Otizmi Tanımak: Belirtiler ve Tanı Ölçütleri
Bir çocuğun göz teması kurmaması, rutini bozulduğunda belirgin huzursuzluk yaşaması ya da ismi ile seslenildiğinde tutarlı tepkiler vermemesi bize ne anlatır? Peki, bu davranışları çocuğun gelişimsel farklılıkları olarak mı yoksa üzerinde durulması gereken sinyaller olarak mı değerlendiririz?
Otizm spektrum bozukluğu (OSB); erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, iletişim ve sosyal etkileşimlerde zorlanmaların gözlemlendiği, tekrarlanan ve kalıplaşmış davranışların geliştiği nörogelişimsel bir bozukluktur. Ancak otizm, her çocukta farklı şekillerde ve farklı davranış örüntüleriyle ortaya çıkabilir. Bu nedenle otizmin değerlendirilmesinde ve teşhisinde tek bir davranıştan ziyade, çocuğun gelişimsel özelliklerinin bir bütün olarak ele alınması kritik önem taşımaktadır.
OSB tanısının koyulabilmesi için belirli tanı ölçütlerinin karşılanması gerekmektedir. Tanı koyulması için gerekli esas ölçütler, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM-5’te şu şekilde yer almaktadır:
A. Aşağıdaki belirtilerdeki gibi sosyal iletişimde ve sosyal etkileşimlerde yetersizlikler:
- Göz göze gelme, yüz ifadesi, beden dili gibi sözel olmayan davranışlarda yetersizlikler.
- Yaşıtlarıyla gelişim düzeyine uygun ilişkiler geliştirmede yetersizlikler.
- Diğer kişilere yaklaşmama, karşılıklı sohbet edememe, ilgilerin ve duyuların azalmış paylaşımı gibi sosyal ya da duygusal karşılık vermede yetersizlikler.
B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren kısıtlı, yineleyici davranış örüntüleri, ilgiler ya da etkinlikler:
- Basmakalıp ya da yineleyici konuşma, motor hareketler ve nesne kullanımı.
- Sözel ya da sözel olmayan davranışta, rutinlere, ritüellere sıkı sıkıya uyma ya da değişime karşı aşırı derecede direnç gösterme.
- Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma gibi ilgilenme düzeyi ya da üzerinde odaklanma açısından olağan dışı ve çok sınırlı olan ilgi alanları.
- Duyusal uyaranlara karşı aşırı derecede ya da olağan dışı biçimde tepkisellik ya da ışıklara ya da dönen nesnelere aşırı derecede ilgi gösterme gibi duyusal çevreye olağan dışı ilgi.
C. Belirtilerin, erken çocuklukta ortaya çıkması.
D. Belirtilerin işlevselliği sınırlandırması ya da bozması.
OSB’nin klinik özelliklerini ise birkaç alt başlık altında inceleyebiliriz.
Sosyal ve Duyusal Rahatsızlıklar
OSB’si olan çocuklar, sosyal dünyada temas kurmaktan kaçınırlar. Başkalarının varlığını unutabilir, görmezden gelebilir ya da onları yok sayabilirler. OSB’si olan çocuklar, genellikle diğer çocuklarla oynamak için oyun başlatmazlar ve çevresindeki kişilere tepkisizdir. OSB’si olan çocuklar nadiren göz teması kurarlar. Ancak diğer çocukların aksine bunu, birinin dikkatini çekmek ya da bir kişinin dikkatini bir nesneye çekmek için yapmazlar (Dawson ve ark., 2004). Onların göz teması kurması, ortak dikkatte bir sorun olarak kendini gösterir.
İletişim Eksiklikleri
OSB’si olan çocuklarda konuşmayı öğrenmeden önceki sürece de dayanan iletişimsel eksiklikler görülür. Örneğin bebeklerin konuşmaya başlamadan önce, kendilerini ifade etmek için çıkardıkları anlamsız sesler ve 2 yaş aralığında kurulan basit cümleler gibi becerilerde OSB’si olan çocuklar yaşıtlarından geride kalırlar.
Bir diğer öne çıkan özellik ise ekolalidir. Ekolali, söz yankılamasıdır. Bu iki şekilde kendisini gösterir. Birincisi anında ses yankılamasıdır. Örneğin, OSB’si olan bir çocuk, başkasının söylediklerini hatasız bir şekilde tekrarlar. İkincisi ise gecikmiş ses yankılamasıdır. Burada ise çocuk, televizyonda duyduğu bir cümleye tepkisiz kalıp üzerinden zaman geçtikten sonra bu cümleyi tekrarlayabilir.
OSB’li çocukların konuşmasında görülen bir diğer dil anormalliği, zamirleri ters kullanmadır. Kendilerini belirtmek için ben zamiri yerine o, sen ya da kendi isimlerini kullanırlar. Zamirleri ters kullanma söz yankılamasıyla yakından ilişkilidir. Başkalarının sözlerini ve cümlelerini aynen tekrarladıkları için zamirleri yanlış kullanırlar. Örneğin, kendisine söylenen bir cümleyi aynen tekrarlar ve cevap olarak da “ben” öznesi yerine kendisine hitap edilen şekilde cevaplar. Bu da özne karmaşasına neden olur.
Tekrarlayıcı ve Törensel Davranışlar
OSB’si olan çocuklar, günlük rutinlerinin ve çevresinin değişmesine karşı son derece hassastır. Örneğin, her zaman içtiği bardağın değişmesi onlarda öfke krizine neden olabilir. Bunun yanında; oyuncakları sıralama, renklerine göre ayırma gibi saplantılı özellikler gösterebilir. Bu özelliklere eşlik eden; kalıpsal davranışlar, alışılmamış törensel el hareketleri, sallanmalar, elleri kanata benzer şekilde çırpma gibi ritmik hareketler sergileyebilirler. OSB'si olan bazı çocuklar, basit cansız nesnelerle ya da karmaşık mekanik nesnelerle zihinlerinde çok fazla meşgul olabilirler. Bununla birlikte, bu nesnelere bağlanma gösterebilirler. Taşınabilecek durumda olan nesneleri ellerinde tutarak dolaşmak isteyebilirler.
Sonuç olarak otizm spektrum bozukluğu, belirli tanı ölçütleri ve davranış örüntüleriyle tanımlanmakla birlikte, ortaya çıkış biçimi ve seyredişi açısından bireyden bireye farklılık gösterir. Bu nedenle tanı sürecinde, tek bir davranış ya da duruma odaklanmak yerine belirtilerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Kaynakça
- Kaynakça:
- Dawson, G., Toth, K., Abbott, R., Osterling, J., Munson, J., Estes, A. ve Liaw, J. (2004). Early social attention impairments in autism: Social orienting, joint attention, and attention to distress. Developmental Psychology, 40(2), 271–283.
- Kring, A. M., Johnson, S. L., Davison, G. C. ve Neale, J. M. (2019). Anormal psikoloji. (M. Şahin, Çev. Ed.). Nobel Akademik Yayıncılık.



