Psikolog BulŞehrinde bir uzman
Pazartesi, Ekim 26, 2026

Masum Olan İnsanlar Neden İtiraf Ederler? Yanlış İtirafın Psikolojik Etkisi

Esma Özden Yazar: Esma Özden
5 dk.okuma süresi
Masum Olan İnsanlar Neden İtiraf Ederler? Yanlış İtirafın Psikolojik Etkisi

İtiraflar hukukun ve adaletin kaçınılmaz bir parçası olarak yıllar boyunca sorgulanmadan kabul edilmiştir. Halbuki, yapılmış olan onlarca psikolojik araştırmanın verdiği sonuçlara göre hayatları boyunca hiç suç işlememiş insanlar da oldukça ağır suçları üstlenebiliyor. Üstelik, bu nadiren gerçekleşen bir durum değil, kanıtlanmış ve tekrar eden bir durum.

Rakamlar Bize Neler Söylüyor?

DNA testlerinin yapılmasıyla masum olduğu kanıtlanan 250 mahkûmun araştırılması sonucunda yaklaşık olarak 40 davada sanıkların suçları itiraf ettiği gözlemlenmiştir (Garret, 2011). Drizin ve Leo (2003) tarafından yapılmış araştırmada da yanlış olduğu kanıtlanan 125 adet itiraf vakası analiz edilmiştir. Bu sonuçlara göre de itirafların her zaman gerçeği yansıtmadığını ve jüri üyeleri için ikna edici bir faktör olduğunu göstermiştir.

Üç Çeşit Yanlış İtiraf Araştırması

Kassin ve Gudjonsson (2004) tarafından yapılan araştırmaya göre üç çeşit yanlış itiraf çeşidi vardır:

  • Gönüllü bir şekilde yapılan itiraflar: İtiraf eden kişi başkası tarafından zorlanmadan, baskı görmeden; ilgi istediği için itiraf eder.
  • Uyum Sağlamak İçin Yapılan İtiraflar: İtirafı eden kişi masum olduğunu bilir ama ödül alabilmek veya sorgudan kaçınmak için itiraf eder.
  • İçselleştirilmiş İtiraflar: En derinden etkileyen itiraf çeşididir. İtirafı eden kişi, ciddi baskılar altında kendi hafızasından şüphe etmeye başlar ve suçu gerçekten kendi işlediğine inanır.

Risk Faktörlerinin Artmasına Sebep Olan Etkenler

Polislerin sorgulamaları sırasında yanlış itiraf ihtimalini arttıran etkenler iki kategoride toplanır (Kassin et al., 2010). Yaş, zihinsel yetkinlik, uykusuzluk seviyesi ve yorgunluk kişisel etkenlere örnek verilebilir. Polislerin de “İtiraf ederseniz daha az ceza alırsınız, daha kolay olur her şey.” gibi vaatleri, sahte delillerin gösterilmesi, fotoğrafların gösterilmesi, şiddet gibi durumlar da diğer etkenler kategorisinde sınıflandırılabilir. Kassin ve McNall (1991) tarafından yapılmış olan araştırmaya göre de insanlara ödül ve ceza tehditlerinin veya vaatlerinin edilmesi de yanlış itiraf ihtimalini oldukça arttırmıştır.

Daha İyi Bir Sorgulama Çeşidinin Yapılması Mümkün Müdür?

Daha iyi bir sorgulama çeşidi için seçenekler mümkündür. Meta analizlerin yapılması suçlama şekillerinin hem doğru hem de yanlış türde yapılan itirafları oldukça arttırabildiğini; bilgi edinmeye odaklı yapılan sorgulama yöntemlerinin de masum olunduğu halde yapılan itirafların olma ihtimalini oldukça azalttığını gösterdi (Meissner et al., 2014). Birleşik Krallıkta kullanılmakta olan PEACE modeli de bu etkili yönteme bir örnek olmaktadır. Bu modeli kullanan görevliler kişiyi bir köşeye sıkıştırmak yerine yaşanan olayları kendi ağızlarından, kendi bakış açılarıyla anlatmasını ve açıklamasını ister. Buna ek olarak da sorgulamaların tamamının kayıt altına alınması, hem görevliyi hem de muhtemel sanığı korumaya yönelik de etkili bir yöntemdir; hataların da yapılma ihtimalini oldukça azaltabilecek, oldukça etkili olarak sayılan adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Gündelik Hayat İle İlgili Olan Düşünceler

Bu konu yalnızca hukukçu ve avukatları ilgilendiren bir konu değildir. Üç faktörü akılda tutmakta fayda vardır:

