Pazartesi, Ekim 5, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ben Kimim? : Ergenlikte Kimlik Arayışı ve Kendini Bulma Süreci

“Ben kimim?”, “Hangi tür bir insan olmak istiyorum?”, “Beni diğerlerinden ayıran özellik nedir?” Çocukluktan ergenliğe geçiş aşamasında bu tür soruların sıklığı tesadüfi değildir. Birey, çocukluktan yetişkinliğe geçerken yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel, sosyal ve duygusal açıdan da büyük değişimlere tanık olur. Bu dönemin ana gelişimsel görevlerinden biri, kişinin kendisi hakkında daha kapsamlı ve tutarlı bir kimlik oluşturmasıdır.

Kimlik Arayışı Neden Bu Kadar Önemlidir?

Erik Erikson, ergenlik döneminin temel psikososyal gerilimini “kimliğe karşı rol karmaşası” biçiminde tanımlamıştır. Ergen, bu evrede çocukluğunda benimsediği değerleri, inançları ve kendisiyle alakalı düşünceleri gözden geçirmeye başlar. Gelecekte nasıl bir yetişkin olacağı, hangi değerlere sahip olduğu, hangi mesleği seçeceği ve toplum içindeki yeri üzerine sorgulamalar yapar.

Bu noktada ergenlikte gözlemlenen bazı değişiklikler yalnızca “ergenlik işte” şeklinde değerlendirilmemelidir. Düşüncelerin değişmesi, yeni ilgi alanlarını keşfetme, arkadaş çevresinin öneminin artması veya ileriye dönük farklı alternatiflerin düşünülmesi, kimlik gelişiminin doğal unsurları olarak kabul edilebilir.

Fakat bu süreç her zaman kolay değildir. Ergen, kimliğini bulma çabası içindeyken aynı zamanda ailesinin, arkadaşlarının ve toplumun beklentileriyle de yüzleşmektedir. “Ailem benden ne bekliyor?”, “Arkadaşlarım beni nasıl değerlendiriyor?” ve “Ben gerçekten ne istiyorum?” gibi sorular bazen birbirleriyle çatışabilir.

Aileden Uzaklaşmak, Aileyi Sevmemek Anlamına Gelmez

Ergenlik döneminde bireyin bağımsızlık arayışı artar. Kendi kararlarını alabilme, kişisel alan yaratma ve aileden farklı düşünceler geliştirme isteği bu gelişim sürecinin önemli bir parçasıdır.

Bu durum ebeveynler için zaman zaman zorlayıcı olabilir. Küçük yaşta ailelerinin düşüncelerini daha kolay kabul eden bir kişi, ergenlik döneminde “Buna katılmıyorum” demeye başlayabilir. Bu her zaman ebeveyne karşı bir itiraz değildir; bu çoğunlukla kendi kimliğini oluşturma çabasının bir yansımasıdır.

Aynı zamanda yapılan araştırmalar, ergenin akran ilişkilerinin de kimlik gelişimi ile bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Olumlu akran ilişkileri, ergenin kendisini keşfetmesi ve psikolojik sağlık açısından destekleyici olabilir.

Sosyal Medyada “Ben” ve Gerçek Hayattaki “Ben”

Günümüzde ergenlerin kimlik gelişimi yalnızca aile, okul ve arkadaş çevresi aracılığıyla gerçekleşmiyor. Sosyal medya, kendini ifade etme, diğerlerinin görüşlerini alma ve çeşitli kimlikleri keşfetme için bir alan haline gelmiştir.

2025 yılında yayımlanan detaylı bir sistematik çalışma, 32 araştırmadan ve yaklaşık 19.658 ergenden elde edilen verileri inceleyerek sosyal medya kullanımının kimlik gelişimi üzerindeki etkisini değerlendirdi. Çalışmanın ilginç bulgularından biri, kimlik gelişimi açısından yalnızca sosyal medyada geçirdiği zamanın değil, o platformda ne yapıldığının da daha önemli olabileceğini göstermesi oldu. Sosyal karşılaştırmaların daha fazla kimlik keşfi ve kimlik karmaşası ile ilişkili olduğu; kişinin kendisini daha otantik bir biçimde ifade etmesinin ise benlik algısı netliğiyle bağlantılı olduğu bildirildi.

