Cumartesi, Ekim 3, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Rick’in Derdi Ne?

Rick and Morty oldukça popüler olan yetişkinlere yönelik bir animasyondur. Rick ve torunu Morty’nin her bölümünde farklı farklı maceralara atıldığı ve yaklaşık her bir bölümünün 20 dakika sürdüğü bu dizinin asıl sevilme sebebi daha farklı. Rick and Morty’yi yalnızca çılgın maceralar yaşayan bir dede-torun hikâyesi olarak görmek, dizinin asıl meselesini kaçırmak olur. Temelde, Rick ve ailesinin yaşadığı farklı olaylar ve durumları anlatsa da dizi her bir karakter üzerinden ki bu çoğunlukla Rick üzerinden oluyor bize hayata dair farklı bakış açıları sunuyor. Çünkü dizinin asıl gücü, bu maceraların arkasına yerleştirdiği felsefi sorularda yatıyor.

Öncelikle, ana karakterimiz olan Rick’in hayatına bakalım. Rick çok zeki bir bilim adamı ve yeni icadı olan portal silahı üzerinde çalışırken başka bir evrendeki Rick patlayıcı ile karısı Diane’i öldürür. Başka evrenden Rick gelmesinin sebebi de aslında yine yarattığı portal silahıdır. Bu icat kullanıcısının sınırsız sayıda farklı boyuta, zamana, paralel evrene veya aynı evren içindeki uzak noktalara anında seyahat etmesini sağlayan yeşil bir ışın üreten alettir. Bu alet Rick’in kendi alternatif evrendeki hallerinden bir konsey oluşturup bir dünya yaratmasına yardımcı olmuştur. Karısını çok seven Rick bu kaybın ardından değişir.

Rick, ilk bakışta umursamaz, sürekli sarhoş olan ve oldukça bencil bir karakter izlenimini verir ama Rick bundan daha fazlasıdır. Karısının ölümünün ardından asla atlatamadığı bir yas süreci vardır. Bu süreç boyunca Rick çoklu evrenleri keşfetmiş, evrenlerin bir köşesinden bir köşesine gitmiş ve alternatif evrenleri gördükçe aslında hayatın ne kadar anlamsız olduğunu fark etmiştir. Bir yandan kendisini bir tanrı olarak görürken diğer yandan bir çocuk gibi sadece sevilmek ve huzurlu olmak istiyor. Rick’in bu içsel çatışması aslında dizinin temelini oluşturuyor. Çoğu insan için önemli olan şeylerin aslında birer illüzyon olduğunun farkında; hiçbir çabanın hiçbir amacın bir anlam ifade etmediğine inanıyor. Bu yüzden zaman zaman etrafındaki insanların en derin noktadan aşağıladığını görürüz. Herhangi bir şeyi idealize etmiyor, tam tersi çoğunluğun idealize ettiği, yukarıda gördüğü şeyleri değersizleştirip aşağılıyor. Mesela torunu Morty’nin içinden asla çıkamadığı aşk meselesinde Rick, “İnsanların aşk dediği şey, hayvanları üremeye zorlayan kimyasal bir reaksiyondan ibarettir” diye bir cümle kurar. Binlerce yıldır insanların şiirler yazdığı, uğrunda savaşlar çıkarıp medeniyetler kurup, yıkan bu olgunun aslında Rick’in bakış açısına göre o kadar da yüce bir kavram olmadığını görürüz. Bu olgu sadece üremek için gerekli olan ve insanların olduğundan çok daha fazla anlam yüklediği birer kimyasal reaksiyondan ibarettir.

Dizinin en sevilen tarafları aslında dizi içindeki bu farklı bakış açılarını sunmasıdır. Onun dışında insanların eğitime, aile bağlarına veya arkadaşlık ilişkilerini diğer insanların kutsal gördüğü kadar kutsal görmez ve birçok repliğinde bunu ifade eder ama dizi boyunca Rick söyledikleri ile sürekli çelişen hareketlerde bulunur. Aşka yüklenen anlamı fazla kutsal bulur ama kendisi Diane ile bir gün geçirebilme şansı olduğu bölümde dünyanın en mutlu insanı gibi davranır, maceralarında yanında götürdüğü torununu fırsat bulduğu an zorbalar ve ciddiye almaz ama her zaman onu kaybetmekten korkar, arkadaşı kuşadama o kadar değer verir ki onun ölmesini kabul edemez ve beynini bir makineye bağlayıp en azından zihnini canlı tutmaya çalışır. Rick’in bütün öfkesinin ve küçümsemesinin altında aslında çok basit bir arzu vardır: mutlu olmak ve huzur bulmak. Damadı Jerry’nin salak ve işe yaramaz olduğunu söyler, karakter olarak Jerry Rick’in tam tersidir. Jerry çok zeki değil, güçlü değil, kozmik gerçekleri bilmiyor ama basit şeylerden mutlu olabiliyor. Rick ise evrenin tüm sırlarını biliyor ama asla huzura ulaşamıyor. Rick’in sahip olduğu bilgi arttıkça mutluluğu artmaz; tam tersine, Jerry’nin cehalet içinde sahip olduğu sıradan mutluluğa bile ulaşamaz. Rick, Jerry’nin sıradanlığını ve hayatını sürekli küçümser. Fakat “The Jerrick Trap” bölümünde Rick ile Jerry’nin zihinleri değiştiklerinde, Jerry’nin bilinci Rick’in beynine aktarılır aktarılmaz o devasa kozmik bilgiyle, çoklu evrenlerin dehşetiyle ve Rick’in bitmek bilmeyen travmalarıyla yüzleşir. Jerry’nin o basit şeylerden mutlu olmaya alışkın zihni, Rick’in her gün katlandığı bu varoluşsal ağırlığı ve depresyonu bir saniye bile kaldıramaz. Panik ve dehşet içinde silahı alır ve anında kafasına sıkar. Rick her ne kadar bu sorgulamalar içerisinde olsa da oldukça eğlenceli bir karakterdir. Dizi boyunca sürekli olarak bir anlam arayışında değil veya köşesine çekilip varoluşsal sancılar çekmiyor. Tam tersine farklı insanlarla farklı evrenlerde eğlenmeyi biliyor. Çünkü Rick’in asıl çelişkisi, savunduğu fikirlerle değil, insan olmanın kendisiyle yaşadığı çelişkidir. Günün sonunda Rick’in asıl trajedisi, evrenin tüm sırlarını çözecek kadar zeki, ancak bu hiçliğin içinde tek başına yaşamayı başaramayacak kadar ‘insan’ kalmasıdır. Kozmik anlamsızlık karşısında ördüğü o devasa narsisistik duvar ve rasyonalizasyon kalkanı, dış dünyayı dışarıda tutmayı başarsa da içindeki o yapayalnız çocuğu susturmaya asla yetmeyecektir. Zira sonsuz sayıda paralel evrene hükmetmek bile, insanın birine bağlanma ve varlığını onaylatma yönündeki o en ilkel ihtiyacını yok edemez.

Emirhan Başkara
Emirhan Başkara
Adım ve soyadım Emirhan Başkara. 3. Sınıf öğrencisiyim. Bursa Teknik Üniversitesinde psikoloji bölümünde eğitimim devam etmekte. Liseden beri çeşitli bakanlıklara bağlı gönüllü projelerde yer aldım. Bilişsel ve nöropsikoloji ile ilgili okumalar yapmayı seviyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar