Günlük Hayatımızdaki Görünmez Senaryolar: Şema Terapi Bize Ne Söylüyor?
Hayatınızda bazı olayların sürekli olarak tekrar ettiğini, adeta görünmez bir senaryonun içinde aynı rolü defalarca oynadığınızı hissettiğiniz oldu mu? "Neden hep aynı tarz ilişkiler beni buluyor?", "Neden ne yaparsam yapayım kendimi yeterince iyi hissedemiyorum?" veya "Neden her şeyin kusursuz olması gerektiğine bu kadar derinden inanıyorum?" gibi sorular zaman zaman zihninizi meşgul edebilir. Psikoloji literatüründe bu tekrarlayan yaşam örüntüleri tesadüf olarak değerlendirilmez. Hayatımızın arka planında sessizce çalışan ve adeta otomatik pilota bağlanmış gibi kararlarımızı, ilişkilerimizi ve tepkilerimizi yöneten bu görünmez senaryolar, Şema Terapi yaklaşımında "şemalarımız" olarak adlandırılır. Peki, çocukluk yıllarımızda yazılan bu senaryoları fark edip kalemi yeniden elimize almamız mümkün mü?
Bir şemanın temelini anlamak için öncelikle çocukluğumuza, yani zihnimizin dünyaya dair ilk haritaları oluşturduğu o kritik döneme dönmemiz gerekir. Şema Terapi'nin kurucusu Jeffrey Young'a göre, her çocuğun doğuştan gelen beş temel duygusal ihtiyacı vardır: Başkalarına güvenli bağlanma (güvenlik, istikrar, bakım ve kabul), özerklik ve yetkinlik, duyguları ve ihtiyaçları özgürce ifade edebilme, kendiliğindenlik ve oyun, son olarak da gerçekçi sınırlar ve özdenetim. Bu evrensel ihtiyaçlar ebeveynlerimiz, bakım verenlerimiz veya çevremiz tarafından yeterince karşılanmadığında, tutarsızca sunulduğunda ya da tam tersine aşırı düzeyde karşılandığında, zihnimiz hayatta kalabilmek ve dünyayı anlamlandırabilmek için kalıcı inanç örüntüleri oluşturur. Şemaları, dünyaya bakarken gözümüze taktığımız ve bir daha hiç çıkarmadığımız renkli, bazen de epeyce çizilmiş gözlüklere benzetebiliriz. Eğer çocuklukta taktığımız bu gözlük "tehlike ve güvensizlik" rengindeyse, yetişkinlikte girdiğimiz en güvenli ortamlarda bile beynimiz olası tehditleri aramaya devam eder.
Günlük hayatta yaşadığımız yoğun, ani ve çoğu zaman mevcut duruma orantısız görünen duygusal tepkiler, genellikle bu şemaların tetiklenmesinin bir sonucudur. Örneğin, partnerinizden beklediğiniz mesaja saatlerce yanıt alamadığınızı düşünün. Sağlıklı bir yetişkin zihni bu durumu "Muhtemelen çok meşgul, toplantıda veya şarjı bitti" şeklinde rasyonel bir temele oturtabilir. Ancak erken dönemde Terk Edilme şeması geliştirmiş biri için o yanıtsız ekran, sadece bir iletişim kopukluğu değil; geçmişteki yalnız bırakılma, unutulma ve göz ardı edilme anılarının kapısını kırarak açan bir krizdir. O an yaşanan yoğun kaygı ve panik sadece o mesaja değil, yıllar öncesinden gelen derin bir terk edilme korkusuna aittir. Benzer şekilde, iş yerinde yöneticisinden aldığı ufak ve yapıcı bir eleştiriyi günlerce zihninde büyüterek uykularını kaçıran birinin arka planında büyük ihtimalle Kusurluluk veya Yüksek Standartlar şeması çalışmaktadır. Eleştiri, kişinin kendi içindeki "Ben zaten yeterince iyi değilim, sevilmeye layık değilim" inancını doğrulamış ve içindeki o incinmiş, kırılgan çocuğu derinden sarsmıştır.