Dolayısıyla “Telefonunu kapat!” demek kadar, ergenin sosyal medyada kendini nasıl gördüğünü ve diğerleriyle ne sebeple kendini karşılaştırdığını anlamaya çalışmak da önem taşımaktadır.

Peki Ebeveyn Ne Yapabilir?

Ergenin kimlik arayışını tamamen kontrol etmek mümkün değildir ve bu aslında arzu edilen bir durum da olmamalıdır. Ebeveynin görevi, ergenin nasıl bir insan olması gerektiğine karar vermekten çok, onun kendisini keşfetmesine olanak tanıyan güvenli bir alan yaratmaktır.

“Senin yaşındayken ben böyle değildim.”, “Büyüyünce anlayacaksın.” veya “Biz ne dersek o.” gibi ifadeler yerine, “Bu konuda ne düşünüyor musun?”, “Bunu istemenin sebebini açıklar mısın?” ve “Fikrinin değişiklik göstermesi normaldir.” gibi yaklaşımlar, ergenin kendisini ifade etmesine olanak tanıyabilir. Çünkü sağlıklı bir kimlik oluşumu, başkaları tarafından belirlenmiş bir kimliği kabul etmekten ziyade; bireyin kendi değerlerini, ilgi alanlarını, sınırlarını ve amaçlarını keşfetmesiyle şekillenir.

Sonuç: Kendini Bulmak Aniden Gerçekleşmez

Ergenlik, bireyin “Ben kimim?” sorusuna hemen bir cevap bulduğu bir dönem değildir; bu, bu soruyu sorma ve yanıtlarını araştırma sürecidir.

Bu nedenle bir gencin günümüzde hoşlandığı bir şeyi gelecekte sevmemesi, düşüncelerinin değişmesi ya da geleceği hakkında kararsızlık hissetmesi her zaman bir sorun olarak algılanmamalıdır. Kimlik gelişimi, zamanla evrilen dinamik bir süreçtir ve yakın ilişkiler, yaşam deneyimleri ve kişinin tercihleri ile birlikte devam eder.

Belki de gençlere iletebileceğimiz en önemli mesajlardan biri şudur:

“Kendini bulmana gerek yok; tanımaya başlayabilirsin.”

Çünkü bazen “Ben kimim?” sorusunun cevabı, bireyin kendisini keşfettiği yolculukta gizlidir.

Kaynakça

  • Branje, S., de Moor, E. L., Spitzer, J., & Becht, A. I. (2021). Dynamics of identity development in adolescence: A decade in review. Journal of Research on Adolescence, 31(4), 908–927. https://doi.org/10.1111/jora.12678
  • Erikson, E. H. (1968). Identity: Youth and crisis. W. W. Norton & Company.
  • Ragelienė, T. (2016). Links of adolescents identity development and relationship with peers: A systematic literature review. Journal of the Canadian Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 25(2), 97–105.
  • A systematic review of social media use and adolescent identity development. (2025). Adolescent Research Review. https://doi.org/10.1007/s40894-024-00251-1
Sude Nur Özbey
Sude Nur Özbey
Ben Sude Nur Özbey, psikoloji öğrencisiyim ve klinik psikoloji, çocuk psikolojisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) alanlarına özel bir ilgi duyuyorum. Eğitimim süresince çeşitli çocuk eğitimleri aldım ve BDT dersi sayesinde davranış psikolojisine olan ilgim derinleşti. Kişilik kuramı dersi kapsamında OKKB (Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu) üzerine bir makale çalışması hazırladım. Bunun yanı sıra, hastanenin psikiyatri servisi de dahil olmak üzere beş farklı staj deneyimine sahibim. E-Devlet onaylı çocuk eğitimi sertifikası ve oyun terapisi sertifikası sahibiyim. Şu anda özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi alanında gelişmeye odaklanıyor, akademik bilgiyle klinik uygulamayı birleştirmeyi hedefliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar