve melodiyle çalıştığı yetişkinlik dünyasında DEHB, doğru stratejiler, öz-şefkat ve profesyonel destekle yönetilebilir bir süreçtir. Önemli olan, zihni standart bir kalıba zorlamak veya zoraki biçimde dönüştürmek değil; onun benzersiz çalışma yapısını keşfedip ona uygun yaşam ve çalışma alanları inşa edebilmektir.

Kaynakça

  • 1.​American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Washington, DC: Author. ​Barkley, R. A. (2010). Taking Charge of Adult ADHD. The Guilford Press. ​Ramsay, J. R., & Rostain, A. L. (2015). Cognitive-Behavioral Therapy for Adult ADHD: An Integrative Psychosocial and Medical Approach (2nd ed.). Routledge. ​Tuckman, A. (2009). More Attention, Less Deficit: Success Strategies for Adults with ADHD. Specialty Press. ​Nigg, J. T. (2006). What Causes ADHD? Understanding What Goes Wrong and Why. The Guilford Press. ​Safren, S. A., Sprich, S., Perlman, C. A., & Otto, M. W. (2017). Mastering Your Adult ADHD: A Cognitive-Behavioral Treatment Program (2nd ed.). Oxford University Press.
Simge Nur Aktay Simge Nur Aktay
Ben Psikolog Simge Nur Aktay. Psikoloji lisans eğitimimi Haziran 2025'te Lefke Avrupa Üniversitesi'nde İngilizce olarak başarıyla tamamladım. Pozitif Psikoloji Enstitüsü ve Akademya Psikoloji kurumlarında teorik bilgimi deneyime dönüştürme fırsatım oldu.
Psikolog Rehberi Psikolog · Online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!