Pazartesi, Ağustos 17, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

“Hayır!” Dönemi: Çocuğunuz Size Karşı mı Geliyor, Yoksa Büyüyor mu?

“Montunu giyelim mi?” “Hayır!”

“Yemek yiyelim.” “Hayır!”

“Banyoya gidelim.” “Hayır!”

Bazen henüz soru tamamlanmadan bile cevap hazırdır: “Hayır!”

Özellikle erken çocukluk döneminde ebeveynlerin en sık zorlandığı davranışlardan biri, çocuğun neredeyse her şeye karşı çıkmaya başlamasıdır. Üstelik bazen gerçekten istemediği için değil, yalnızca “hayır” diyebilmek için hayır diyormuş gibi görünür.

Bu noktada ebeveynin aklına genellikle benzer sorular gelir: “Neden bu kadar inatçı oldu?”, “Beni neden hiç dinlemiyor?”, “Her istediğini yapmasına izin vermediğim için mi böyle davranıyor?”

Oysa çocuğun “hayır” demeye başlaması her zaman bir davranış problemi değildir. Aksine, gelişimin önemli bir parçası olabilir.

Çünkü çocuk büyüdükçe çok önemli bir şeyi keşfetmeye başlar: Ben annemden ve babamdan ayrı biriyim. Benim de isteklerim var. Ve bunu göstermenin en güçlü yollarından biri küçücük bir kelimedir:

“Hayır.”

“Ben de karar verebilirim”

Bebeklik döneminde çocuğun hayatının büyük bölümü yetişkin tarafından düzenlenir. Ne zaman yemek yiyeceği, ne giyeceği, nereye gideceği, ne zaman uyuyacağı çoğunlukla ebeveynin kontrolündedir.

Çocuk büyüdükçe çevresi üzerindeki etkisini fark etmeye başlar.

“İstemiyorum.” “Ben yapacağım.” “Onu giymeyeceğim.” “Buraya oturacağım.”

Aslında bütün bu cümlelerin altında ortak bir gelişimsel mesaj vardır:

“Benim de bir iradem var.”

Dolayısıyla her “hayır”ı ebeveyne karşı yapılmış kişisel bir başkaldırı olarak görmek, çocuğun yaşadığı gelişimsel süreci gözden kaçırmamıza neden olabilir.

Çocuk çoğu zaman ebeveynini kızdırmak için değil, kendi sınırlarını ve etkisini keşfetmek için karşı çıkmaktadır.

Her “hayır”a karşılık vermek gerekir mi?

Çocuğun bağımsızlaşmasını desteklemek, bütün kararları ona bırakmak anlamına gelmez.

Çünkü küçük çocuk henüz hangi konularda karar verebileceğini, hangi konularda sınırı yetişkinin belirlemesi gerektiğini bilemez.

Burada ebeveynin yapabileceği en etkili şeylerden biri, çocuğa sınırları belli küçük seçim alanları sunmaktır.

Örneğin:

“Montunu giyecek misin?” diye sorduğunuzda çocuk için “hayır” geçerli bir seçenekmiş gibi görünür.

Oysa dışarı çıkarken montun giyilmesi gerekiyorsa soru şöyle değiştirilebilir:

“Kırmızı montunu mu giymek istersin, mavi montunu mu?”

Böylece yetişkin gerekli sınırı korurken çocuk da kendisiyle ilgili küçük bir karar verebilir.

Aynı yaklaşım günlük hayatın birçok alanında kullanılabilir:

“Dişlerini fırçalayacak mısın?” yerine “Dişlerini sen mi fırçalamaya başlamak istersin, ben mi başlayayım?”

“Banyoya girecek misin?” yerine “Banyoya ördeğini mi götürmek istersin, tekneni mi?”

Çocuk hayatının tamamını kontrol edemez. Ancak yaşına uygun küçük alanlarda söz sahibi olmak, bağımsızlık ihtiyacını daha sağlıklı biçimde karşılamasına yardımcı olabilir.

Çocuğun “hayır” deme hakkı da olmalı

Burada yetişkinler için önemli başka bir nokta vardır.

Çocuğumuzun gerektiğinde “hayır” diyebilen, kendi sınırlarını koruyabilen bir birey olmasını isteriz. Ancak çocuk bu beceriyi ilk olarak en güvenli hissettiği ilişkilerin içinde deneyecektir.

Yani bazen bize karşı.

Elbette bu, çocuğun söylediği her “hayır”ın kabul edileceği anlamına gelmez.

“Bugün dişlerimi fırçalamayacağım.”

“Arabada koltuğuma oturmayacağım.”

“Gece hiç uyumayacağım.”

Bazı konular çocuğun tercih alanında değildir. Sağlık, güvenlik ve temel rutinlerle ilgili sınırlar yetişkin tarafından korunmalıdır.

Fakat hangi tişörtü giyeceği, iki uygun seçenekten hangisini tercih edeceği veya hangi kitabı okuyacağı gibi konularda seçim yapmasına alan açabiliriz.

Böylece çocuk çok önemli bir ayrımı zamanla öğrenir: Bazı konularda karar verebilirim, bazı konularda ise sınırlar vardır.

“Hayır” her zaman savaş ilanı değildir

Çocuğunuzun size “hayır” dediği bir sonraki anda, bu kelimeyi yalnızca itaatsizlik olarak değerlendirmeden önce bir an düşünün.

Belki karşınızda size meydan okumaya çalışan küçük bir çocuk değil; kendi iradesini yeni keşfetmeye başlayan bir birey vardır.

Bugün “Ben yapacağım!” diye kaşığı elinizden alan çocuk, aslında bağımsız olmayı deniyordur.

Bugün hangi ayakkabıyı giyeceğine kendisi karar vermek isteyen çocuk, seçim yapmayı öğreniyordur.

Bugün size güçlü bir şekilde “hayır” diyebilen çocuk ise kendi sesinin bir etkisi olduğunu keşfediyordur.

Ebeveynliğin zor tarafı, çocuğun her “hayır”ını kabul etmek değildir.

Asıl mesele, hangi “hayır”larda sınırı koruyacağımızı ve hangi “hayır”larda çocuğa alan açabileceğimizi ayırt edebilmektir.

Çünkü çocuk büyürken yalnızca kuralları öğrenmez.

Kendi sesini de öğrenir. Ve bazen o sesin ilk kelimesi sadece şudur: “Hayır.”

Ayşenaz Özkaya Ersöz
Ayşenaz Özkaya Ersöz
Çocukların dünyasını anlamaya, ebeveynlere yol arkadaşlığı yapmaya inanıyorum. Her davranışın bir anlamı olduğuna inanır, o anlamı birlikte keşfetmeyi önemsiyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar