Pazartesi, Temmuz 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KENDİMİZ MİYİZ YOKSA ELİMİZDE BİR AYNA MI TUTUYORUZ?

Çevremizdeki bazı insanlar, sanki kendileri gibi değillermiş gibi görünür. Onlara baktığımızda, başkalarına benzediklerini fark ederiz. İşin ilginç yanı, bunu sanki sadece kendilerine aitmiş gibi kabullenmeleridir. Peki, bu durumun kaynağı nedir? Aslında bu sorunun birden fazla sebebi bulunmaktadır. Şimdi bu sebeplere bakalım:

  1. Kabul Edilme İhtiyacı: İnsanlar, belirli bir gruba girebilmek için kendi kişiliklerinden ya tamamen ya da kısmen feragat edebilirler. Bu vazgeçiş, kişinin çevresine karşı görünüşünü yapay ve tuhaf hale getirebilir.
  2. Sevilme İhtiyacı: Biri tarafından değer görme amacıyla yapılan bu davranışlar, zamanla sönme eğilimindedir. Çünkü kişi, bu davranışları kişiliğine adapte edemez. Dışarıdan bu durum bazen belli olmasa da, kişi yaptıklarından rahatsız olur ve karşısındaki insanı “elde ettikten” sonra “özüne” döner.
  3. Ait Hissedebilme Arzusu: Burada kişi, aslında bir grubun içindedir ve gruptakilerin ondan pek bir beklentisi yoktur. Ancak daha fazla ait hissedebilmek için onları inceler ve onlara benzemeye çalışır. Zamanla grubun onu reddetme veya dışlama eğilimi artabilir; çünkü bazı insanlar onun gerçek benliğini anlamış ve ona uymayan kalıbın farkına varmış olabilir.
  4. Popülerliğin Büyüsü: En sık karşılaşılan durumlardan biridir. “Modaya ayak uydurmak” olarak adlandırılan bu durumda, kişi büyük bir topluluğun ya da fikir önderlerinin mükemmel olarak lanse ettiği davranışları sergileme eğilimi gösterir. Çoğu zaman, bu davranışların aslında karakterle var olduğunu ve sonradan yapılan girişimlerin sadece beyhude bir çaba olduğunu fark etmeden uzun süre devam ederler.
  5. Kişisel Gelişim Çalışmaları: Ne yazık ki ruh sağlığı alanında var olan sahte uzmanlar nedeniyle bu durum yaşanmaktadır. “Narsisti manipüle etmenin 5 püf noktası”, “Sağlam bir irade için yapılması gerekenler” gibi hemen gerçekleşemeyecek ve hatta zararlı olabilecek “kestirme yollar” yüzünden insanlar kendilerini aniden değiştirmeye çalışırlar. Bu yollara başvuranlar genellikle zor durumda olup bir çıkış yolu arayan insanlardır. Hızlı değişim arayışları, onları daha kötü bir duruma sokabilir ve tekrar eski hallerine dönmeye çalıştıklarında “tutarsız” etiketiyle karşılaşmaları kaçınılmaz olur. Gerçek bir narsistle baş başa kalanlar için ise durum daha da zorlaşır.

Daha birçok sebep elbette ki vardır, ancak genel hatlarıyla bunlar öne çıkmaktadır. Hangi sebep olursa olsun, çoğunun yarattığı etki geçici olmaktan öteye gidemeyecektir. Çünkü bir davranışın kişilik kazanabilmesi için uzun bir zaman ve en önemlisi içten gelen samimi bir istek gereklidir. Unutmayın, değişim içten başlar.

Furkan Sadık Öz
Furkan Sadık Öz
Furkan Sadık Öz, lisanslı psikolojik danışman olarak 2022 yılından beri bir özel eğitim kurumunda rehber öğretmen olarak çalışmaktadır. Aldığı eğitimlerin büyük bir kısmı çocuk psikolojisiyle ilgili olmakla birlikte pozitif psikoloji, travma ve yas ve öz terapi üzerine de eğitim almıştır. Çeşitli dergilerde yazıları bulunan yazar, sıklıkla şu konular hakkında yazmaktadır: çocuk psikolojisi, kişisel gelişim, farkındalık, travmatik yaşantılar, ilişkiler ve psikolojik rahatsızlıklar. Yazarak insanlarda farkındalıklar oluşturabileceğini düşünen yazarın “Kızıl Gelincik” ve “Manil” isminde iki kitabı vardır. Ayrıca kendisini çocuklara adayan yazar, yine onlar için eğitici ve öğretici materyaller de tasarlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar