Budizm Dini ve Psikolojik Görüşleri
Budizm Dini ve Psikolojiye Dair Görüşleri
14. Dalai Lama Kimdir?
14. Dalai Lama, Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı Tibet Budizmi ile ilişiği olan bir ruhani liderdir. Nobel Barış Ödülü'ne 1989 yılında layık görülmüştür. Sahip olduğu üç temel sorumluluğu başkalarına tanıtmak istemiştir ve teşvik etmek için dünya çapında seyahatlere çıkmaya yönelmiştir. Bu sorumluluklar, insani yönüyle temel insani değerler olan hoşgörü, affedicilik, öz-disiplin ve şefkat; dini uygulayıcı yönüyle anlayış ve inançlar arası hoşgörü; Tibetli yönüyle Tibet'in şiddet karşıtı Budist kültürünün korunmasıdır.
Hayatın Amacı
Mutluluğa Doğru
Mutluluğu aramak hayatın gerçek amacıdır. Her insan hayatta daha iyi bir şeyi aramaktadır. Bu sebeple hayatın gerçek yönü mutluluğa uzanmaktadır. Zihnin eğitilmesiyle mutluluğa ulaşmak amacı yerine gelebilir. Dalai Lama olarak zihni eğitmekle kastettiğim, zihni, yalnızca kişinin bilip kavramaya ait yeteneği ya da aklı değildir. Bu terimi daha ziyade Tibetçe'de geniş bir anlama sahip olan ''ruh'' ya da ''psike''ye yakın bir özellikte olan hisleri ve aklı, kalbi ve zihni içeren Sem kelimesi anlamında kullanıyorum. Kişi arayışına onu acı yaşamaya ve mutlu etmeye götüren nedenlerin neler olduğunu tanımlayarak başlayabilir. Bundan sonra da, mutluluğa götüren nedenleri geliştirerek acı yaşamasına sebep olan nedenleri gittikçe yok edebilir. Yapılmış bazı araştırmalar, kendi üzerine çok yoğunlaşan, çoğu zaman sosyal olarak geri planda kalan, muhalif olma eğilimi gösteren ve düşünceli özellikler taşıyan kişilerin mutsuz kişiler olduklarını ortaya çıkarmıştır. Mutlu kişiler ise çok daha sosyal, esnek, yaratıcı olurlar ve de başlarına gelen hayal kırıklıklarına mutsuz insanlara kıyasla daha fazla tahammül göstermektedirler. Bunlardan da önemlisi mutlu insanlar mutsuz insanlara göre daha fazla bağışlayıcı ve sevgi doludurlar.
Mutluluğun Kaynakları
Mutluluk kişinin zihinsel tutumuyla belirlenmektedir; dış etkenlerin mutluluk üzerinde büyük bir önemi yoktur. Elde ettiğimiz bir başarı kalıcı olmayan bir sevinç hissi sağlayabilir ya da trajik bir durum bir depresyon dönemine yöneltebilir; yine de eninde sonunda bizim genel mutluluğumuz belli bir oranda geri dönme eğilimi gösterecektir. Psikologlar bu süreci adaptasyon olarak tanımlamaktadırlar ve bu ilkenin gündelik hayatımızda nasıl işlediğini anlayabiliriz; yeni bir araba, maaştaki bir artış ya da arkadaşlarımızdan gelen bir övgü ruh halimizde bir süre için yükselmeye neden olabilir fakat kısa sürede alıştığımız eski mutluluk seviyesine geri döneriz. Herhangi bir zaman diliminde kendimizi mutlu ya da mutsuz hissetmemizin koşullarımızla çok az alakası vardır; bu durumu nasıl algıladığımızla, elimizde olanlarla nasıl tatmin olduğumuzla çok daha alakalıdır.
Mutluluk İçin Zihni Eğitmek
Gerçek mutluluğa ulaşmak çok kolay bir şey değildir çünkü bakış açınızda ve düşünce tarzınızda bir değişim yapmanızı gerektirebilir. Mutluluğa ulaşabilmek için de değişik, karmaşık zihinsel durumlarla baş etmek ve onların üstesinden gelmek için farklı yöntemlere ihtiyaç vardır. Belli bir olumsuz düşünceyi aşabilmek için belli bir tekniği bir ya da iki kez uygulamak başarmak için yeterli olmayacaktır. Değişim zaman ister. Çeşitli tekniklerin sürekli uygulanması olumsuz zihinsel özellikleri etkisiz hale getirmek için önemlidir. Örneğin, her sabah uyanınca bugünü daha olumlu bir şekilde kullanacağım, günü boş yere harcamayacağım diye düşünerek olumlu bir güdü (motivasyon) geliştirebilirsiniz. Akşam yatmadan önce bugünü istediğim gibi kullandım mı? diye sorarak analiz edin. Cevabınız olumluysa memnun olabilirsiniz. Cevap istediğiniz gibi değilse o zaman pişmanlıkla eleştirisini yapın. Bu sayede, olumlu bakış açısı yaratma kabiliyetinizi giderek güçlendirebilirsiniz.
Kaynakça
- Kaynakça https://studybuddhism.com/tr/tibet-budizmi/ruhsal-ogretmenler/14-dalai-lama
- Dalai Lama, & Cutler, H. C. (2001). Mutluluk sanatı (G. Tokcan, Çev.). Dharma Yayınları.



