HEPİMİZİN TANIDIĞI AMA ADINI BİLMEDİĞİ O GÜÇLÜ DUYGU: Kama Muta
Duygular, insan olmanın önemli bir parçasıdır ve insanın sosyal hayatındaki etkileşimlerinde güçlü bir paya sahiptir. Öyle ki, duygunun olmadığı bir sosyal paylaşımı düşünmek zordur. Sosyal medyada bir çocuğun kanseri yenme sevincini izlerken ağlamak, milli takımın şampiyon golünü atınca tüm taraftarların tüylerinin diken diken olması ya da bir dizinin duygu yüklü sahnesinde boğazın düğümlenmesi, hatta zor bir durumdan kurtarılan bir kedi için duygulanmak…
Peki, neden bu olaylar bizi bu kadar çok etkileyebiliyor? Empati ya da sempati mi? Son yıllarda yapılan araştırmalara göre yukarıda örnek verdiğim olaylarda hissettiğimiz duygu için artık bir kavram var: kama muta.
Amerikan Psikoloji Birliği’ne göre empati, “Bir kişiyi kendi bakış açımızdan değil, onun bakış açısından anlamak veya o kişinin duygularını, algılarını ve düşüncelerini dolaylı olarak deneyimlemek” olarak tanımlanmıştır. Sempati ise “Başkasının acısını veya üzüntüsünü fark etmekten kaynaklanan endişe veya şefkat duygusu.” şeklinde tanımlanmıştır. Belki bu olaylarda hissettiklerimizin bir kısmını empati veya sempati oluşturuyor olabilir; fakat kama muta için empati ya da sempati kavramını kullanmak hissedilen duyguyu tam anlamıyla tanımlamaz.
Kama Muta Laboratuvarı adlı internet sitesinde duygunun tanımı şu şekilde yapılmıştır: Kama muta, bir kişiyle, bir aileyle, bir ekiple, bir ulusla, doğayla, evrenle, Allah’la ya da bir yavru kediyle aniden hissedilen birlik, sevgi, aidiyet ya da bütünlük hissidir. Aslında şimdiye kadar bildiğimiz, alıştığımız diğer duygulara benzememesi kama muta'yı tanımlamayı güçleştiriyor. Çünkü sadece sevgi, üzüntü ya da acıma gibi tek bir tonda kalmıyor; aksine, bir yandan içimizi sıcacık bir aidiyetle ısıtırken, bir yandan da boğazımızda o düğümü ve hafif sızıyı yaratan, birden fazla duyguyu aynı anda yaşatabilen oldukça yoğun bir deneyim sunuyor. Tıpkı etkileyici bir video izlerken aynı anda gözlerimizin dolması ve içimizin ısınması gibi...
Aslında tüm araştırmaların başlangıcı:
Psikolojik antropolog olan Alan Fiske, iki yakın psikolog arkadaşı Schubert ve Seibt ile on iki yıl kadar önce süper kahraman filmleri hakkında konuşurlarken, Schubert, neden bu filmlerin sonunda ağladığını sorgulamaya başlar ve sohbet derinleşir. Bu anlık tepkinin daha önce bilimsel olarak araştırılmadığını fark ederler. Bahsedilen film sonlarında, süper kahramanın ezilip yenilgiye uğramasının ardından arkadaşları onu kurtarmaya gelir ve yeniden bir umut doğar. İşte bu sahnelerde hissedilen duygu, Fiske ve arkadaşlarını o kadar meraklandırır ki bunun hakkında araştırmalara başlarlar.
Neden kama muta kavramı?
