Cuma, Ağustos 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Farklı Beyinler, Aynı Koridor: Nörodiverjans ve Zorbalık

Bir okul koridorunu düşünün: zil çalar, sesler yükselir, bedenler birbirine yaklaşır, şakalar hızla dolaşıma girer. Bu koridor bazı çocuklar için arkadaşlık alanıdır; bazıları içinse her gün yeniden geçilen görünmez bir sınır kapısı. Nörodiverjan çocuklar için okul yaşamı, yalnızca dersleri değil; duyusal uyaranları, sosyal ipuçlarını, yazılı olmayan kuralları ve akran grubunun güç ilişkilerini de içerir.

Bu ilişkilerdeki güçlüğü anlayabilmek için nörodiverjansın ne olduğunu anlamamız gerekir. Nörodiverjans, diğer adıyla nöroçeşitlilik, tıbbi bir tanı adı olmaktan çok beynin gelişme, öğrenme, dikkat verme, iletişim kurma veya çevreyi işleme biçimlerindeki farklılıkları anlatan şemsiye bir kavramdır. Otizm, DEHB ve disleksi gibi nörogelişimsel farklılıklar bu çerçevede düşünülebilir. Buradaki kritik nokta şudur: Farklılık tek başına sorun değildir; sorun, çevrenin farklılığı nasıl karşıladığıdır. National Autistic Society’nin nöroçeşitlilik tanımı, insan beyinlerinin doğal çeşitliliğine vurgu yapar. Cleveland Clinic ise “nörodiverjan” ifadesini, beyni tipik kabul edilen biçimlerden farklı gelişen ya da çalışan kişiler için kullanılan tıbbi olmayan bir terim olarak açıklar (Cleveland Clinic, 2022; National Autistic Society, t.y.).

Zorbalık, iki çocuk arasında yaşanan sıradan bir anlaşmazlık değildir. Tekrarlayan, zarar verici ve çoğu zaman güç dengesizliği içeren bir ilişkidir. Bu güç bazen fiziksel üstünlükten, bazen popülerlikten, bazen de çoğunluğun “normal” saydığı davranış kalıplarına daha kolay uyum sağlamaktan gelir. Nörodiverjan bir çocuk alay ile şakayı ayırt etmekte zorlanabilir, ani seslerden rahatsız olabilir, konuşma sırasını bekleyemeyebilir ya da akran grubunun ima dolu sosyal kurallarını kaçırabilir. Bu özellikler zorbalığın nedeni değildir; fakat kapsayıcı olmayan okul iklimlerinde çocuğu hedefe dönüştürebilir.

Araştırmalar bu riskin tesadüfi olmadığını gösteriyor. Maïano ve arkadaşlarının otizm spektrumundaki okul çağı çocuk ve gençlerle ilgili sistematik derleme ve meta-analizinde genel zorbalık mağduriyeti için birleştirilmiş yaygınlık tahmini %44 olarak rapor edilmiştir (Maïano et al., 2016). Humphrey ve Hebron’un derlemesi de otizmli çocuk ve ergenlerin zorbalıktan orantısız biçimde etkilendiğini; riskin yalnızca bireysel özelliklerle değil, okulun sosyal yapısıyla da bağlantılı olduğunu vurgular (Humphrey & Hebron, 2015). Bu nedenle meseleyi “çocuk sosyal beceri öğrenirse sorun çözülür” biçiminde okumak yetersizdir.

Zorbalık her zaman bağırarak gelmez. Bazen grup çalışmasına alınmamaktır. Bazen sınıf sohbetinden dışlanmak, bazen bir çocuğun hassas olduğu sesi bilerek çıkarmak, bazen de “şakaydı” denilerek örtülen küçük düşürmelerdir. Nörodiverjan öğrenciler açısından özellikle ilişkisel zorbalık tehlikelidir; çünkü yetişkinler fiziksel saldırıyı daha kolay fark ederken dışlama, ima, kandırma ve sosyal manipülasyon çoğu kez görünmez kalır.

Bu görünmezlik çocuğun iç dünyasında ağır sonuçlar yaratabilir. Sürekli dışlanan çocuk, zamanla okulun güvenli bir yer olduğuna dair inancını kaybedebilir. Teneffüse çıkmak istememe, belirli alanlardan kaçınma, eşyaların sık sık kaybolması, bedensel yakınmalar, öfke patlamaları ya da içe çekilme yalnızca “davranış problemi” olarak okunmamalıdır. Bunlar bazen çocuğun anlatamadığı sosyal yaralanmanın işaretleridir. UNESCO’nun engelli öğrencilerin eğitim ortamlarında yaşadığı şiddet ve zorbalığa ilişkin teknik belgesi, damgalama ve ayrımcılığın güvenli öğrenme ortamını zedeleyen temel etkenler arasında yer aldığını belirtir (UNESCO, 2021).

Çözüm, mağdur edilen çocuğa yalnızca “kendini savun” demek değildir. Bu, sorumluluğu yanlış kişiye yükleyebilir. Elbette çocuklara yardım isteme, sınır koyma ve güvenli iletişim becerileri kazandırılmalıdır; fakat asıl değişim okul ikliminde gerçekleşir. Zorbalığı durduran şey tek bir cesur çocuğun tepkisi değil, yetişkinlerin tutarlı izlemesi, akranların sessiz onaydan vazgeçmesi ve okulun açık kurallarla güvenli alan üretmesidir. Öğretmen için kritik beceri, yalnızca olayı görmek değil; olaydan önceki yalnızlaşmayı ve olaydan sonraki suskunluğu da okuyabilmektir.

Gaffney, Ttofi ve Farrington’un güncellenmiş meta-analizi, okul temelli zorbalık karşıtı programların hem zorbalık davranışını hem de mağduriyeti azaltmada etkili olduğunu göstermektedir (Gaffney et al., 2021). MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün akran zorbalığına ilişkin farkındalık ve psikoeğitim materyalleri de Türkiye bağlamında bu bütüncül yaklaşımı destekleyen pratik kaynaklar sunmaktadır (MEB, t.y.). Böyle programlar, yalnızca mağduru korumayı değil; zorbalık yapan öğrencinin davranışını değiştirmeyi, izleyici öğrencilerin rolünü dönüştürmeyi ve okul personelinin ortak müdahale dili geliştirmesini hedeflemelidir.

Kapsayıcı okul, farklılığı yalnızca özel günlerde kutlayan okul değildir. Gerçek kapsayıcılık, sınıf oturma düzeninde, teneffüs alanlarında, grup çalışmalarında, disiplin süreçlerinde ve öğretmenin bakışında görünür. Nörodiverjan bir öğrencinin amacı “normale benzetilmek” değil, kendi ritmiyle güvenli biçimde var olabilmektir. Belki de asıl soru “Nörodiverjan çocuklar neden zorbalığa uğruyor?” değil; “Okullarımız hangi farklılıkları hâlâ kolay hedef hâline getiriyor?” sorusudur. Bir okulun başarısı yalnızca sınav sonuçlarında değil, en farklı görünen çocuğun koridordan korkmadan geçip geçemediğinde saklıdır.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Cleveland Clinic. (2022). Neurodivergent: What it is, symptoms & types.
  • Gaffney, H., Ttofi, M. M., & Farrington, D. P. (2021). Effectiveness of school-based programs to reduce bullying perpetration and victimization: An updated systematic review and meta-analysis. Campbell Systematic Reviews, 17(2), e1143. https://doi.org/10.1002/cl2.1143
  • Humphrey, N., & Hebron, J. (2015). Bullying of children and adolescents with autism spectrum conditions: A “state of the field” review. International Journal of Inclusive Education, 19(8), 845–862. https://doi.org/10.1080/13603116.2014.981602
  • Maïano, C., Normand, C. L., Salvas, M.-C., Moullec, G., & Aimé, A. (2016). Prevalence of school bullying among youth with autism spectrum disorders: A systematic review and meta-analysis. Autism Research, 9(6), 601–615. https://doi.org/10.1002/aur.1568 Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü. (t.y.). Akran zorbalığı. National Autistic Society. (t.y.). Autism and neurodiversity.
  • UNESCO. (2021). Violence and bullying in educational settings: The experience of children and young people with disabilities. Paris: UNESCO.
İlayda Böke
İlayda Böke
İlayda Böke, klinik psikoloji ve Bilişsel Davranışçı Terapi alanlarında akademik anlamda kendini geliştirmeye özen göstermiştir. Lisans eğitimini psikoloji, yüksek lisans eğitimini ise klinik psikoloji alanında tamamlayan Böke, yüksek lisans tezini erişkin psikolojisi üzerine yoğunlaştırarak Genç Yetişkinlerde Kendine Zarar Verme Davranışı, Aleksitimi ve Dürtüselik konusunu incelemiştir. Halen sosyoloji eğitimi almaya devam eden Böke, klinik psikolojiyi sosyolojik ve kültürel bir perspektiften ele almayı yazılarında ana odak noktası haline getirmiştir. Alanla ilgili çeşitli gönüllülük ve klinik deneyime sahip olan Böke, bu deneyimlerini akademik çalışmalarla birleştirerek psikoloji bilimine gerçekçi bir bakış açısı sunmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar