Hayatın önemli bir bölümü belirsizliklerden oluşur. Bir iş başvurusundan geri dönüş alıp alamayacağımızı, bir ilişkinin nasıl ilerleyeceğini, vereceğimiz bir kararın sonucunun ne olacağını ya da gelecekte bizi nelerin beklediğini her zaman kesin olarak bilemeyiz. Belirsizlik günlük yaşamın kaçınılmaz bir parçası olmasına rağmen bazı insanlar için yalnızca rahatsız edici bir durum değil, yoğun kaygı ve huzursuzluk kaynağı olabilir. Psikoloji literatüründe bu eğilim belirsizliğe tahammülsüzlük kavramıyla açıklanmaktadır.
Belirsizliğe tahammülsüzlük, kişinin belirsiz veya gelecekte gerçekleşebilecek durumları tehdit edici, olumsuz ya da kabul edilmesi zor olarak değerlendirme eğilimini ifade eder. Bu kişiler, gelecekte ne olacağını bilememekten daha fazla rahatsızlık duyabilir ve belirsizliği azaltmak amacıyla sürekli düşünme, bilgi arama, kontrol etme veya başkalarından güvence alma gibi davranışlara yönelebilir. Literatürde belirsizliğe tahammülsüzlük; yaygın kaygı bozukluğu başta olmak üzere çeşitli duygusal bozukluklarla ilişkili, transdiagnostik bir süreç olarak ele alınmaktadır (Yığman & Fidan, 2021).
Belirsizlik karşısında ortaya çıkan en yaygın tepkilerden biri “Ya şöyle olursa?” şeklindeki düşüncelerdir. Örneğin bir kişinin iş görüşmesinden sonra sürekli “Acaba beni beğenmediler mi?”, “Ya başka birini seçerlerse?” veya “Ya bu iş olmazsa?” şeklinde düşünmesi, geleceği zihinsel olarak kontrol etme çabasının bir göstergesi olabilir. Kişi bu düşünceler aracılığıyla olası bütün sonuçları önceden hesaplayarak kendisini hazırlamaya çalışır. Ancak geleceği kesin olarak kontrol etmek mümkün olmadığı için bu çaba çoğu zaman yeni soruların ortaya çıkmasına neden olur.
Bu noktada belirsizliğe tahammülsüzlük ile aşırı düşünme ve endişe arasında önemli bir ilişki ortaya çıkar. Sürekli olasılıkları değerlendirmek kısa vadede kişiye kontrol hissi verebilir. Ancak uzun vadede belirsizliğe karşı duyarlılığı artırarak kişinin daha fazla güvence aramasına neden olabilir. Böylece “belirsizlik → kaygı → kontrol etme/güvence arama → kısa süreli rahatlama → yeniden kaygı” şeklinde bir döngü oluşabilir.
Güncel araştırmalar da belirsizliğe tahammülsüzlüğün kaygı belirtileriyle ilişkisini desteklemektedir. Breaux ve arkadaşları (2024), belirsizliğe tahammülsüzlüğün kaygının şiddeti ve zaman içerisindeki seyriyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca Yu ve arkadaşlarının (2025) gerçekleştirdiği kapsamlı derleme ve meta-analiz, belirsizliğe tahammülsüzlük ile kaygı ve çeşitli ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişkiye ilişkin mevcut bulguları bir araya getirmiştir. Türkiye’de gerçekleştirilen çalışmalar da belirsizliğe tahammülsüzlüğün farklı kaygı alanlarıyla ilişkili olabileceğini göstermektedir (Yılmaz et al., 2024).
Peki belirsizlikle baş etmek mümkün müdür? Psikolojik açıdan amaç yaşamımızdaki bütün belirsizlikleri ortadan kaldırmak değildir. Çünkü belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Daha işlevsel olan, belirsizlik karşısında ortaya çıkan düşünce ve davranışları fark edebilmek ve her belirsiz durumda kesinlik aramak yerine belirsizliğe rağmen hareket edebilme becerisini geliştirmektir.
Bu noktada psikoterapi süreçlerinde kişinin belirsizliğe ilişkin düşüncelerini fark etmesi, kaçınma ve güvence arama davranışlarını değerlendirmesi ve belirsizliğin yarattığı duygularla daha işlevsel biçimde başa çıkmayı öğrenmesi önem taşımaktadır. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlarda kişinin “Kesin olarak bilmem gerekiyor” gibi düşüncelerini sorgulaması ve belirsizliğe daha fazla alan açması hedeflenebilir.
Sonuç olarak, kaygıyı azaltmanın yolu her zaman geleceği kesinleştirmek değildir. Bazen psikolojik olarak daha önemli olan, geleceğin nasıl sonuçlanacağını bilmesek de onunla başa çıkabileceğimize güvenebilmektir. Çünkü hayatın bütün sorularına önceden cevap bulmak mümkün değildir; ancak cevabını henüz bilmediğimiz sorularla birlikte yaşamayı öğrenmek mümkündür.
Kaynakça
- Breaux, R., Naragon-Gainey, K., Katz, B. A., & Starr, L. R. (2024). Intolerance of uncertainty as a predictor of anxiety severity and trajectory during the COVID-19 pandemic. Journal of Anxiety Disorders, 106, 102910. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2024.102910
- Gönültaş, O., & Güleç, S. (2024). Ergenlerde kariyer kaygısının yordayıcısı olarak bilişsel esneklik ve belirsizliğe tahammülsüzlük. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 22(3), 2435–2449. https://doi.org/10.37217/tebd.1490061
- Yılmaz, F. B., Satıcı, S. A., & Okur, S. (2024). Intolerance of uncertainty, curiosity, generalized anxiety disorder, and subjective happiness in the time of earthquakes in Türkiye. Current Issues in Personality Psychology, 13(2), 127–137. https://doi.org/10.5114/cipp/190902
- Yılmaz Halıcı, Ö., & Arıkan, S. (2024). Yetişkinlerde uçuş kaygısına yönelik bir inceleme: Kaygı duyarlılığı, belirsizliğe tahammülsüzlük, kontrol odağı ve üstbilişin rolü. Klinik Psikoloji Dergisi, 8(2), 202–223. https://doi.org/10.57127/kpd.26024438.1239456
- Yu, M. H. M., Cao, Y., Fung, S. S. Y., Kwan, G. S. Y., Tse, Z. C. K., & Shum, D. H. K. (2025). Intolerance of uncertainty, aging, and anxiety and mental health concerns: A scoping review and meta-analysis. Journal of Anxiety Disorders, 110, 102975. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2025.102975


