Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Gece Ağlayarak Uyanan Çocuk: Okul Öncesi Dönemde Uyku Terörünün Psikolojisi

Yağmur Erdal Yazar: Yağmur Erdal
5 dk.okuma süresi
Gece Ağlayarak Uyanan Çocuk: Okul Öncesi Dönemde Uyku Terörünün Psikolojisi

Bir çocuğun gecenin ortasında çığlık atması, gözleri açık olduğu hâlde annesini tanımaması ve hiçbir teselliye yanıt vermemesi… Ebeveyn için korkutucu olan bu tablo, her zaman bir kâbusun ya da psikolojik bir sorunun işareti değildir.

Saat gece üç. Çocuğunuz aniden çığlık atarak uyanıyor. Gözleri açık, bedeni huzursuz, nefesi hızlanmış. Ona sarılmak istiyorsunuz; ancak sizi itiyor, söylediklerinize yanıt vermiyor. Belki de ilk kez, çocuğunuzun yanında olduğunuz hâlde ona ulaşamadığınızı hissediyorsunuz. Bir süre sonra yeniden uykuya dalıyor. Sabah olduğunda ise gece yaşananları hatırlamıyor.

Ebeveynin zihninde aynı soru kalıyor: Çocuğum o gece ne yaşadı?

Bu tablo, okul öncesi dönemde görülebilen uyku terörünü düşündürebilir. Ancak yaşanan her gece ağlama atağını uyku terörü olarak değerlendirmek doğru değildir.

Çocuk Uyanmış Gibi Görünürken Aslında Ne Yaşar?

Uyku terörü, uyku sırasında ortaya çıkan parasomnilerden biridir. Genellikle gecenin ilk bölümünde, derin NREM uykusundan tam olmayan bir uyanma sırasında görülür. Çocuk çığlık atabilir, terleyebilir, hızlı nefes alabilir, yoğun korku içindeymiş gibi görünebilir ve çevresindeki kişilere karşı tepkisiz kalabilir. Bu sırada tam olarak uyanık olmadığı için ebeveynini tanımakta veya onunla anlamlı bir etkileşim kurmakta zorlanabilir.

Burada belirleyici olan nokta şudur: Çocuk, dışarıdan uyanmış gibi görünse de uyku ile uyanıklık arasında bir durum yaşıyor olabilir. Bu nedenle uyku terörü, kâbusla aynı şey değildir. Kâbus gören çocuk genellikle uyanır, gördüğü rüyadan korkabilir ve teselli arayabilir. Uyku teröründe ise çocuk çoğu zaman tam olarak uyanmaz ve sabah olayı hatırlamaz.

Bu durumun temelinde, beynin uyku ve uyanıklık süreçleri arasındaki geçişin tamamlanamaması bulunur. Çocuğun bedeni yoğun bir uyanıklık tepkisi gösterirken farkındalığı ve çevresiyle etkileşimi sınırlı kalabilir. Dolayısıyla gözlerin açık olması, çocuğun bütünüyle uyanık olduğu anlamına gelmez.

Her Gece Yaşanan Korku, Psikolojik Bir Sorun mu?

Uyku terörünü doğrudan travmaya, kaygıya veya aile içindeki bir soruna bağlamak bilimsel açıdan doğru değildir. Uyku-uyanıklık geçişlerinin düzenlenmesi, gelişimsel özellikler ve ailesel yatkınlık bu tabloda rol oynayabilir. Uykusuzluk, ateşli hastalıklar ve bazı uyku sorunları da atakları kolaylaştırabilir.

Bununla birlikte, uyku terörünün sıklığı ile çocuklardaki duygusal ve davranışsal güçlükler arasında ilişki bildiren araştırmalar vardır. Örneğin Laganière ve arkadaşlarının 2022 yılında yayımlanan boylamsal çalışması, erken çocukluk döneminde daha sık uyku terörü yaşayan çocuklarda ilerleyen değerlendirmelerde bazı içe yönelim sorunlarının daha fazla görülebildiğini ortaya koymuştur.

Ancak bir ilişki bulunması, uyku terörünün mutlaka psikolojik bir sorundan kaynaklandığını veya tek başına bir ruhsal bozukluğa işaret ettiğini göstermez. Burada yapılması gereken, çocuğu bir belirti üzerinden etiketlemek değil; uyku düzenini, gelişimini ve gündüz yaşantısını bir bütün olarak değerlendirmektir.

