Sıfırdan bir birey yetiştirip topluma kazandırmak göründüğü kadar kolay değildir. Bireyin yetişirken her bakımdan yeterli ve özgüvenli büyümesi oldukça önemlidir ancak dikkat edilmesi gereken en kritik husus, dengede kalabilmektir.
Özgüven Adı Altında Tanınan Özgürlük ve Yol Açtığı Sınır İhlali
Herkes kendi sınırını gözetmekle mükellefken aynı zamanda bu sınırların genişleyerek başka insanların konfor alanı için tehlike arz etmediğinden emin olmakla da sorumludur. Ebeveyn, çocuğunun özgüvenli yetişmesini ister, bu isteminde oldukça da haklıdır ancak bir kesim ebeveyn, özgüven/sınır dengesinin dozunu iyi ayarlayamıyor. Özgüven adı altında sunulan özgürlük, başkasının sınırını ihlal ettiği anda çocuktaki gelişim eksikliği görülmeli ve bunun sonucunda ebeveyn, çocuğunun gelişimine zarar verme kaygısını bir kenara bırakıp yeri geldiğinde “Dur!” ikazını vermeyi bilmelidir. Böylece çocukta “Benim isteklerim var ama karşımdakinin de özgürlüğü ve sınırları var.” algısı şekillenir, bu da sağlıklı bir ego (gerçeklik ve mantığı temsil eder, hakem konumundadır) ve süperego (ahlak ve vicdanı temsil eder, yargıç konumundadır) dengesinin kurulmasına doğrudan yardımcı olur.
Ebeveynlerin Tutumlarının Çocuğun Gelişimine Yansımaları Nasıl Olur?
Herhangi bir düşüş yaşamasın diye haddinden fazla verilen övgü, çocukta sağlıklı bir özgüven oluşturmaz, aksine çocukta narsist kişilik özelliklerinin oluşmasına neden olabilir. Narsisizm; bir insanın kendini diğer her şeyden üstün ve mükemmel görmesi, her bakımdan kendine aşırı derecede hayranlık beslemesi ve herkesten ilgi beklemesi olarak tanımlanabilir. Narsist insanlar kendilerini her zaman haklı görürler, gelecek hiçbir eleştiriye açık değillerdir. Bu tutumla büyüyen çocuklar da daima kendilerini haklı görme ve insanları manipüle etme eğilimi gösterebilirler. Dweck’in (2007) "Övgünün Tehlikeleri ve Vaatleri" başlıklı çalışmasında vurguladığı gibi, ebeveynin aşırı ve yanlış övgüsü çocuğu ilerleyen zamanlarda kırılgan bir sabit zihniyete hapsedebilir, bir hata yaptığı takdirde dışarıdan çizilen mükemmel imajının bozulmasından korktuğu için onu risk alamayan birisine dönüştürebilir. Çünkü ailesi onu gelişim çağı boyunca ‘kusursuz ve her şeyi başarabilecek birisi’ başlıklı övgülerle büyütmüştür. Ailenin amacı özgüvenli bir birey yetiştirmekken yaptıkları kontrolsüz ve bilinçsiz övgüler, evlatlarının hata yapmaktan çekinen, yaptığı en ufak bir hatada bocalayıp kendini aptal gibi hisseden, içten içe başarısızlık korkusuyla dolu olduğu için risk almaktan kaçınan birisine dönüşmesine neden olur.
Bütün Engelleri Kaldırıp En Büyük Engeli Koyan Stil: Helikopter Ebeveynlik
Helikopter ebeveynlik stiline sahip anne-baba figürleri, adeta bir helikopter gibi çocuklarının çevresinde dönerek onların yoluna çıkan her türlü engeli kaldırıp onlara hiçbir iş yaptırmadan kolaylık sağladıklarını düşünürler. Ancak bu yaptıklarıyla çocuğun gelişimine en büyük zararı bizzat kendi elleriyle verdiklerinin farkında olmazlar. Bu tip ebeveynlerle büyüyen birey, beliren yetişkinlik döneminde (18-25 yaş aralığı) kendi başına bir iş başarma konusunda özgüvensizlik duyar, yetersiz hisseder. Zihnine “Nasıl olsa ailem benim için her şeyi yapıyor. Ben tek başıma hiçbir şeyi başaramam. Ben yetersizim, beceremem.” düşüncesi hâkimdir. Çünkü ailesi onun için her şeyi yapmıştır, kendi başına hiçbir iş becermesine ve gelişimi için gerekli olan o ‘başarı hissini’ tatmasına izin vermemişlerdir. Bireyin gelişim sürecinde oluşan bu tecrübesizliği onu geride bırakır. Böylece helikopter ebeveyn, çocuğuna zarar gelmesin diye her türlü engeli kaldırmasının sonucu olarak ilerleyen yaşlarda onun önüne ‘gelişimsel tecrübesizlik’ engelini bizzat kendi eliyle koymuş olur ve çocuğu özgüvenli yetişsin derken en büyük zararı kendisi vermiş olur. Sonuç olarak birey zamanında aşması gereken engelleri ebeveyninin tutumu yüzünden aşamadığı için sonrasında bu engele takılıp kalır ve özgüvenini toparlayamaz.
Denge Politikasının Sonucu: Bireyin Yaşam Boyu Sağlıklı Gelişimsel Dinamiği
Psikoloji ve nöropsikoloji, gelişim odaklı zihniyeti desteklemektedir. Daha önceden de belirtildiği üzere çocuk gelişiminde bir ebeveyn denge politikası gütmelidir. Bir olgunun fazla veya az ölçülerde sunulması, çocuğun ergenlik ve yetişkinlik zamanları için türlü olumsuzluklarla karşılaşmasına neden olacaktır. Her şey yeterli ve gerekli ölçüde verildiği takdirde bireyin doğumdan yetişkinliğe kadarki gelişim modeli sağlıklı bir şekilde yönetilebilir.
Kaynakça: Dweck, C. S. (2007). The perils and promises of praise. Educational Leadership, 65(2), 34–39.
Kaynakça
- Dweck, C. S. (2007). The perils and promises of praise. Educational Leadership, 65(2), 34–39.
