Bir arkadaşınız size yaşadığı bir olayı anlatıyor. Daha hikâyenin tamamını dinlemeden “Ben olsam bunu asla yapmazdım.” diyorsunuz. Bir tartışmanın ardından karşınızdaki kişinin neden böyle davrandığını anlamaya çalışırken, aslında kendi yaşantılarınızdan yola çıkarak onun davranışına bir anlam yüklüyorsunuz. Ya da sizin için oldukça açık olan bir durumun neden başka biri tarafından anlaşılmadığını düşünüyorsunuz.
Gündelik yaşamda bunlar oldukça sıradan deneyimler. Fakat burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor: Karşımızdaki kişiyi gerçekten onun bulunduğu yerden mi anlamaya çalışıyoruz, yoksa fark etmeden kendi penceremizden mi bakıyoruz?
Benmerkezcilik denildiğinde çoğunlukla çocukluk dönemi akla gelir. Ancak güncel psikoloji araştırmaları, yetişkinlerin de başkalarının düşüncelerini, duygularını ve bakış açılarını anlamaya çalışırken kendi bilgi ve deneyimlerinden hareket edebildiğini gösteriyor. Bu durum benmerkezci yanlılık ya da benmerkezci zihinselleştirme olarak ele alınıyor (Todd ve Tamir, 2024). Araştırmacılara göre kişi, başkasının zihnini anlamaya çalışırken çoğu zaman kendi zihnini bir başlangıç noktası olarak kullanıyor. Ancak bu başlangıç noktası, kişinin mutlaka orada kalacağı anlamına gelmiyor.
Benmerkezcilik bencillik değildir. Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Yetişkinlikte benmerkezcilikten söz etmek, kişinin yalnızca kendisini düşündüğü, başkalarını önemsemediği veya bencil bir kişiliğe sahip olduğu anlamına gelmez.
Benmerkezci yanlılık daha incelikli bir durumdur. Kendi düşüncemizin, bilgimizin ve deneyimimizin zihnimizde zaten hazır bulunması, başka birinin dünyasını anlamaya çalışırken başlangıçta kendi perspektifimize yaslanmamıza neden olabilir.
Örneğin bir konuda oldukça deneyimli olduğunuzu düşünelim. Karşınızdaki kişinin konu hakkında sizin kadar bilgi sahibi olmadığını bilseniz bile, bazı ayrıntıları onun da bildiğini varsayabilirsiniz. Benzer biçimde, sizin için önemli olmayan bir olayın başka biri için neden bu kadar etkileyici olduğunu anlamakta zorlanabilirsiniz.
2024 yılında yayımlanan bir araştırmada yetişkinlerin, başka bir kişinin yanlış inancını değerlendirmeleri sırasında kendi bilgilerinin etkisinin incelenmesi, bu sürecin sanıldığı kadar basit olmadığını ortaya koymuştur. Bulgular, yetişkinlerin başkasının inancını değerlendirirken kendi bilgilerinden etkilenebildiğine ilişkin daha karmaşık bir tabloya işaret etmektedir (O’Connor ve ark., 2024).
“Ben olsam…” cümlesi nerede başlıyor, nerede bitiyor?
Belki de yetişkinlikte benmerkezci yanlılığı en kolay fark edebileceğimiz ifadelerden biri “Ben olsam…” cümlesidir.
“Ben olsam bunu kafama takmazdım.”
“Ben olsam ona cevap verirdim.”
“Ben onun yerinde olsam çoktan ayrılmıştım.”
Bu cümlelerin kendisi yanlış değildir. Kendi deneyimimizi paylaşmak bazen karşımızdaki kişiye yardımcı da olabilir. Ancak burada önemli olan, kendi deneyimimizi karşımızdakini anlamak için bir ipucu olarak mı kullandığımız, yoksa onun deneyiminin yerine mi koyduğumuzdur.
Çünkü “Ben olsam ne hissederdim?” ile “O şu anda ne hissediyor?” aynı soru değildir. Bir kişinin yaşadığı olay bizim başımıza geldiğinde nasıl hissedeceğimiz, onun aynı olay karşısında ne hissettiğini kesin olarak göstermez. Geçmiş deneyimlerimiz, değerlerimiz, kişiliğimiz ve içinde bulunduğumuz koşullar farklı olabilir.
Bu nedenle gerçek anlamda perspektif almak, yalnızca kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koymak değildir. Aynı zamanda “Benim deneyimim onun deneyimiyle aynı olmayabilir.” diyebilmektir.
