Pazar, Ağustos 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bipolar I ve Bipolar II Bozukluklarının DSM-5 Ölçütleri Çerçevesinde Karşılaştırılması

Bipolar bozukluklar, duygudurum, enerji ve etkinlik düzeylerinde belirgin değişikliklerle seyreden ve bireyin sosyal, akademik ve mesleki işlevselliğini etkileyebilen bozukluklardır. DSM-5 kapsamında Bipolar I ve Bipolar II bozuklukları ayrı tanı kategorileri olarak ele alınmaktadır. Her iki bozuklukta da duygudurum yükselmesi, enerji artışı ve depresif belirtiler görülebilmesine rağmen tanısal ayrım özellikle mani ve hipomani arasındaki farklar üzerinden yapılmaktadır.

Bipolar I ve Bipolar II Bozukluklarının Karşılaştırılması

Bipolar bozukluklar, bireyin duygudurumunda belirgin değişimlerin meydana geldiği ve bu değişimlerin kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini ve işlevselliğini etkileyebildiği psikiyatrik bozukluklardır. DSM-5 kapsamında Bipolar I ve Bipolar II bozuklukları birbirinden ayrı olarak ele alınmaktadır. Her iki bozukluk birbirine oldukça benzer belirtiler içerse de temel ayrım mani ve hipomani dönemleri üzerinden yapılmaktadır. Bana göre bu iki bozukluğu ayırt etmenin en kolay yolu, kişinin yaşadığı yükselmiş duygudurum döneminin ne kadar şiddetli olduğuna ve yaşamını ne ölçüde etkilediğine bakmaktır.

Bipolar I bozukluğunun temel özelliği, bireyin yaşamında en az bir mani döneminin bulunmasıdır. Mani döneminde kabarmış, taşkın veya irritabl duygudurumun yanı sıra enerji ve amaca yönelik etkinliklerde belirgin bir artış görülür. Kişi daha konuşkan olabilir, daha az uyuyabilir, kendisini normalden çok daha güçlü veya başarılı hissedebilir ve düşünceleri oldukça hızlı bir şekilde değişebilir. Ayrıca aşırı para harcama, düşüncesiz cinsel davranışlar veya riskli yatırımlar gibi kötü sonuçlar doğurabilecek davranışlarda artış görülebilir.

Mani döneminin hipomaniden ayrıldığı en önemli noktalardan biri, işlevsellik üzerindeki etkisinin çok daha belirgin olmasıdır. Mani dönemindeki birey sosyal veya mesleki yaşamında ciddi problemler yaşayabilir ve bazı durumlarda hastaneye yatırılması gerekebilir. Bunun yanında psikotik belirtiler de görülebilir. Bence mani dönemini yalnızca “çok mutlu veya enerjik olma” şeklinde değerlendirmek oldukça yanıltıcıdır. Çünkü burada söz konusu olan enerji artışından çok, kişinin davranışlarını ve gerçeklikle ilişkisini etkileyebilecek düzeyde bir değişimdir.

Bipolar II bozukluğunda ise mani dönemi bulunmaz. Bunun yerine birey en az bir hipomani dönemi ve en az bir majör depresyon dönemi geçirir. Hipomani döneminde mani ile benzer belirtiler görülür; ancak belirtilerin şiddeti daha düşüktür. Kişi daha enerjik, konuşkan, üretken ve girişken olabilir. Uyku ihtiyacının azalması, dikkat dağınıklığı, düşünce uçuşması ve riskli davranışlarda artış görülebilir. Ancak hipomani, kişinin toplumsal veya mesleki işlevselliğinde mani kadar ciddi bir bozulmaya yol açmaz ve psikotik özellikler varsa dönem hipomani değil mani olarak değerlendirilir.

Bipolar II bozukluğunda majör depresyon döneminin bulunması da tanı açısından önemlidir. Depresyon sırasında çökkün duygudurum, ilgi ve zevk kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, enerji azalması, değersizlik düşünceleri ve dikkat sorunları görülebilir. Bu noktada bana göre Bipolar II’nin yalnızca “Bipolar I’in daha hafif hali” olarak düşünülmesi doğru değildir. Çünkü hipomani daha hafif görünse bile majör depresyon dönemleri kişinin yaşamında ciddi sıkıntılara ve işlev kaybına neden olabilir.

Sonuç olarak Bipolar I ve Bipolar II arasındaki en temel fark mani döneminin bulunup bulunmamasıdır. Bipolar I tanısı için en az bir mani döneminin bulunması yeterliyken, Bipolar II tanısı için hipomani ve majör depresyon dönemlerinin bulunması ve kişinin hiçbir zaman mani dönemi geçirmemiş olması gerekir. Benim açımdan bu ayrımın en dikkat çekici noktası, belirtilerin yalnızca varlığına değil, şiddetine ve kişinin işlevselliği üzerindeki etkisine bakılmasıdır. Bu nedenle bipolar bozuklukların değerlendirilmesinde kişinin yalnızca “çok enerjik” ya da “çok çökkün” olup olmadığı değil, bu değişimlerin süresi, yoğunluğu ve yaşamındaki sonuçları birlikte ele alınmalıdır.

Kaynakça

  • Dsm-5
Hüma Hayriye Tosun
Hüma Hayriye Tosun
Ben psikoloji 2. Sınıf öğrencisiyim. Istanbul kent üniversitesinde okumaktayım. Okulun psikoloji kulübünde akademi ekibinde görev aldım. Yarı dönem hi psychology kliniğinde staj yaptım. Staj yaptığım kliniğin kurmuş olduğu psychology book clup organizasyon ekibinde bir sürü etkinlikte emeğim geçmiş ve hala geçmektedir. Bunların yanı sıra online ve yüz yüze seminerlere giderek sertifikalar ve eğitimler almaktayım. Zirvelere katılmaktayım. Yeni bir deneyim olarak ise yazarlık yapmaktayım. Gelişmeye ve çalışmaya aşığım. Mesleğime de

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar