Psikolog BulŞehrinde bir uzman

MAYIN TARLASINDA EBEVEYNLİK: Ebeveyn Tükenmişliği ile Çocuğu Yük Görmek Arasındaki İnce Çizgi

Esra Taşkın Yazar: Esra Taşkın
4 dk.okuma süresi
MAYIN TARLASINDA EBEVEYNLİK: Ebeveyn Tükenmişliği ile Çocuğu Yük Görmek Arasındaki İnce Çizgi

İş yerinde yaşanan tükenmişlik sendromu yıllardır literatürün ve modern dünyanın en çok tartışılan konularından biri; mesai biter, kapı kapanır ve insan nefes alır. Peki ya mesai saati asla bitmeyen, tatili, izni veya 'istifa etme' lüksü olmayan bir mesleğe hapsolsaydınız? Psikiyatri literatürüne yeni giren ama milyonlarca evin içinde sessizce patlayan ebeveyn tükenmişliği tam da böyle bir şey. Sevgiyle nefretin, fedakârlıkla tükenmişliğin aynı anda var olabildiği bu görünmez hapishane; sadece ebeveynin ruh sağlığını etkilemekle kalmıyor, çocukla kurulan bağı ve hatta evin içindeki en temel biyolojik dengeyi bile altüst ediyor.

Ebeveyn stresi, ebeveynliğin doğasından gelen geçici ve yaygın bir tepkiyken; bu stresin kronikleşmesi ve başa çıkma kaynaklarını tüketmesi durumunda ortaya çıkan ebeveyn tükenmişliği klinik düzeyde bir sendroma dönüşmektedir.

Ebeveyn tükenmişliği birdenbire kendini göstermekten ziyade yavaş yavaş işleyen bir süreçtir; araştırmacılar bu süreci 3 aşama olarak sınıflandırmıştır: yoğun bitkinlik, duygusal uzaklaşma ve özgüven kaybı ile suçluluk.

Yoğun bitkinlik, mükemmeliyetçilik baskısıyla çocuğun tüm isteklerini yerine getirmeye çalışan ebeveynin fiziksel ve duygusal olarak tükenmeye başlamasıyla kendini gösterir. Bunu şu şekilde örneklendirebiliriz: sosyal medyanın kişilere yüklediği iyi bir ebeveyn üzüntüsünü, yorgunluğunu belli etmemeli ve her durumda mükemmel ebeveyn olma baskısı kişiyi bir noktada tüketmektedir. Kişi kendine kaliteli vakit ayırmakta zorlanır. Çocukla oyun oynamak bir görev haline gelmeden -yapılan her hamlede acaba bu benim çocuğumda psikolojik bir iz bırakır mı diye düşünmeden- önce bu keyifli bir ebeveyn-çocuk aktivitesi iken, zamanla adeta bir mayın tarlasında yürümeye döner. Tüm sorumluluk kişinin omuzlarında git gide daha da ağırlaşır. Ebeveyn her ne kadar saklamaya çalışsa da çocuk ebeveynindeki gerginliği ve yükü fark eder.

Duygusal uzaklaşma, artık bir zamanlar keyifli olan çocuk bakımının bir yüke dönüşmesi ve ebeveynin enerjisini korumak için çocuğundan duygusal olarak uzaklaşmasıyla devam eder. Ebeveyn için basit bir oyun oynama bile bir göreve döner ve böylelikle çocukla bağ kurulması gereken anda ebeveyn sadece bu sürecin bitmesini ve dinlenme vaktinin gelmesini bekler. Çocuk oyuna devam etmek istediğinde bu bir kaosun habercisi olabilir. Çocuklar uyur ve ebeveynler bir “oh” çeker; zamanla ebeveynlerin kendine ayırdığı rahat zaman çocuklardan bağımsızlaşmaya, hatta çocukların buna engel olduğu bir senaryoya evrilir. Bu da çocuk ile aile arasındaki güçlü duygusal bağların gevşemesine yol açar.