Duygular da bakış açımızı etkileyebilir. Perspektif alma yalnızca bilişsel bir süreç değildir; içinde bulunduğumuz duygusal durum da başkalarını nasıl anlamlandırdığımızı etkileyebilir.
Surtees ve ark. (2024), özellikle belirsizlik ve kaygının zihinselleştirme süreçleriyle ilişkisini incelemiş ve kaygının başkalarının zihinsel durumlarını anlamlandırma biçimini etkileyebileceğine dikkat çekmiştir. Belirsizlik arttığında kişi, karşısındaki insanın ne düşündüğünü anlamaya çalışırken kendi deneyimine daha fazla dayanabilir.
Bu durum günlük ilişkilerde de karşımıza çıkabilir. Örneğin bir mesajımıza yanıt gelmediğinde “Kesin bana kızdı.” diye düşünmek, karşımızdaki kişinin gerçek düşüncesini bilmekten çok, belirsiz bir durumu kendi zihnimizden tamamlamak olabilir.
Oysa aynı davranışın arkasında yoğunluk, unutkanlık, yorgunluk veya bambaşka bir durum bulunabilir.
Peki kendi penceremizden çıkmak mümkün mü?
Güncel araştırmaların önemli mesajlarından biri, benmerkezci yanlılığın tamamen değişmez bir özellik olmadığıdır. Samuel ve ark. (2025), perspektif alma sırasında kişinin kendi bakış açısına dayalı yanlılığının belirli koşullarda azaltılabileceğini göstermiştir. Araştırmada farklı perspektifleri ayırt etmeye yönelik deneyimin, sonraki görevlerde kişinin benmerkezci eğilimini azaltabildiği görülmüştür. Bu bulgu, perspektif almanın esnek bir süreç olabileceğine işaret etmektedir.
Bu nedenle günlük yaşamda küçük bir duraklama bile önemli olabilir. Birisi bize yaşadığı bir problemi anlattığında hemen “Ben olsam…” demek yerine;
“O bu durumu nasıl görüyor olabilir?”
“Benim bilmediğim ne var?”
“Onun yaşadığı deneyim benimkinden hangi yönleriyle farklı?”
diye sormak, kendi bakış açımızla karşımızdaki kişinin bakış açısı arasındaki farkı görmemize yardımcı olabilir. Belki de yetişkinlikte olgunlaşmanın önemli parçalarından biri, kendi bakış açımızdan vazgeçmek değil; kendi bakış açımızın tek mümkün bakış açısı olmadığını fark etmektir.
Çünkü bir başkasını anlamak, onun yerine geçmek anlamına gelmez. Kendi penceremizden bakarken, karşımızdaki insanın dünyasında aynı manzaranın bulunmayabileceğini kabul etmek anlamına gelir.
Ve belki de sağlıklı ilişkilerde en değerli cümlelerden biri oldukça basittir: “Ben böyle görüyorum. Peki, sen nasıl görüyorsun?”
Kaynakça
- Fjaellingsdal, T. G., Döhr, K., Zschoche, G., & Krämer, U. M. (2025). Advancing the measurement of affective self-other distinction: A novel paradigm to measure intra- and inter-individual differences in emotional biases. Acta Psychologica, 261, 105840. https://doi.org/10.1016/j.actpsy.2025.105840
- Montgomery, D. E., Tompkins, V., & Feng, X. (2024). The theory of mind construct in adulthood: Perspective taking in relation to language and executive function. Frontiers in Psychology, 15, 1435685. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2024.1435685
- O’Connor, R. J., Lucas, A. P., & Riggs, K. J. (2024). Rethinking egocentric bias: A computer mouse-tracking study of adult belief processing. Journal of Experimental Psychology: General, 153(2), 307–327. https://doi.org/10.1037/xge0001485
- Samuel, S., Cole, G. G., Eacott, M. J., & Edwardson, R. (2025). How to eliminate (and even reverse) egocentric bias in perspective taking. Quarterly Journal of Experimental Psychology, 79(2), 338–354. https://doi.org/10.1177/17470218251341289
- Surtees, A. D. R., Briscoe, H., & Todd, A. R. (2024). Anxiety and mentalizing: Uncertainty as a driver of egocentrism. Current Directions in Psychological Science, 33(2), 100–107. https://doi.org/10.1177/09637214231217314
- Todd, A. R., & Tamir, D. I. (2024). Factors that amplify and attenuate egocentric mentalizing. Nature Reviews Psychology, 3, 164–180. https://doi.org/10.1038/s44159-024-00277-1

