Bir ilişki, bir iş veya başka herhangi bir şey… İnsan bazen bir şeylerin yolunda gitmediğini neden kabullenmekte zorlanır? Veya bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etmesine rağmen neden kalmakta ısrarcı olur?
Belki de konu tam olarak o an yolunda gitmeyen durum ile alakalı değildir. Belki mesele kişinin iç dünyasında mevcut bulunan tıkanıklıkların ta kendisidir. Hayatınızda yolunda gitmeyen bir akışı değiştirmek için bazen kararlar almak gerekir.
Adımlar atmak, değişime doğru yol almak gereklidir. Ancak bu herkes için aynı şekilde kolay olmayabilir. Bazen insanlar mevcut olan koşullardan hoşnut olmamasına rağmen değiştiremez ya da değiştirmeyi sürekli olarak erteler.
Çünkü değişim olgusu ile ilişkileri çok iyi değildir. Değişim onlar için korku veren bir belirsizlikten ibarettir ve bundan başka bir karşılığı da yoktur. Bir şeylerin değişmesi ihtimali bile oldukça ürkütücü gelebilir.
Çünkü değişim sonrasına dair olan belirsizlik ve bilinmezliğe tahammülleri yoktur aslında. Dikkatli bakın, değişmekten korkan herkesin belli düzeyde kaygı ile başı derttedir. Çünkü az evvel belirttiğim bilinmezlik hususu, kaygılı bir insan için tüm alarmların aynı anda çalmasına sebep olur ve iç dünyalarında bir tür kaosa sebebiyet verir.
Bu yüzden birçok insan farkında bile olmadan değişime direnmeyi seçer ve mevcut konumu terk etmeyi korkunç bir yaklaşım olarak görür. Böylece toksikolojik konfor alanlarında kalmaya devam ederler. Belki de her şeyden önce kendinize hayatınızın hangi evresinde değişimden korkmayı, cesaretli olmayı başarısızlık olarak görmeyi ve yeni bir düzene geçmeyi başarısızlık olarak değerlendirmeyi öğrendiğinizi sorarak başlamak hiç de fena bir başlangıç olmayacaktır.
Değişim olgusu hayatta kaçmanızın pek de mümkün olamayacağı bir kavramdır. En basit hali ile bakacak olursak her gün saçınız ve tırnaklarınız uzar. Her uyandığınız gün bir öncekinden başkadır.
Her yeni gün sokakta başka başka insanlarla karşılaşırsınız. Yani hayat sürdüğü müddetçe siz isteseniz de istemeseniz de değişim ile hep yan yana ilerlemek zorunda olacaksınız. Peki madem bu kadar hayatın içinden ve kaçmanın mümkün olmadığı bir durum bu değişim.
O zaman ne yapmalı? Değişimin doğal ve normal olduğunu kabul etmeli ve değişmekten bu kadar korkmamanız gerektiğini içselleştirmelisiniz. İlk etapta değişimi hemen sağlayamasanız bile bunu yapabilmeniz gerektiğini kabul etmek bile sürecinizi çok kolaylaştıracaktır.
Çünkü her zaman söylediğim gibi fark etmediğiniz ya da kabul etmediğiniz bir şeyi değiştirmeniz de pek mümkün olmayacaktır. Önce kabul edin. Sonra değişim elbette daha pratik olacaktır.
Değişimin kendisine ve her türden değişikliğe yönelik direnciniz bir müddet sonra kendinizi kısıtlamak ve belli oranda da sabote etme eğilimidir. Burada sabote etmekten kast ettiğim ise kişinin bir başkasının müdahalesine gerek olmadan kendi kendisini kısıtlaması halidir. Ve unutmayın ki hayatta aşılmadığı takdirde kişiyi en çok zorlayan sınırlar kendinize koyduklarınızdır…

