## Giriş: Kendimizi Görmek Her Zaman İyi Gelir mi?
İnsan kendisiyle ilgili bir şeyi fark ettiğinde bunun iyi bir şey olduğunu düşünür. Çünkü fark etmek, bilmek demektir; bilmek ise değişimin ilk adımı gibi görünür. Son yıllarda da psikoloji dünyasında “farkındalık” kelimesinin bu kadar sık karşımıza çıkmasının bir nedeni var: Kendimizi tanıdıkça daha sağlıklı seçimler yapabileceğimize inanıyoruz.
Ama belki de burada küçük bir yanılgı var.
**Her şeyi görmek, her şeyi değiştirebilmek anlamına gelmez.**
İnsan bazen neden öfkelendiğini bilir ama öfkesini durduramaz. Neden aynı tür ilişkilerin içinde kaldığını fark eder ama yine aynı insanlara çekilir. Neden sürekli başkalarının onayını aradığını bilir ama yalnız kaldığında yine kendisini başkalarının gözünden değerlendirmeye devam eder.
Çünkü farkındalık, iyileşmenin kendisi değil; çoğu zaman iyileşmeye açılan kapıdır.
Ve bazı kapılar açıldığında içeride gördüklerimiz hoşumuza gitmeyebilir.
## Gelişme: İnsan Kendisini Gördüğünde Ne Görür?
Kendimizi tanımak, yalnızca güçlü yanlarımızı keşfetmek değildir. Bazen görmek istemediğimiz taraflarımızla karşılaşmaktır.
Kırıldığımızı düşündüğümüz yerde aslında kıskandığımızı, öfkelendiğimizi sandığımız yerde aslında incindiğimizi, “fazla fedakâr” olduğumuzu düşündüğümüz yerde aslında terk edilmekten korktuğumuzu fark edebiliriz.
Bu yüzden gerçek farkındalık her zaman huzur getirmez.
Bazen insanın yıllardır kendisine anlattığı hikâyeyi bozar.
“Ben insanları kaybetmemek için çok veriyorum” diyen biri, bir süre sonra aslında kendisini kaybetme pahasına ilişkileri sürdürdüğünü görebilir.
“Ben güçlü biriyim, kimseye ihtiyacım yok” diyen biri, bu gücün altında yardım istemekten duyduğu korkuyu fark edebilir.
“Ben sadece seçiciyim” diyen biri, aslında yakınlaşmaktan kaçındığını anlayabilir.
İşte tam bu noktada farkındalık, rahatlatıcı olmaktan çıkar ve yüzleştirici bir hale gelir.
**Çünkü insan kendisi hakkında bir gerçeği gördüğünde, artık onu eskisi kadar kolay görmezden gelemez.**
Fakat görmek, değiştirmek değildir.
Bir davranışın nedenini anlamak, o davranışın otomatik olarak ortadan kalkmasını sağlamaz. Çocuklukta öğrenilmiş bir savunma biçimi, yetişkinlikte artık gerekli olmadığı halde devam edebilir. Bir insan bunun farkında olabilir ve yine de aynı durumda aynı tepkiyi verebilir.
Bu bir başarısızlık değildir.
Çünkü insan zihni yalnızca mantıkla çalışmaz. Bazı tepkiler düşünülerek değil, yıllar boyunca tekrar edilerek öğrenilir. Bu nedenle değişim de yalnızca “artık böyle davranmayacağım” demekle gerçekleşmez.
### Farkındalık Bazen Yeni Bir Yük Haline Gelebilir
İşin daha zor tarafı ise şudur: İnsan kendisini fark ettikçe, kendisini daha fazla yargılamaya başlayabilir.
“Neden hâlâ bunu yapıyorum?”
“Bunun farkında olduğum halde neden değişemiyorum?”
“Ben bunu biliyorum, neden tekrar aynı şeyi yaşıyorum?”
Bu soruların her biri farkındalığın iyileştirici gücünü zayıflatabilir. Çünkü kişi kendisini anlamaya çalışmak yerine kendisini düzeltmeye zorlamaya başlar.
Oysa psikolojik iyileşme, kendimize sürekli müdahale etmekten önce kendimizi anlamayı gerektirir.