Şemalar tetiklendiğinde içimizde uyanan bu savunmasız ve acı çeken tarafa "İncinebilir Çocuk" modu denir. Zihnimiz, bizi bu çocuğun yaşadığı yoğun acıdan ve içsel eleştirmenimizin (Cezalandırıcı veya Talepkar Ebeveyn modunun) acımasız yargılarından korumak için üç farklı savunma mekanizması, yani başa çıkma stratejisi geliştirir. Bazılarımız şemaya tamamen teslim olur; değersiz olduğuna inanıyorsa kendisine değersiz hissettirecek partnerleri, arkadaşları veya iş ortamlarını bularak şemasının tanıdık acısını yeniden üretir. Bazılarımız şemanın tetikleneceği her türlü durumdan kaçınır; reddedilme veya başarısızlık korkusuyla hiçbir yakın ilişkiye adım atmaz, potansiyelini gösterebileceği projelerden uzak durarak kendini "güvenli" ama kısıtlı bir alana hapseder. Bazılarımız ise şemayı aşırı telafi etme yoluna gider; içindeki yetersizlik veya zayıflık hissini bastırmak için aşırı mükemmeliyetçi, kontrolcü veya başkalarını ezen bir tutum sergileyerek "Ben güçlüyüm, kimseye ihtiyacım yok ve kusursuzum" maskesi takar. Ancak bu stratejilerin hiçbiri şemayı iyileştirmez, aksine onun köklerini hayatımızın tam merkezine daha da derinlemesine salmasına neden olur.
Bu görünmez senaryolardan özgürleşmenin ilk adımı, şemalarımızı ve onların yarattığı modları yargılamadan, şefkatle fark edebilmektir. Yetişkin hayatınızda size zarar veren, ilişkilerinizi sabote eden bu inanç kalıpları, aslında bir zamanlar küçük bir çocuğun zorlu, karmaşık veya duygusal olarak yoksun bırakıcı koşullarda hayatta kalmak için bulabildiği tek çözüm yoluydu. Şemalarımızla savaşmak, onlardan nefret etmek veya kendimizi suçlamak yerine, onları geçmişin bir yadigarı olarak anlamaya çalışmak değişimin kapısını aralar. Terapötik süreç; bilişsel yeniden yapılandırma, davranışsal adımlar ve özellikle "imajinasyon (hayal etme) ile yeniden senaryolaştırma" gibi yaşantısal teknikler kullanarak içimizdeki o incinmiş çocukla yeniden temas kurmamıza olanak tanır. O çocuğa zamanında verilmeyen şefkati, korumayı ve güvenliği bugün kendi kendimize sunmayı öğreniriz. İçimizdeki Sağlıklı Yetişkin sesini, yani bizi anlayan, ihtiyaçlarımızı gözetip sınırlarımızı çizebilen yanımızı ne kadar güçlendirirsek, şemaların o yıkıcı fısıltıları da o kadar kısılır.
Geçmişte yaşadıklarımızı, bize nasıl davranıldığını, hangi eksikliklerle büyüdüğümüzü veya çocukluk sahnemizin dekorunu değiştiremeyiz. Ancak bugün o deneyimlere vereceğimiz tepkileri, hayatımıza alacağımız insanları, kuracağımız ilişkilerin dinamiğini ve en önemlisi kendimize duyduğumuz saygıyı baştan inşa etme gücüne sahibiz. Görünmez senaryoların sayfalarını çevirip kendi hikayemizin farkına vardığımızda, hayatımızın yönetmeni yeniden biz oluruz.
Kaynakça
- Young, J. E., & Klosko, J. S. (2015). Hayatı Yeniden Keşfedin (Çev. E. Ö. Demir). Psikonet Yayınları.
- Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2013). Şema Terapi: Uygulayıcının Rehberi (Çev. T. V. Soylu). Litera Yayıncılık.
- Rafaeli, E., Bernstein, D. P., & Young, J. (2013). Şema Terapi: Ayırıcı Özellikler (Çev. H. İ. N. Şahin). Psikonet Yayınları.
- Arntz, A., & Jacob, G. (2013). Şema Terapi Uygulamaları: Giriş Niteliğinde Bir Kılavuz (Çev. M. İ. C. Ercan). Psikonet Yayınları.


