Hepimiz hayatımızın bir döneminde incindik. Bazen söylenen bir söz, bazen yaşanan bir ihanet, bazen de kapanmamış bir ilişkinin ardından geriye kalan kırgınlık uzun süre bizimle kalabilir. Zaman geçse bile, bazı anılar beklemediğimiz bir anda yeniden karşımıza çıkabilir; bir öfke, bir üzüntü ya da “Bunu nasıl yapabildi?” sorusuyla birlikte.
Bir noktada kendimize şunu sorabiliriz: “Bunu geride bırakmanın bir yolu var mı?”
İşte burada affetme kavramı devreye girer. Ancak affetmek, çoğu zaman düşündüğümüz kadar basit değildir. Bize zarar veren birini affetmek, yaşananları unutmak ya da yapılanları haklı görmek anlamına gelmediği gibi, yalnızca “Artık affettim” demeye karar vermekle de her zaman gerçekleşmez. Bazen affetmeye hazır olduğumuzu düşünsek bile öfke, kırgınlık veya acı yeniden ortaya çıkabilir.
Belki de bu yüzden affetmeyi bir an olarak değil, bir süreç olarak düşünmek daha anlamlıdır.
Peki bu süreç psikolojik olarak nasıl işler? Bir insan, yaşadığı bir incinmenin duygusal yükünden zaman içinde nasıl uzaklaşabilir?
Psikolog Everett Worthington tarafından geliştirilen REACH Affetme Modeli, tam da bu soruya ışık tutan yaklaşımlardan biridir. Affetmeyi tek seferde gerçekleşen bir karar olarak değil, kişinin yaşadığı incinmeyle kurduğu ilişkiyi zaman içinde değiştirmesine yardımcı olabilecek bir dizi psikolojik adım olarak ele alır.
Affetmek Ne Anlama Gelir?
Affetmek sıklıkla yanlış anlaşılır. Affetmek; yaşananları unutmak, zarar verici davranışları mazur görmek, yapılan haksızlığı onaylamak ya da bir ilişkiyi otomatik olarak yeniden kurmak anlamına gelmez. Aynı şekilde birini affetmek, sağlıklı sınırları terk etmek veya kendinizi yeniden güvensiz bir durumun içine sokmak demek değildir.
Bunun yerine affetme, kişilerarası bir incinmeye verdiğimiz tepkiyi dönüştüren içsel bir psikolojik süreç olarak düşünülebilir. Yaşanan olayın anısı varlığını sürdürebilir; ancak zaman içinde bu anının üzerimizdeki duygusal etkisi ve bizi kontrol etme gücü azalabilir.
Worthington, affetmeyi iki kategoriye ayırmaktadır: karar temelli affetme (decisional forgiveness) ve duygusal affetme (emotional forgiveness) (Worthington, 2006).
Karar temelli affetme, bize zarar veren kişiye karşı intikam arayışından veya düşmanca davranışlardan vazgeçmeye yönelik bilinçli bir karar vermeyi içerir. Duygusal affetme ise bunun ötesine geçerek kızgınlık, kırgınlık ve öfke gibi olumsuz duyguların zamanla empati, şefkat veya anlayış gibi daha olumlu duygularla yer değiştirmesini ifade eder.
Affetmek acı veren deneyimleri ortadan kaldıramaz. Ancak bu deneyimlerin bugün üzerimizde taşımaya devam ettiğimiz duygusal yükünü azaltabilir.
Peki affetmek yalnızca bir karar vermekten ibaret değilse, gerçekte nasıl gerçekleşir?
REACH Modeliyle Affetme Sürecini Anlamak
Worthington, affetme konusuyla, iletişim ve çatışma çözme becerileri gelişmesine rağmen ilişkilerinde sorunların devam ettiği çiftlerle çalışırken ilgilenmeye başladı. Çözülmemiş kırgınlıkların gerçek anlamda iyileşmenin önünde bir engel oluşturabildiğini fark etti. Bunun üzerine meslektaşlarıyla birlikte özellikle affetme sürecine odaklanan bir müdahale geliştirdi.
Bunun sonucunda ortaya çıkan REACH Affetme Modeli, beş aşamadan oluşan ve araştırmalarla kapsamlı biçimde incelenmiş bir psikolojik çerçevedir (Wade ve ark., 2014). Araştırmalar, modelin daha yüksek düzeyde affetme ile ilişkili olduğunu; aynı zamanda anksiyete ve depresif belirtilerde azalma ve genel psikolojik iyi oluşta iyileşmelerle bağlantılı olduğunu göstermektedir (Ho ve ark., 2024).
REACH modeli affetmeyi hızlı ve tek seferlik bir karar olarak ele almak yerine, kişinin duygusal acıdan iyileşmeye doğru ilerlemesine yardımcı olabilecek bir dizi psikolojik dönüşüm olarak tanımlar.
REACH Sürecini Anlamak
R – Yaşanan İncinmeyi Hatırlamak (Recall the Hurt)
İlk aşama, yaşanan incinmeyi dürüstçe kabul etmeyi; ancak bunun içinde kaybolmamayı içerir.