  • İnsan zihni sonsuz kapasiteli ve her şeyi hatırlayan bir cihaz değildir; onun da bir sınırı bulunmaktadır ve bu sınır aşıldığında şartlar değişebilir. Baskı ve tehdit gibi unsurlarla karşı karşıya kalan bir insanın zihni bazı unsurları daha farklı şekilde hatırlayabilir ve bu bilerek yaptığı bir şey değildir.
  • “Masumlar asla itiraf etmez.” cümlesi kesinlikle doğru ve kesin bir düşünce sayılmamalıdır. Edilen bir itirafa bakarken bu itirafın nasıl ve hangi şartlar altında alındığı ciddi bir şekilde incelenmelidir.
  • Davalar gibi hukuki süreçlerde avukatınızın olması veya bir avukatınızın yanınızda olmasını istemeniz, suçlu olduğunuz veya yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez ve bir hak olarak kabul edilmektedir.

Sonuç Bölümü

Yanlış şekilde edilen bir itiraf, insanı güçsüz veya zayıf karakterli biri yapmaz. İnsan zihniyeti oldukça karmaşık bir yapıdır ve bu durum da insanların zihninin yoğun baskı, tehdit, belki de şiddet gibi unsurlarla karşı karşıya kalması sonucunda kırılmasının, zarar görmesinin veya yorulmasının bir sonucu olarak kabul edilebilir. Adalet ve hukuk sisteminin güçlendirilmesi ve daha etkili bir hale getirilmesinin yolu da edilen itirafları sorgusuz, sualsiz ve tamamen araştırmadan kesin olarak kabul etmemekten geçer. Araştırmak, doğruluğunu sorgulamak da bu süreçleri güçlendirir ve adalet sistemini herkes için daha korunaklı ve etkili hale getirir. Ayrıca da insanların asıl isteğinin de altını daha iyi çizer: asıl suçluların ceza almasını kesin olarak sağlamak. Bu şartlar sağlandığı zaman da hem masum olduğu halde herhangi bir sebepten dolayı bir suçu itiraf etmek zorunda kalan insanların oranını ciddi ölçüde düşürür; hem de bu sorgulamaları yapan görevlere de bir koruma, gelişme alanı ve destek sağlar.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Drizin, S. A., & Leo, R. A. (2003). The problem of false confessions in the post-DNA world. NCL rev., 82, 891.
  • Garrett, B. L. (2011). Convicting the innocent: Where criminal prosecutions go wrong. Harvard University Press.
  • Kassin, S. M., Drizin, S. A., Grisso, T., Gudjonsson, G. H., Leo, R. A., & Redlich, A. D. (2010). Police-induced confessions: risk factors and recommendations. Law and human behavior, 34(1), 3.
  • Kassin, S. M., & Gudjonsson, G. H. (2004). The psychology of confessions: A review of the literature and issues. Psychological science in the public interest, 5(2), 33-67.
  • Kassin, S. M., & McNall, K. (1991). Police interrogations and confessions: Communicating promises and threats by pragmatic implication. Law and Human Behavior, 15(3), 233.
  • Meissner, C. A., Redlich, A. D., Michael, S. W., Evans, J. R., Camilletti, C. R., Bhatt, S., & Brandon, S. (2014). Accusatorial and information-gathering interrogation methods and their effects on true and false confessions: A meta-analytic review. Journal of Experimental Criminology, 10(4), 459–486.
Esma Özden Esma Özden
Psikolog Esma Özden, Psikoloji lisans eğitimini Türkiye’de İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Lisans eğitimi süresince insan davranışlarının altında yatmakta olan bilişsel ve duygusal nedenlere yönelik ilgisi doğrultusunda çeşitli kliniklerde staj yaparak daha fazla tecrübe edinmiştir. Bu süreçte hem Türkiye’de hem İngiltere’de klinik alanda yaptığı stajlar, farklı düşünce ve kültürler bağlamında psikoterapi uygulamaları ile ilgili önemli bakış açıları kazanmasına katkıda bulunmuştur. Akademik hayatına İngiltere’de Klinik Psikoloji yüksek lisans programı ile devam eden Esma, Bilişsel Davranışçı Terapi, Çocuk Değerlendirme ve Dikkat Testleri, MMPI, TAT-CAT, SCID-II, Beck Depresyon ve Beck Anksiyete başta olmak üzere birçok eğitim tamamlamıştır. Bütüncül bir yaklaşımı ele almakta, terapi sürecini bireysel psikolojik dayanıklılığı ve farkındalığı güçlendirmeye yönelik planlamaktadır. Psikolojiyi sadece davranışlara anlam getiren bir bilim dalı olarak değil, bireyin ilerlediği yolda bir ışık olarak görmekte; Psychology Times’da yazdığı yazılarla okuyucuların kendilerine dair farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!