Özgüven kaybı ve suçluluk ise ebeveynlik etkililiğinin sorgulanması, tükenmişliğin getirdiği öfkeyle çocuğa karşı sert/şiddet içeren tutumların sergilenmesi ve ardından yoğun suçluluk/utanç duyulması ile kendini gösteren; bu sürecin sağlıksız ve tehlikeli olarak nitelendirebileceğimiz noktasıdır. Çocuğun istekleri için ısrar ettiği bir senaryoda ebeveyn artık sesini yükselterek reddetmeye başlar çünkü artık tükenmiştir.

Mikolajczak ve Rosyam’ın risk ve kaynaklar arasındaki denge kuramı perspektifinden bakıldığında tükenmişlik, bireylerin riskleri/talepleri ve kaynakları arasındaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Dezavantajlı gruptaki bir ebeveynden talep çok iken destekleyici kaynakları bu talepler karşısında yetersiz kalmaktadır. Ebeveyn hayatın her alanında en iyisini yapmak için çalışmaktadır; eve maddi kaynak getirmelidir, güçlü görünmelidir, eve gidip evi idare etmelidir, var ise iş yerindeki mobbinglere göğüs germelidir ve günün sonunda koruyucu kaynağı az ise hem psikolojik sağlığı darbe almaya hem de ebeveyn tükenmişliği sürecine girmeye başlaması sürpriz değildir. Tek ebeveyn olmak, kadın olmak, çok çocuk sahibi olmak, düşük gelir, mükemmeliyetçilik, kaygıya yatkınlık vb. risk faktörleri iken koruyucu kaynaklar bu etmenlerin negatif etkilerini minimize etmektedir. Partner desteği, gelir düzeyi, psikolojik sağlamlık vb. faktörler koruyucu kaynaklar arasında gösterilebilir.

Ebeveyn tükenmişliği sadece bu durumu yaşayan ebeveyn için değil, aile içindeki her fert için zor bir süreç olabilmektedir. Aile birbiriyle sürekli etkileşim halinde olan bir yapıdır ve tükenmişlik bu etkileşimlerdeki sorumluluk dengesizliğini kaynak alan bir süreç olduğundan ailedeki her bireyi etkileyebilir. Bu etkiler farklı kategorilerde kendini gösterebilir. Partnerler arasında dengelerden kaynaklı tartışmalar çıkabilir; aile içi iletişim zayıflayabilir. Uzun süreli stres hormonu salgılanması kaygı bozuklukları geliştirilmesine, klinik depresyona sebep olabilir. Tükenmişlik yaşayan ebeveyn duygu düzenlemede zorluklar yaşayabilir ve olumsuz duygular ile mücadele ederken yanlış stratejiler geliştirebilir; cezalandırıcı bir tutum sergileme, şiddet ve ihmal eğilimi artabilir.

Bu gibi sonuçlardan korunabilmek için koruyucu kaynaklara mümkün olduğunca hayatımızda yer vermelidir. Partnerler sorumlulukları bölüşmelidir ve açık iletişim içerisinde olmalıdır. Ebeveynlerin çocuklarıyla, birbirleriyle ve kendilerine ait kaliteli vakitleri olmalıdır. Ve unutmamalıdır ki her ebeveyn ve çocuğun yolculuğu kendine özel dinamiklere sahiptir. Mükemmel yoktur.

Görüşmek üzere;
Psikolog Esra TAŞKIN.

Kaynakça

  • Çakmak, S., & Arıkan, G. (2024). Tükenmişlikten ebeveyn tükenmişliğine: Bakım vermek nasıl bir yük haline gelir. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar–Current Approaches in Psychiatry, 16(1), 185-202.
Esra Taşkın Esra Taşkın
Ben Esra Taşkın, Balıkesir Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Özel bir kurumda kurum psikologu olarak görev yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca TÜBİTAK 2209-A projesi, lisans bitirme tezi, ve çeşitli pilot çalışmalar yaptım.
Psikolog Rehberi Psikolog · Kapaklı, Tekirdağ · Yüz yüze ve online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!