İnsanlar acı verici deneyimler karşısında çoğunlukla iki uçtan birine yönelebilir: Yaşananları tekrar tekrar zihninde canlandırmak ya da tamamen kaçınmak. Her iki yaklaşım da uzun vadede yararlı olmayabilir.
REACH modeli, yaşanan olayı mümkün olduğunca nesnel bir biçimde hatırlamayı, ancak kişinin kendisini yalnızca başına gelen olay üzerinden tanımlamasından veya karşısındaki kişiyi bütünüyle yaptığı zararlı davranışa indirgemesinden kaçınmasını teşvik eder.
İyileşme, incinmeyi inkâr etmek veya bastırmak yerine onun gerçekten yaşandığını kabul etmekle başlar.
E – Empati Kurmak (Empathize)
Empati, sürecin belki de en zor aşamasıdır.
Buradaki amaç, zarar verici davranışı mazur görmek veya yapılanların kabul edilebilir olduğunu söylemek değildir. Bunun yerine empati, kişinin davranışlarını etkileyebilecek koşulları, duyguları veya yaşam deneyimlerini anlamaya çalışmayı içerir.
Ancak önemli bir ayrım vardır: Empati, istismarı kabul etmek veya güvensiz bir ilişkinin içinde kalmak anlamına gelmez. Birinin davranışlarını anlamaya çalışmak, o davranışları haklı bulmakla aynı şey değildir.
A – Özgecil Bir Hediye Sunmak (Offer an Altruistic Gift)
Worthington, affetmeyi özgecil bir hediye olarak tanımlar: Kazanılması gereken bir ödülden ziyade, kişinin özgür iradesiyle sunduğu bir şey.
Birçoğumuz, geçmişte birini incittiğimiz ve karşılığında kınanmak yerine anlayış gördüğümüz bir anı hatırlayabiliriz. Bu tür deneyimler bize affetmenin yalnızca başkalarına verdiğimiz bir şey olmadığını; muhtemelen bizim de zaman zaman aldığımız bir armağan olduğunu hatırlatır.
Bu aşama, aynı şefkati başka bir kişiye göstermeyi davet eder. Bunu, karşı tarafın mutlaka affedilmeyi “hak ettiği” için değil; affetmeyi seçmenin kendi iyileşme sürecimizi de destekleyebileceği için yaparız.
C – Affetmeye Karar Vermek (Commit to Forgiveness)
Affetmeye karar vermek, acı veren duyguların bir anda ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle REACH modeli, affetme yönünde bilinçli ve kararlı bir niyet oluşturmayı teşvik eder. Bu karar yazıya dökülebilir, güvenilen biriyle paylaşılabilir veya yalnızca kişinin kendi içinde ifade edilebilir.
Bu bağlılık bir tür çapa işlevi görür. Kırgınlık yeniden ortaya çıktığında bize affetme kararımızın geçici bir duygudan değil, üzerinde düşünülmüş bir seçimden kaynaklandığını hatırlatır.
H – Affetme Kararını Sürdürmek (Hold On to Forgiveness)
Belki de en önemli aşama, affetmenin doğrusal bir süreç olmadığını fark etmektir.
Acı veren anılar beklenmedik biçimde yeniden ortaya çıkabilir. Gerçek anlamda affetmeye başlamış olsak bile zaman zaman öfke veya kırgınlık yeniden hissedilebilir. Bu, sürecin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Yeniden en başa dönmek yerine REACH modeli, kişinin daha önce yaptığı affetme kararına yeniden dönmesini teşvik eder.
Bu nedenle affetme kararını sürdürmek, geçmişi unutmakla ilgili olmaktan çok, geçmişin bugünü belirlemesine tekrar tekrar izin vermemeyi seçmekle ilgilidir.
Son Notlar
REACH modeli, affetmeyi tek bir karar olarak değil, zaman içinde gerçekleşen bir dizi psikolojik değişim olarak anlamak için yararlı bir çerçeve sunar.
Model, “hayata devam etmenin” yaşananları unutmak veya mazur görmek anlamına gelmediğini; daha çok, yaşanan deneyimle kurduğumuz ilişkinin zaman içinde değişebileceğini vurgular.
Bu açıdan bakıldığında affetmek, ulaşılması gereken kesin ve nihai bir durumdan çok kademeli bir değişim sürecidir. Yaşananların anısı kalabilir; ancak bu anının yarattığı duygusal yoğunluk zaman içinde yavaşça değişebilir.
Kaynakça
- Wade, N. G., Hoyt, W. T., Kidwell, J. E., & Worthington, E. L. (2014). Efficacy of psychotherapeutic interventions to promote forgiveness: A meta-analysis. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 82(1), 154–170. https://doi.org/10.1037/a0035268
- Worthington, Jr., E.L. (2006). Forgiveness and Reconciliation: Theory and Application (1st ed.). Routledge. https://doi.org/10.4324/9780203942734 Ho MY, Worthington EL, Cowden RG, Bechara AO, Chen ZJ, Gunatirin EY, et al. International REACH forgiveness intervention: a multisite randomised controlled trial. BMJ Public Health. 2024;2:e000072. https://doi.org/10.1136/bmjph-2023-000072 http://www.evworthington-forgiveness.com/

