ZEHİRLİ SARMAŞIKLAR ARDINDA:TOKSİK İLİŞKİLERDEN ARINMAK
SARMAŞIĞIN GÖLGESİ: Hayatımızda farkında olmadan pek çok yerde soluklanır ve dinleniriz. Genelde de gözümüze hep gölgelikler takılır. Nerede bir gölge görsek sığınmak altında soluklanmak isteriz. Halbuki dinlendiğimiz bazı yerlerde sarmaşıklar vardır ama bizler o gölgenin dinlendiriciliğine öyle bir kapılırız ki az sonra ayağımıza takılabilecek olan sarmaşıkları göremeyiz. Hayatın içerisinde de böyle zamanlar vardır. En başta hoşnutlukla kurduğumuz ilişkilerde aralıklı olarak karşımıza çıkan ve bizi içten içe yoran ama serinliğinde de dinlendiğimiz kişiler olur. İlişkilerin başında her şey tatlı tatlı ilerliyormuş gibi gözükür, halbuki ufak tefek olan taşlar barizdir de biz sadece ayağımıza takılmasını bekliyormuşçasına zamanımızı tüketiriz.
HAYATIMDA NE KADAR VARIM?
Zaman zaman yaşantımıza baktığımızda ne kadar kendimiz olduğunu hissedebiliriz? En son ne zaman tam anlamıyla isteklerimizi ve beğenilerimizi kendimize göre şekillendirdik? Bunları düşününce aslında kendimize karşı ne kadar gerçekçi olduğumuzu görebiliriz, çünkü en zor şey hayatta insanın kendisiyle yüzleşmesidir. Bazı zamanlar bu yüzleşme bir olay içerisinde aniden zihnimizde belirirken, bazı zamanlarsa farkındalıkla birlikte uzun düşüncelerin sonucunda kendimizle yüzleşiriz. Duygusal olarak yüzleşme ne kadar da zor gözükse de bir şekilde kendimizi bulmak ve keşfetmek, bir o kadar ‘Ben Varım’ bilincini zihnimizde canlandırır.
Hayatın içerisinde genellikle kendi isteklerimizi şekillendirmemizin karşısında oluşan engeller, çocukluğumuzdan beri üzerimize bir kıyafet gibi giydirilen süslü kelimelerdir. Örneğin; uslu çocuk, başarılı öğrenci… Halbuki hayatta bu gibi ifadeler bizlerin yanlış bir açıdan bakıp kendimizi tam anlamıyla yorumlayamamıza sebep olur. Kendi hayatımızın ne kadarında varız, önce bunu biraz düşünmeli ve ona göre yaşamalıyız ki kendi isteklerimizin tam anlamıyla farkında olalım.
NEDEN KENDİ HAYATIMIZDA TAM OLARAK VAR OLAMIYORUZ?
Hayatımızın içerisinde pek çok durumdan dolayı kendimiz gibi olamıyoruz. Herkes kendi bedeninde yaşarken neden kendinden izler taşıyamıyor? Sıklıkla gözlemlediğim bir husus var ki insan kendini bulmak için maruz kalmaya çalışması gerekiyormuş. Hayatın içerisinde deneyimlediklerimiz arasından seçimler yapıyoruz. Kendimizin bir sonraki versiyonu için her gün bir önceki güne göre bir adım atmaya gayret ediyoruz. Bahsettiğim bu belirgin farkları en çok çocukluk dönemimizde deneme-yanılma yoluyla yaparak ve yaşayarak öğrenme kısmında ediniyoruz aslında.
ZAMANLA BİZİ SARAN SARMAŞIKLAR
En son hayatınıza aldığınız ilişkilerde seçimlerinizi nasıl yaptığınızı hatırlıyor musunuz? Ya da aniden kurulan arkadaşlıklarınızın nasıl şekilleneceğini? Günümüzdeki çeşitli alanlarda kurduğumuz ilişkilerde bazen farkında olmadan kendi sınırlarımızı ihlal eden davranışlarla karşılaşabiliriz. Böylesine hayatımızı etkileyecek davranışlar farkında olmasak da bir süre sonra tıpkı bir zehirli sarmaşık gibi bizleri etkisi altına alır. Hayatımıza kısa süreli etkilerle müdahale olan ya da ciddi bağlılıklarla ilişkiler kurup sonra bir anda ayrılan ve bizi birbirimizle bırakan kişiler olur. Bu kişiler bahsettiğim üzere zehirli birer sarmaşık gibi insanı çevreler. Siz sanarsınız ki ilişkimiz doğru düzgün bir seyir çerçevesinde gidiyor ama bir bakarsınız ki ansızın dışlanma, manipülasyon ya da farklı psikolojik belirtiler olan durumlarla karşılaşabilirsiniz. İlişkilerde sağlıklı bir ilişki kurabilmeniz için hayatınızın başrolü olduğunuzu ve hayatınızın merkezine siz isterseniz insanların dahil olabileceğini unutmayın.
Ez cümle; umuyorum ki bu hayatta her birimiz kendimizle barıştığımız zaman hayatımıza gelen insanlara hoş geldin, gidenlere de hoşça kal demeyi öğrenebileceğiz.