Bir davranışımız bugün bize zarar veriyor olabilir. Fakat bu davranışın geçmişte bizi koruyan bir işlevi olmuş olabilir.
Bir zamanlar reddedilmemek için sustuysak, bugün sınır koymakta zorlanabiliriz.
Bir zamanlar incinmemek için duygularımızı bastırdıysak, bugün ne hissettiğimizi anlamakta güçlük çekebiliriz.
Bir zamanlar terk edilmemek için herkesi memnun etmeyi öğrendiysek, bugün kendi ihtiyaçlarımızı geri plana atabiliriz.
**Bizi bugün zorlayan bazı davranışlar, geçmişte bizi korumaya çalışan parçalarımızın devamıdır.**
Bunu fark etmek, kendimize kızmak için değil; kendimize başka bir seçenek sunabilmek için önemlidir.
### Peki Farkındalık Ne Zaman İyileştirir?
Farkındalık, yalnızca zihinsel bir bilgi olarak kalmadığında iyileştirici hale gelir.
Örneğin kişi öfkesinin altında kırgınlık olduğunu fark ettiğinde, her öfkelendiğinde kendisini suçlamak yerine o kırgınlığı ifade etmeyi öğrenebilir.
Sınır koyamadığını fark eden biri, bir anda tamamen değişmek yerine küçük adımlarla “hayır” demeyi deneyebilir.
Sürekli aynı ilişki döngüsüne girdiğini fark eden biri, yalnızca geçmişini analiz etmekle kalmayıp bundan sonraki seçimlerinde nelere dikkat ettiğini gözlemleyebilir.
Yani farkındalık, davranışa dönüştüğünde anlam kazanır.
**Fark etmek kapıyı açar; değişim ise o kapıdan geçmeyi gerektirir.**
Bazen bu geçiş hızlı olmaz. İnsan birkaç adım atar, geri döner, yeniden dener. Eski alışkanlıklarına geri dönmesi, bütün ilerlemesini kaybettiği anlamına gelmez.
Çünkü psikolojik değişim düz bir çizgi değildir.
İnsan bazen aynı yere yeniden gelir ama bu kez kendisini daha farklı görür.
## Sonuç: Kendimizi Görmek Yetmez
Belki de farkındalık hakkında en büyük yanılgımız, onu iyileşmenin son noktası zannetmemizdir.
Oysa kendimizi tanımak, bütün sorunlarımızı çözmez.
Geçmişimizi anlamak, geçmişin üzerimizdeki etkisini bir anda ortadan kaldırmaz.
Bir davranışımızın nedenini bilmek, onu hemen değiştirebileceğimiz anlamına gelmez.
Fakat bütün bunlara rağmen farkındalık önemlidir. Çünkü insan görmediği bir şeyi değiştiremez.
Kendimizde görmek istemediğimiz bir tarafla karşılaştığımızda asıl mesele, onu hemen ortadan kaldırmak değildir. Önce onun neden orada olduğunu anlayabilmektir.
Belki de iyileşmek, kendimizi sürekli daha iyi bir versiyona dönüştürmeye çalışmak değildir.
Bazen iyileşmek, kendimize ilk kez düşmanımızmışız gibi davranmayı bırakmaktır.
Korktuğumuz tarafımızı anlamak, kırılganlığımızdan utanmamak, hata yaptığımızda kendimizi bütünüyle reddetmemek ve yıllardır taşıdığımız bazı yüklerin artık bize ait olmadığını fark etmek…
Bütün bunlar değişimin sessiz biçimleridir.
Bu yüzden kendimize yalnızca “Ne kadar farkındayım?” diye sormak yerine daha zor ve daha gerçek bir soru sorabiliriz:
**“Fark ettiğim şeyle nasıl bir ilişki kuruyorum?”**
Çünkü farkındalık gözlerimizi açabilir.
Ama insanı iyileştiren, gördüğü şey karşısında kendisine gösterebildiği anlayış ve o anlayıştan doğan küçük değişimlerdir.
**Kendimizi görmek başlangıçtır. Kendimizi yargılamadan görebilmek ise belki de iyileşmenin kendisidir.**

