Yazar: Fidan Şahin
Kategori: Çocuk Psikolojisi
Çocuk Kalbinde Resimlerin Gücü:
Resmin rolü:
Resim pedegojik açıdan çocuğu bize anlatmayı sağlayan bir ölçüt olduğu gibi , onun zeka, kişilik, çevresiyle ilgili iç dünyasının sesini duyurmaya çalışan bir iletişim aracıdır. Çocuk resmi ile içindeki, aklındaki hikayeleri kağıda yansıtır.Bu yansıtmadaki çizgiler biz yetişkinler ile konuşmaya çalışır. Özellikle küçük yaşlarda yapılan resimler kelimelerden çok daha güçlüdür. Çünkü çocuklar resim yaparken sanatsal bir kaygı yaşamazlar, içlerinden geldiği gibi çizgilerle, renklerle, şekillerle dans ederler.
İnsan figürü resminde çocuklar bize neyi anlatır ?
1. Büyüklük: Çok büyük ve çok küçük çizilmiş resimler psikoljik değerlendirme açısından oldukça önemlidir. Sayfanın tamamını kaplayan çizimler iç kontrolü zayıf saldırgan çocuklar tarafından çizilmektedir. Hiperaktif çocuklarında sayfanın tümünü kontrolsüz şekilde kullandığı gözlemlenmiştir. Bu çocuklar en güçlü olma isteklerini bu şekilde dile getirirler.
Küçük çizgilerde ise yani birkaç santim büyüklüğündeki çizgiler korkak, çekingen, pasif, içe kapanık çocukların resiöleridir. Güvensiz bağlanan çocukların simgeleridir küçük çizimler.
2. Abartmalı çizgiler: Bu tarz resimlerde beden parçaları aşırı derecede büyük çizilmekte, beden üzerinde fazla ayrıntıya girilmekte, çeşitli beden kısımları kalın çizgilerle belirtilmekte ya da tam tersi küçük çizilmekte ve ayrıntı göz ardı edilmektedir. Abartılı olarak çizilen beden parçaları niteliklerine göre çocuğun ruhundan izler taşımaktadır.
• Baş: Resimdeki çok büyük veya çok küçük kafa, zihinsel bakımdan kentini eksik gören çocuklar tarafından çizilmektedir. Büyük kafa resimleri aşağılık kompleklerini yenmek isteyen, daha yetenekli ve daha başarılı olmak isteyen çocuklar tarafından kullanılmaktadır. • Ağız: Ağzın önemi temel iletişim aracı olmasıdır. Konuşma, dil,ifade problemi olan çocuklar kalın çizgilerle büyük ağız yaparlar. Çoğunlukla anne ve babalarına bağımlı çocukların resimlerinde ağız alanına önem verdikleri gözlemlenir. • Gözler: Gözbebeği olmadan çizilen boş gözler görmeye bağlı sorunu olan çocuklarda gözlemlenir. • Burun: Astımlı çocuklar bu problemlerine dayanarak burun çizgilerini vurgulayarak ya da aşırı büyük şekilde çizerler. • Kulaklar: Çok büyük kulaklar işitme problemi olan çocuklar tarafından çizilir. Yine başkalarının kendileri hakkında sürekli konuştuklarını düşünen bazı şüheci çocuklar kulak fgürünü abartılı bir şeklide çizerler. • Dişler: Dişler saldırganlığı ifade ederler. İri çizerlerlmiş dişler aşırı saldırganlığın ifadesi olabilir. Huysuz, davranış bozuklukları gösteren çocukların resimlerinde buna dikkat edilmelidir. • Cinsel organlar:Saldırganlığın belirtisi olarak düşünülebilir. Fakat resimlerinde cinsel organlara yer veren çocukların aileleri incelendiğinde çoğunun anne ve babasının evde çıplak gezdiği ortaya konulmuştur. Koppitz, resimlerinde cinsel organlara sık sık yer veren çocukların ya problemli çocuklar ya da cinsel organlarıyla ilgili olarak aşırı bir bedensel endişeye sahip ve dürtülerini kontrolde zayıf olan çocuklar olduklarını söyler.
3. Eksik bırakılan çizgiler: Çocuklar ifade etikkleri resimlerde yakından ilgilendikleri ya da korku duydukları beden kısımlarını eksik bırakabilirler. • Eller: Çizilmemesi güvensizliği, uyumda güçlük çekilmesini simgelemektedir. • Kollar: Kollar gücün simgesi olduğu için çizilmemesş güç ve kuvvetin azlığını ifade eder. • Bacaklar: Bunların çizilmemesi kendini desteksiz ve hareketsiz algılayan çocuğu ifade eder. • Ayaklar: Ayakların yokluğu çocuğun kendini güvensiz ve yardımsız hissetmesi anlamına gelir. • Burun: Burnun yokluğu çocuğun güçsüz olduğunu ifade eder. • Ağız: Ağzın eksikliği iletişim kurmada yaşadığı zorluğu ifade eder.
Sonuç:
Sonuç olarak resim çocuklar için kağıda yansıyan bir şarkıdır. Onların ruhlarında dolaşan kelimelerin mektubudur. Onları anlamamız için bu mektubu doğru okumamız gerekir. Söyleyemedikleri cümlelerin simgesidir resim. Kulağımızı kalplerine, gözlerimizi kağıda yansıttıklarına adamamız gerekir…