Özellikle okul öncesi dönemde uyku saatlerinin düzensizliği, gün içinde yaşanan yoğun uyarılma ve yeterince dinlenememe gibi etkenler dikkate alınmalıdır. Çocuğun uyku öncesi rutini, gece uyanmalarının zamanı ve sıklığı ile gündüz davranışları birlikte gözlemlendiğinde daha anlamlı bir değerlendirme yapılabilir.

Çocuğu Teselli Edemediğimizde Ne Yapmalıyız?

Ebeveynin ilk refleksi çocuğu uyandırmak, sıkıca sarılmak veya neden korktuğunu anlamaya çalışmak olabilir. Oysa uyku terörü sırasında çocuğu zorla uyandırmaya çalışmak ya da fiziksel olarak kısıtlamak yerine sakin kalmak, çevresini güvenli hâle getirmek ve atağın kendiliğinden sonlanmasını beklemek daha uygundur.

Keskin ve sert eşyaları uzaklaştırmak, düşme riskini azaltmak ve çocuğun kendisine zarar vermesini önlemek önceliklidir. Atak sona erdiğinde olağan uyku rutinine dönülebilir. Çocuğa sabah yaşamadığı bir olayı hatırlaması için baskı yapılmamalıdır.

Ataklar sıklaşıyor, uzun sürüyor, yaralanmaya yol açıyor veya gündüz işlevselliğini etkiliyorsa çocuk doktorundan değerlendirme alınmalıdır. Özellikle hareketlerin her seferinde aynı biçimde tekrarlanması ya da farklı nörolojik belirtilerin eşlik etmesi durumunda başka nedenlerin dışlanması önemlidir.

Bazen En Çok Ebeveynin Yardıma İhtiyacı Vardır

Çocuğunun korktuğunu düşünen bir ebeveyn için hiçbir şey yapamamak, yoğun bir çaresizlik yaratabilir. Çocuğun ağlamasını durduramamak, onu sakinleştirememek ve neden böyle davrandığını anlayamamak, ebeveynin kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir. Ancak bu sırada çocuğun teselliye yanıt vermemesi, ebeveynin yanlış davrandığını veya çocukla arasındaki bağın zayıf olduğunu göstermez.

Ebeveynliğin önemli bir parçası, ne zaman müdahale edeceğini ve ne zaman güvenli bir biçimde bekleyeceğini öğrenmektir. Her ağlamayı durdurmak, her duyguyu hemen çözmek mümkün değildir. Bazen çocuğun ihtiyacı, yetişkinin kaygıyla harekete geçmesi değil, sakinliğini koruyarak güvenli bir ortam sağlamasıdır.

Uyku terörü yaşayan çocuk, her zaman bilinçli olarak korku deneyimleyen ve yardım bekleyen bir çocuk değildir. Bazen ihtiyaç duyduğu şey, onu zorla uyandırmak değil, bedeninin uykuya geçişini güvenli biçimde tamamlamasına izin vermektir.

Çocuğun gece yaşadığı her olayın psikolojik bir anlamı olmak zorunda değildir. Ancak tekrarlayan belirtileri dikkatle gözlemlemek, çocuğun bütüncül gelişimini önemsemek ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmak gerekir.

Çünkü çocuğu anlamak, her zaman onun yaşadığı her şeyi yorumlamakla değil; ne yaşadığını doğru değerlendirmekle başlar.

Kaynakça

  • Laganière, C. ve ark. (2022). Sleep terrors in early childhood and associated emotional–behavioral problems. Journal of Clinical Sleep Medicine, 18(9), 2253–2260. Araştırmanın tam metni American Academy of Pediatrics. Nightmares, Night Terrors & Sleepwalking in Children: How Parents Can Help. Ebeveynler için klinik rehber
  • Leung, A. K. C. ve ark. (2019). Sleep Terrors: An Updated Review. Bilimsel derleme
Yağmur Erdal Yağmur Erdal
Yağmur Erdal, Psikoloji alanında lisans eğitimini İngilizce olarak tamamlamış ve klinik, nöropsikoloji ve gelişim psikolojisi alanında oldukça deneyime sahiptir. Erdal, özellikle özel eğitim ve klinik alanda uzmanlaşmış ve bütüncül bir terapi modelini benimsemiştir. Aynı zamanda, uluslararası eğitim platformunda yazıları bulunmaktadır. Bireylerin değişim ve dönüşüm serüveninde onlara yoldaşlık etmek ve Psikoloji bilimi için araştırmalar yapmak ve içerik üretmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
Psikolog Rehberi Psikolog · Etimesgut, Ankara · Yüz yüze ve online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!