Alan Fiske, kelimenin kısmen estetik bir tercih olduğunu kabul ediyor. Sanskritçe olan bu sözcük için Fiske, “şiirsel” benzetmesini yapıyor. Tabii ki bu terimin arkasında daha pratik bir sebep var. “Being moved” yani Türkçe olarak “duygulanmak” kavramı, üzülmek ya da hayranlık gibi duygular için, hatta genel olarak bir duyguya sahip olmak anlamında da kullanılıyor. Bilimsel olarak yeni bir sözcük seçmek, diğer duyguların ya da dillerin üzerine ekleyerek bir tanımlama yapmanın aksine bu duyguyu kendisinin açıklamasını sağlıyor. Alan Fiske de bu konuda “kama muta”yı orijinal anlamına ya da herhangi bir günlük dildeki herhangi bir kelime veya deyime tam olarak karşılık gelmeyen teorik bir kavram olarak tanımladıklarını söylüyor. Fiske, duygunun sözcük olarak 12 dilde çevirisini sunsa da tam olarak duygunun işlevini karşılamadığına özellikle dikkat çekiyor. Türkçeye çevirisi “içinin ısınması”, “derinden etkilenmek”, “sevgiden etkilenmek” olarak düşünülebilir.
Peki ne zaman hissediyoruz?
Kama muta yalnızca içimizde hissettiğimiz yoğun bir duygudan ibaret değil; bedenimizde de bazı tepkilerle kendini gösterebiliyor. Gözlerin dolması, tüylerin diken diken olması ve ellerimizi göğsümüze götürme isteği, bu duyguyla ilişkilendirilen fizyolojik belirtiler arasında yer alıyor. Alan Fiske ve ekibine göre kama muta, şefkat ve sevgi duygularını da harekete geçiriyor. Kama muta’nın hissedildiği anların örneklerini okurken aslında hayatımız boyunca bu duyguyu ne kadar çok deneyimlediğimizi fark ediyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse:
- Oda arkadaşınız size ilk kez en derin sırrını anlattığında, komşunuz hastalandığınızda sıcacık bir çorba getirdiğinde ya da bir topluluk tarafından olduğunuz gibi kabul edildiğinizi hissettiğinizde,
- Yeni doğan bebeğinizi ilk kez kucağınıza aldığınızda, kucağınıza tırmanmaya çalışan neşeli yavru köpekleri sevdiğinizde ya da yalnızca rüzgar sesinin yankılandığı bir ormanda doğayla tamamen bütünleştiğinizi hissettiğinizde,
- Askerlerin aileleriyle gözyaşları içinde kucaklaşmasına tanık olduğunuzda, bir yakınınız yıllar süren hastalık sürecinden sonra iyileştiğinde ya da milli bir maçta veya törende hep birlikte o güçlü bağı hissettiğinizde,
- Sizden çok farklı bir hayat tarzı olan bir şairin dizelerinde kendi acınızı bulduğunuzda veya hayranlıkla dinlediğiniz görkemli bir bestenin ortasında etkilendiğinizi hissettiğinizde,
Aslında tüm bu örnekler, insan olmayı sevdiğim anlara ait. Birbirimizden ne kadar farklı olsak da ortaklaşabildiğimiz duygular var. Hayatın “insan” gibi hissettirdiği; doğayla, inanışlarla, ailemizle ve arkadaşlarımızla bağ kurduğumuz bu anların kama muta kavramıyla açıklanabildiğini öğrenmek kendimi iyi hissettirdi. Peki ya sizi?
Kaynakça
- Fiske, A. P. (2019, 23 Aralık). Kama muta: A new term for that warm, fuzzy feeling we all get. Aeon. https://aeon.co/ideas/kama-muta-a-new-term-for-that-warm-fuzzy-feeling-we-all-get Kama Muta Lab. (t.y.). Kama Muta Lab. https://kamamutalab.org/
- Robson, D. (2024, 26 Ekim). Kama muta: The powerful emotion you didn’t know you had. The Guardian. https://www.theguardian.com/science/2024/oct/26/kama-muta-the-powerful-emotion-you-didnt-know-you-had
- Spalding, K. (2025, 14 Şubat). Kama muta: The powerful emotion everyone has but no one has heard of. IFLScience. https://www.iflscience.com/kama-muta-the-powerful-emotion-everyone-has-but-no-one-has-heard-of-77972



