Pazar, Ağustos 16, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KADINLARIN ÖNÜNDEKİ GÖRÜNMEZ ENGELLER: CAM TAVAN VE KRALİÇE ARI SENDROMU

“Kadınlar beceriksizdir”, “Kadınlar işten anlamaz, sadece evle ilgilenmelidir.” gibi ifadeleri hem geçmişten günümüze birçok düşünürde hem de günlük hayatımızda sıkça görmekteyiz. Bu düşüncelerin beraberinde getirdiği davranışlara da tanık oluyoruz. Peki kadınlar gerçekten bazı alanlardan anlamıyor mu, yoksa bu düşüncelerin hâkim olduğu bir toplumda kendilerini geliştirmelerine fırsat mı verilmiyor?

Öncelikle spor alanındaki örneklere bakalım. Kadınların spordaki yeri çoğu zaman voleybolla sınırlandırılırken diğer sporlar erkek sporu olarak görülmektedir. Oysa sporda başarı, erken yaşta başlayan ilgi, çalışma ve fırsatlarla gelişir. Küçük bir erkek çocuğunun futbola ilgi göstermesi durumunda ailesi tarafından bir futbol kulübüne yönlendirilmesi oldukça sıradandır. Kız çocuklarında ise aynı fırsat çoğu zaman sunulmaz. Onlara daha çok bebek, mutfak eşyaları gibi geleneksel olarak “kız oyuncakları” kabul edilen oyuncaklar verilir.

Bir kız çocuğu futbola ilgi duyduğunda ise “Sen kızsın, futbol oynayamazsın.”, “Futbol erkek işidir.” veya “Futbol yerine voleybol oyna.” gibi ifadelerle karşılaşabilir. Böylece belki de başarılı olabilecek bir çocuğun kendini geliştirmesinin önü daha en başından kesilir. Buradan şu soru ortaya çıkar: Kadınlar futboldan gerçekten anlamıyor mu, yoksa fırsat verilmediği için kadın futbolu yeterince gelişemiyor mu?

Spor alanında kendini gösteren kadınlar, yalnızca başarılarıyla değil, fiziksel görünümleriyle de gündeme getirilebilmektedir. Kadın sporcuların başarılarından çok güzellikleri, bedenleri veya giyimleri üzerinden değerlendirilmesi, spor alanındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir başka göstergesidir (Akkaya ve Kaplan, 2014). Benzer durum iş hayatında da görülmektedir.

“Cam tavan” kavramı, kadınların çalıştıkları kurumlarda yükselmek istediklerinde karşılaştıkları ve üst pozisyonlara ulaşmalarını engelleyen görünmez bariyerleri ifade eder (Akbaş ve Korkmaz, 2017). Bu engellerin temelinde toplumsal cinsiyet rolleri önemli bir yere sahiptir. Kadınların ev işleri ve çocuk bakımından sorumlu görülmesi, erkeklerin ise yönetici ve karar verici rollerle ilişkilendirilmesi bu rollerin başında gelir.

AÇEV’in (2018) toplumsal cinsiyet rollerini inceleyen çalışmasında “kamuda yönetici” ifadesinin erkek çocuklarıyla, “öğretmen” ifadesinin ise kız çocuklarıyla ilişkilendirildiği görülmüştür. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinin daha çocukluk döneminden itibaren bireylerin meslek algılarını şekillendirdiğini göstermektedir. Böyle bir ortamda kadınların kendilerini yönetici olarak görmemesi, erkeklerin ise üst düzey pozisyonlarda daha fazla yer alması şaşırtıcı değildir. Aynı zamanda erkek egemen yapı, üst pozisyonlara yine erkeklerin getirilmesini destekleyerek bu döngünün devam etmesine neden olur.

Ancak iş hayatındaki engelleri yalnızca erkeklerin oluşturduğunu söylemek de mümkün değildir. Bunun önemli örneklerinden biri “kraliçe arı sendromu”dur. Bu kavram, erkek egemen iş düzenini benimseyen ve kadın çalışanlara karşı mesafeli veya olumsuz tutum sergileyen kadınları ifade etmek için kullanılmaktadır. Güç ihtiyacı, otoriteyi koruma isteği, kıskançlık ve kişinin geçmişte yaşadığı zorlukları başkalarına da yaşatma eğilimi bu durumun nedenleri arasında gösterilmektedir (Özkan, 2020).

Sonuç olarak, kadınların iş hayatında karşılaştıkları engeller yalnızca bireysel tutumlardan değil, çocukluktan itibaren öğrenilen toplumsal cinsiyet rollerinden ve erkek egemen çalışma düzeninden kaynaklanmaktadır. Cam tavan, kadınların yükselmesini engelleyen görünmez sınırları ortaya koyarken; kraliçe arı sendromu, bu düzenin kadınlar tarafından da benimsenebildiğini göstermektedir. Bu nedenle kadınların çalışma hayatında eşit fırsatlara ulaşabilmesi için yalnızca kadınların çabası yeterli değildir. Toplumsal cinsiyet kalıplarının sorgulanması, kadınların birbirini desteklemesi ve kurumlarda eşitlikçi bir çalışma kültürünün oluşturulması gerekmektedir. Ancak bu şekilde kadınların önündeki görünmez engeller ortadan kaldırılabilir ve başarıları cinsiyetlerinden bağımsız olarak değerlendirilebilir.

Kaynakça

  • Akbaş, G., & Korkmaz, L. (2017). Kadın Yöneticiler: Görünmez Engellerin Gölgesinde Yükselme Çabası. İş Ve İnsan Dergisi, 4(2), 73-86.
  • Akkaya, C., & Kaplan, Y. (2015). Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Spor Medyasında Kadın. International Journal of Sport Culture and Science, 2(Special Issue 2), 177-182.
  • Özkan, E. (2020). Cinsiyete Dayalı Mesleki Ayrımcılık: Cam Tavan ve Kraliçe Arı Sendromu. Sosyolojik Düşün, 5(2), 127-138.
Nihal Hazinedar
Nihal Hazinedar
Adnan Menderes Üniversitesi psikoloji bölümünü çok severek okudum. Şu an bir özel eğitim kurumunda öğretmenlik yapıyorum. Özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin deneyimleri hakkında çalışıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar