Pazartesi, Eylül 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hedefini Söylediğinde Ne Kazanır Ne Kaybedersin?

“Bu yıl yüksek lisansa başlayacağım.”

“Artık düzenli spor yapacağım.”

“Bu makaleyi mutlaka tamamlayacağım.”

Hedeflerimizi çoğu zaman yalnızca kendimize saklamayız. Onları arkadaşlarımıza, ailemize veya sosyal medya vasıtasıyla edindiğimiz kitleye de anlatırız. Bazen bir hedefi söylemek, onu ulaşılabilirliği açısından daha gerçekçi bir duruma getirir. Bazen de çevremizden destek görmemizi sağlar. Fakat hedefi dile getirmek, hedefe ulaşma biçimimizi psikolojik olarak değiştirebilir mi?

Araştırmalar, bu sorunun tek bir cevabı olmadığını gösteriyor. Hedef paylaşımının etkisi; hedefin ne olduğuna, kiminle paylaşıldığına ve paylaşımın kişide nasıl bir anlam oluşturduğuna göre değişebiliyor.

Hedefi Söylemek Neleri Değiştirebilir?

Gollwitzer ve arkadaşlarının (2009) gerçekleştirdiği When Intentions Go Public isimli araştırma, hedef paylaşımının özellikle kimlikle ilişkili hedeflerde nasıl sonuçlar doğurabileceğini inceledi. Kimlikle ilişkili hedef, yalnızca yapmak istediğimiz bir davranış değildir; aynı zamanda olmak istediğimiz kişiyle ilgilidir. Örneğin “Bu ay daha fazla kitap okuyacağım” demek bir davranış hedefiyken, “Ben akademik olarak ilerleyen biri olacağım” demek kişinin gelecekte sahip olmak istediği kimlikle bağlantılıdır.

Araştırmacılar dört deney yürüttü. İlk çalışmada katılımcılardan, hukukçu olma gibi bir kimlik hedefiyle ilişkili davranışsal niyetlerini belirtmeleri istendi. Örneğin hukukçu olmak isteyen bir kişinin düzenli olarak hukuk dergileri okuma niyeti ele alındı. Bazı katılımcıların bu niyetleri başkaları tarafından fark edildi, bazı katılımcıların niyetleri ise fark edilmedi. Daha sonra katılımcıların yaklaşık bir hafta boyunca hedefleri doğrultusunda ne kadar çaba gösterdikleri incelendi.

Sonuçta, niyetleri başkaları tarafından fark edilen katılımcılar, hedefleri için daha düşük yoğunlukta çaba gösterdi. İkinci ve üçüncü deneylerde de benzer sonuçlar laboratuvar ortamında gözlendi. Katılımcılara hedefleriyle ilgili davranış fırsatları sunulduğunda, niyetleri başkaları tarafından fark edilen kişiler bu fırsatları daha az değerlendirdi.

Dördüncü deney ise bu sonucun neden ortaya çıkabileceğine dair daha açıklayıcıydı. Araştırmacılar, başkalarının kişinin hedeflediği kimlikten haberdar olmasının, kişide henüz ulaşmadığı kimliğe bir ölçüde sahip olduğu hissini oluşturabileceğini buldu (Gollwitzer et. al. 2009). Başka bir ifadeyle kişi henüz hukukçu olmadan “hukukçu olmayı hedefleyen kişi” olarak görülmeye başladığında, hedeflediği kimliğin sosyal olarak tanındığını hissedebilir. Bu da hedef ile mevcut durum arasındaki psikolojik mesafeyi değiştirebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bu araştırma, “hedefini söylersen hedef doğrultusunda çalışma motivasyonun mutlaka düşer” demiyor. Bulgular özellikle kimlikle ilişkili hedeflerle sınırlı. Ayrıca hedef paylaşımının her durumda olumsuz sonuç vereceği anlamına da gelmiyor.

Hedef Paylaşımı Zihinde Nasıl Karşılık Buluyor?

Hedefler bazen yapılacak işlerden daha fazlasıdır. Bize nasıl biri olmak istediğimizi söylerler. “Düzenli spor yapan biri olacağım”, “yazar olacağım” veya “akademik olarak ilerleyeceğim” dediğimizde yalnızca gelecekteki davranışlarımızı değil, gelecekteki benliğimizi de tarif ederiz.

Öz-tamamlanma yaklaşımına göre insanlar, ulaşmak istedikleri kimlikleri destekleyen davranışlar ve göstergeler aracılığıyla kendilerini o kimliğe yakınlaştırmaya çalışır. Ancak bu kimlik başkaları tarafından da tanındığında, kişi henüz gerçekleştirmediği bir hedefin psikolojik karşılığını daha erken yaşayabilir.

Bu nedenle burada doğrudan “dopamin öldü” gibi popülerleşmiş birtakım söylemlerde bulunmak bilimsel olarak doğru olmaz. Gollwitzer ve arkadaşları dopamin düzeyini ölçmedi. Daha temkinli açıklama şudur: Hedefin sosyal olarak tanınması, kişide hedeflenen kimliğe erken ulaşmışlık hissi oluşturabilir. Böylece hedefe ulaşmak için gerekli olan “henüz olmadım, bu yüzden ilerlemeliyim” duygusu bazı durumlarda zayıflayabilir.

Peki Hedefi Paylaşmak Ne Sağlayabilir?

Hedef paylaşımının diğer tarafında ise sosyal destek bulunuyor. Peetz, Buehler ve Wells’in (2026) toplam 1.035 katılımcıyı kapsayan dört çalışmasında, insanların hedeflerini başkalarıyla paylaşmasının aldıkları destek ve hedeflerine yönelik çabalarıyla ilişkisi incelendi.

İlk çalışmada hedeflerini paylaşan kişiler daha fazla sosyal destek aldıklarını ve hedefleri için daha fazla çaba gösterdiklerini bildirdi. İkinci ve üçüncü çalışmalarda ise hedeflerini paylaşmaları istenen katılımcıların daha fazla destek aldığı görüldü. Bu destek, hedef için gösterilen çaba ve hedefteki ilerlemeyle ilişkiliydi.

Bu sonuç, hedefi söylemenin bazen çevreyi sürece dahil edebileceğini gösteriyor. Bir arkadaşın hatırlatması, bir yakının cesaretlendirmesi veya kişinin ihtiyaç duyduğu kaynaklara ulaşması, hedefin sürdürülmesini kolaylaştırabilir.

Belirleyici Olan Hedefi Söylemek mi, Nasıl Söylediğimiz mi?

Belki de asıl soru “Hedefimi söylemeli miyim?” değildir. Kime söylüyorum? Neden söylüyorum? Söylediğim şey yalnızca bir niyet mi, yoksa gerçekten sürdürdüğüm bir çabanın parçası mı?

Çünkü hedef paylaşımı bazen sosyal destek sağlayarak ilerlemeyi kolaylaştırabilir. Bazı durumlarda ise henüz gerçekleşmemiş bir kimliğin psikolojik olarak erken yaşanmasına neden olabilir. Sonuç olarak hedefleri paylaşmak tek başına iyi ya da kötü değildir. Etkisi, hedefin niteliğine ve paylaşımın işlevine göre değişebilir.

Bazen hedefi dile getirmek, eyleme giden yolu görünür hâle getirir. Bazen de henüz tamamlanmamış bir sürecin tamamlanmışlık hissini erkenden yaşatabilir. Belki de önemli olan yalnızca hedefimizi söylemek değil, onu neden söylediğimizi bilmek ve sonuçları konusunda biraz da olsa öngörü kazanabilmektir.

Dipnot: Konuyla ilgili öneri video kaynakçada yer almaktadır.

Kaynakça

  • Gollwitzer, P. M., Sheeran, P., Michalski, V., & Seifert, A. E. (2009). When intentions go public: Does social reality widen the intention-behavior gap? Psychological Science, 20(5), 612–618. https://www.socmot.uni-konstanz.de/publications/when-intentions-go-public-does-social-reality-widen-intention-behavior-gap
  • Peetz, J., Buehler, R., & Wells, T. (2026). Goals out loud: Telling others about a goal increases support received and facilitates goal pursuit. Personality and Social Psychology Bulletin, 52(10), 3447–3463. https://doi.org/10.1177/01461672251382271
  • Sivers, D. (2010). Keep your goals to yourself [Video]. TED. https://www.ted.com/talks/derek_sivers_keep_your_goals_to_yourself
Ebru Özelçi
Ebru Özelçi
Ebru Özelçi psikoloji lisans eğitimini tamamlamış ve bilişsel davranışçı terapi ekolü ile çalışan bir psikologtur. Kendi mesleki gelişimi ve yazarlık üzerine devamlı araştırmalarına devam ederken bir yandan da toplumsal farkındalık ve bireysel fayda oluşturması açısından sosyal medyayı aktif olarak içerik üretmek üzere kullanmaktadır ve bu anlamda şunu yapar: Güncel hayatta ve tarihsel süreçte insanların soru işaretlerine ve içinde bulunduğu çıkmaz durumlara açıklama getirebilmek açısından spesifik konulara değinmek, psikoloji bilimini yararlı olacak biçimde sözel olarak sunmak. Multidisipliner okuma yapmayı değerli bulan yazar, alanında yetkin olmak ve insanların ruh sağlığını kuvvetlendirmek için çalışmalarını sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar