Psikolog BulŞehrinde bir uzman
Salı, Ekim 27, 2026

Psikolojinin Yandaşları

13 dk.okuma süresi
Psikolojinin Yandaşları

Bu yazıda psikoloji ve psikiyatri camiası dışındaki büyük figürlerin psikolojiye olan tutumları ve görüşleri alt başlıklar halinde anlatılmaya çalışılmıştır.

Yandaşlar

Bu figürlerin çoğu gerçek savunucudur ancak psikolojinin çok farklı, bazen rakip versiyonlarını savunurlar. Kendi dönemlerinde psikoloji/psikiyatriye olan desteklerini açıkça belirtmişlerdir.

A. 19. Yüzyıl Çağrışımcı Psikoloji • John Stuart Mill (İngiliz filozof): Babası James Mill'in katı çağrışımcı ekolünü devralan Mill, psikolojiyi felsefenin ve metafiziğin boyunduruğundan kurtararak rasyonel bir temele oturtmaya çalışmıştır. Çağdaş düşünürlerinin aksine psikolojinin, zihinsel süreçlerin ve insani duyguların ardındaki yasaları (Çağrışım Yasaları) inceleyen ampirik ve pozitif bir bilim olduğunu savundu. Fizyolojiden ayrı olarak moral bilimlerden (sosyal bilimler) biri olarak ampirik "zihin bilimi"ni (çağrışımcı psikoloji) savunmuştur.

B. Psikanaliz Öncesi • Friedrich Nietzsche (Alman filozof): İnsanın mantıklı kararlar alan rasyonel bir varlık olmadığını; davranışlarımızın arkasında bilincimizin dahi bilmediği karanlık içgüdüler, arzular ve bastırılmış dürtüler olduğunu savunmuştur. İnsanın cinsellik, şiddet ve zalimlik gibi ilkel dürtülerini yok edemeyeceğini, bunları sanat, felsefe ve yaratıcılık gibi toplumsal olarak kabul gören yüksek formlara dönüştürmesi gerektiğini savunmuştur. Bu kavram, Freudyen psikolojinin temel taşı olmuştur. İnsanı acıdan uzaklaştırıp onu uyuşuk bir mutluluğa ve toplumsal normlara uydurmaya çalışan geleneksel ahlakçı psikolojinin ve klinik tıp anlayışının karşıtı olmuştur. İnsanın hayatta kalabilmek için dışarıdan verilmiş hazır anlamlara (din, ideoloji vb.) sığınmayı bırakıp, kendi anlamını bizzat kendisinin yaratması gerektiğini savunmuştur. Onun bu "Güç İstenci" fikri, Logoterapi ekolünün ve genel olarak varoluşçu psikoterapi'nin gelişmesindeki en büyük felsefi temellerden biri olmuştur. Kendisini her şeyden önce bir "psikolog" olarak tanımlamış ve psikolojinin ‘bilimlerin kraliçesi’ olması gerektiğini savunmuştur.

C. Eleştirel Teorinin Freud Kullanımı • Herbert Marcuse (Alman-Amerikalı filozof): Freud’un orijinal teorilerine ve psikanalitik kavramlara (id, ego, süperego, bastırma, bilinçdışı) son derece yandaştı ve onları sahipleniyordu. İnsanın içgüdüsel yapısına dair analizlerinin, toplumsal baskıyı ve sistemin insanı nasıl köleleştirdiğini anlamak için harika birer politik araç olduğunu düşünüyordu. Kendi dönemindeki klinik psikolojiye, psikiyatriye ve neo-Freudcu akımlara sert bir şekilde muhalefet etmiştir. • Theodor W. Adorno (Alman filozof ve sosyolog): Freud’un teorilerine ve bilinçdışı, bastırma, libido gibi temel kavramlarına son derece sadık kalmış ve çalışmalarında kullanmıştır. Freud'un teorisinin ‘sosyolojik ayna’ işlevi gördüğünü söylemiş, Freud'un teorisini yumuşatmaya çalışan "Neo-Freudcu" (revizyonist) psikologlara karşı çıkmıştır. • Norman O. Brown (Amerikalı akademisyen ve filozof): Freud’un teorilerini savunmuş ve döneminin kurumsal psikiyatrisine ve klinik psikolojisine tamamen muhalefet etmiştir. Psikolojiyi insanı sadece zihinsel olarak değil, bedensel ve cinsel olarak tamamen özgürleştirecek bir kurtuluş öğretisi olarak görüp savunmuştur.

D. Psikanaliz ile Hermenötik ve Eleştirel Etkileşim • Paul Ricoeur (Fransız filozof): Psikanalizi gizlenmiş anlamı çözmek için meşru bir "şüphe hermenötiği" olarak ele aldı. Freud'un psikanalizini insan bilincinin yanılsamalarını (savunma mekanizmalarını, rüyaları, dil sürçmelerini) çözmek için mükemmel bir ‘dil ve yorumlama aracı’ olarak savunur. Psikolojinin asıl başarısının insanın ruhsal çatışmalarına ve hikayelerine anlam kazandırması olduğunu, terapinin bireyin kendi hayat hikayesini (travmalarını, kopukluklarını) yeniden yapılandırması, daha tutarlı ve katlanılabilir bir anlatı haline getirmesi süreci olduğunu savunur. • Jürgen Habermas (Alman filozof): Psikanaliz, pozitif bilimler gibi sadece dünyayı açıklamaz; insanın kendisini esir alan yanılsamalardan kurtulmasını sağladığını, terapi sürecinin bireyin kendi üzerindeki bastırılmış blokajları (bilinçdışı engelleri) fark ederek özgürleştiği bir aydınlanma süreci olarak görüp savunur. Bu yönüyle psikanalizi, insanı özgürleştiren en radikal bilim modeli olarak kabul eder. Sosyolojik teorilerini kurarken psikolojiden devasa ölçüde beslenmiştir.

E. Lacancı Teori • Slavoj Žižek (Sloven filozof): Lacancı psikanalizi ideolojiyi, kültürü ve siyaseti okumak için temel teorik motor olarak kullandı. Psikanalizi, klinikteki bir tedavi yöntemi olmanın çok ötesinde, sinemadan siyasete, ideolojiden popüler kültüre kadar her şeyi deşifre eden mutlak bir anahtar olarak görüp savunmuştur.

F. Zihin Felsefesi ve Bilişsel Bilimler • Daniel Dennett (Amerikalı filozof): Psikolojinin spekülatif teorilerden sıyrılıp laboratuvara, yani ampirik (deneysel) bilime dökülmesinin en büyük savunucularındandır. İnsan davranışlarının, fobilerinin, sosyal ilişkilerinin ve ahlak algısının arkasında evrimsel biyolojinin yattığına inanır. İnsanı evrimin şekillendirdiği biyolojik bir mekanizma olarak ele alan, akıl hastalıklarını nörolojik ve bilişsel temellerle açıklamaya çalışan modern bilişsel psikolojinin, evrimsel psikolojinin ve nöro-psikiyatrinin dünyadaki en büyük felsefi yandaşlarından biri olmuştur. • Patricia Churchland (Kanadalı-Amerikalı filozof): Geleneksel psikolojinin kavramlarını (inanç, arzu, korku, nefret, özgür irade veya ruh gibi kelimelerle insanın açıklamasını "halk psikolojisi" olarak adlandırır.) reddederken, insanı tamamen beynin biyolojik yapısına indirgeyen nörobilim, nöropsikoloji ve biyolojik psikiyatrinin en ateşli savunucusu olmuştur. • Herbert Simon (Amerikalı ekonomist ve bilim adamı): İnsan zihninin tıpkı bir bilgisayar gibi bilgiyi işleyen, sembolleri manipüle eden ve problem çözen bir sistem olduğunu savundu. Psikolojinin ölçülebilir, modellenebilir, bilgisayarda simüle edilebilir ve deneysel olarak kanıtlanabilir somut süreçlerle (hafıza, dikkat, problem çözme) ilgilenmesi gerektiğini savunup klasik ekonomi psikolojisinin ve kanıtlanamayan edebi psikanalizin karşısında oldu. Ekonomi, bilgisayar bilimi ve psikolojiyi bir araya getirme çabasıyla bilişsel devrimin önemli bir parçası oldu. "Sınırlı rasyonellik" kavramını getirdi; yapay zeka ve bilişsel bilimin kurucularından oldu. • Marvin Minsky (Amerikalı bilgisayar bilimcisi): "Yapay Zekanın Babalarından" biri olarak kabul edilen Minsky, insan zihnini anlamaya çalışan psikoloji bilimi ile bu zihni bilgisayarlarda modellemek isteyen bilgisayar biliminin ayrılmaz bir bütün olduğunu savunmuştur. İnsan zihnini, kendi başlarına akılsız olan ama bir araya geldiklerinde karmaşık düşünceleri ve zekayı oluşturan binlerce küçük, uzmanlaşmış ajanın (paralel işlemcinin) oluşturduğu bir ‘topluluk’ olarak savundu. Yapay zeka ile insan psikolojisini birbirini besleyen iki kardeş disiplin olarak konumlandıran bilişsel psikolojinin, duygu hesaplamalarının ve zihin felsefesinin en büyük vizyoner yandaşlarından biri oldu. • Friedrich Hayek (Avusturyalı-İngiliz ekonomist): Beynin dış dünyayı kopyalayan pasif bir organ olmadığını; aksine nöronlar arasındaki karmaşık ağlar ve bağlar yoluyla dış dünyayı aktif olarak inşa eden bir sistem olduğunu savundu. Algının, duyulardan gelen saf bilgilerin işlenmesi değil; geçmiş deneyimlerin yarattığı nöral sınıflandırmaların bir sonucu olduğunu öne sürdü. Zihnin işleyişini biyolojik ve sistemik bir temelde açıklayan çok güçlü bir teorik psikoloji yandaşıydı.

G. Davranışı Doğallaştırma: Biyoloji ve Evrim • Edward Osborne Wilson (Amerikalı biyolog): İnsan psikolojisinin boş bir levha olmadığını; milyonlarca yıllık hayatta kalma ve genleri geleceğe aktarma stratejilerinin bir sonucu olduğunu belirtti. İnsan psikolojisinin evrimsel biyoloji ile açıklanabileceğini savundu; sosyobiyolojinin temelini attı. Bu fikir, günümüzde psikolojinin en popüler alt dallarından biri olan Evrimsel Psikoloji'nin doğrudan doğuşunu sağladı. • Robert Sapolsky (Amerikalı nöroendokrinolog): Davranışın nörobiyolojik açıklamasını sunar; nörobilimin özgür irade inancını çürüttüğünü savunur. Bir davranışı anlamak için saniyeler öncesindeki nörolojik sinyallerden, saatler önceki hormonlara, çocukluk travmalarından milyonlarca yıllık evrimsel baskılara kadar tüm yolları birleştiren interdisipliner bir psikolojiyi savunur. • Charles Darwin (İngiliz doğa bilimci ve biyolog): Duyguların ve yüz ifadelerinin biyolojik olarak miras kaldığını savunan Evrensel Duygu Teorisi, insan ve hayvan zihni arasındaki bağı inceleyen Karşılaştırmalı Psikoloji ve çocuk gelişimini bilimsel gözlemlerle başlatan Gelişim Psikolojisi ekollerinin doğmasına sebep olmuştur. Zihnin ve duyguların evrimini inceleyerek modern psikolojinin doğuşunu sağlamıştır. William James, Darwin'in teorilerini insan zihnine uygulayarak işlevselcilik (Functionalism) ekolünü kurmuş; Freud ise bastırılmış dürtüler teorisini Darwin'in hayvansal içgüdü fikirlerinden ilhamla geliştirmiştir. • Konrad Lorenz (Avusturyalı zoolog): İnsan psikolojisinin de tıpkı hayvanlar gibi evrimsel ve genetik bir biyolojiye dayandığını, etolojiyi ve içgüdüsel davranış ile basımlamanın temellerini atmış ve gelişim psikolojisini şekillendirmiştir. İnsan ve hayvan davranışlarının sadece çevre, ödül ve ceza ile manipüle edilemeyeceğini; davranışların büyük bir kısmının genetik olarak kodlanmış içgüdüsel kalıplar (Sabit Eylem Kalıpları) olduğunu savundu. • Nikolaas Tinbergen (Hollandalı-İngiliz etolog ve zoolog): İnsan veya hayvan fark etmeksizin herhangi bir psikolojik davranışı tam olarak anlayabilmek için dört sorunun da eş zamanlı yanıtlanması gerektiğini savundu ve bu dört temel soruyu formüle etti: Mekanizma (Nedensellik), Gelişim (Ontojeni), İşlev (Adaptasyon), Evrim (Filojeni). Psikolojinin gerçek bir bilim olabilmesi için canlıların (insan dahil) laboratuvarda değil, kendi doğal çevresinde gözlemlenmesi gerektiğini savundu. İnsan psikolojisinin milyonlarca yıllık yavaş bir evrimle şekillendiğini, ancak modern toplumun ve teknolojinin çok hızlı değiştiğini ve bu hız nedeniyle modern insanın kendi evrimsel doğasına uyum sağlayamadığını savundu.

H. Davranışsal İktisat • Richard Thaler (Amerikalı ekonomist): Daniel Kahneman ve Amos Tversky gibi psikologlarla iş birliği yaparak modern Davranışsal Ekonomi disiplinini kurdu. İnsanların kusursuz kararlar alan robotlar olmadığını, duyguları, zaafları ve yanılgıları olan şeyler olduğunu savunur. İnsan zihninin karmaşık kararlar alırken matematiksel formüller yerine bilişsel kısayollara ve basitleştirmelere başvurduğunu söyleyen psikoloji ekolünün en büyük yandaşı oldu. Klinik ve gelişim psikolojisinin "öz-kontrol eksikliği" (lack of self-control) argümanlarının arkasında durmuş, insan psikolojisinin anlık dürtülere ve cazibelere yenik düşen zayıf yapısını ekonomi modellerine dahil etmiştir. İnsanın karar mekanizmalarını bilişsel yanılgılar, duygusal zaaflar, adalet arayışı ve sosyal çevreyle açıklayan bilişsel psikolojinin, davranışsal psikolojinin ve karar verme psikolojisinin dünyadaki en büyük ve en nüfuzlu bilimsel yandaşlarından biri oldu. • Cass Sunstein (Amerikalı hukukçu ve yazar): Davranışsal psikolojinin bulgularını kamu politikasına uygulayarak "dürtme" (nudge) yaklaşımını popülerleştirmiştir. İnsan zihnini duygulardan arınmış, yasaları ve riskleri kusursuzca tartan bir bilgisayar gibi gören geleneksel hukuki rasyonalizme karşılık; insan davranışlarını bilişsel kısayollar, sürü psikolojisi, sosyal etkiler ve çevresel tasarımlarla açıklayan bilişsel psikolojinin, sosyal psikolojinin ve karar verme psikolojisinin dünyadaki en büyük hukuksal ve kamusal yandaşlarından biridir.

I. Hümanist Klinik Anlatı • Oliver Sacks (İngiliz-Amerikalı nörolog): Geleneksel tıbbın psikolojiyi ve nörolojiyi birbirinden tamamen ayrı iki kompartıman gibi görmesine şiddetle karşı çıkmıştır. İnsanı etiketleyen DSM psikiyatrisinin, hastayı mekanik bir nesne gibi gören katı deney psikolojisinin ve cezalandırıcı klinik pratiklerin en kararlı muhaliflerinden biri olmuş; buna karşılık; hastanın subjektif dünyasını, benzersiz kimliğini, acılarını ve adaptasyon yeteneğini hikayeler yoluyla anlamlandırmaya çalışan hümanist psikolojinin, anlatısal psikoterapinin, nöro-psikanalizin ve "benlik psikolojisi" fikirlerinin dünyadaki en büyük ve en ilham verici yandaşlarından biri oldu.

Kaynakça: Adorno, T. W. (1951). Freudian theory and the pattern of fascist propaganda. Psychoanalysis and the Social Sciences, 3, 408–433. Brown, N. O. (1959). Life against death: The psychoanalytical meaning of history. Wesleyan University Press. Churchland, P. S. (1986). Neurophilosophy: Toward a unified science of the mind-brain. MIT Press. Darwin, C. (1872). The expression of the emotions in man and animals. John Murray. Dennett, D. C. (1995). Darwin’s dangerous idea: Evolution and the meanings of life. Simon & Schuster. Habermas, J. (1971). Knowledge and human interests (J. J. Shapiro, Trans.). Beacon Press. Hayek, F. A. (1952). The sensory order: An inquiry into the foundations of theoretical psychology. University of Chicago Press. Lorenz, K. (1966). On aggression (M. Latzke, Trans.). Harcourt, Brace & World. Marcuse, H. (1955). Eros and civilization: A philosophical inquiry into Freud. Beacon Press. Mill, J. S. (1973). A system of logic, ratiocinative and inductive (J. M. Robson, Ed.; Vols. 7–8). University of Toronto Press. (Original work published 1843) Minsky, M. (1986). The society of mind. Simon & Schuster. Nietzsche, F. (2002). Beyond good and evil: Prelude to a philosophy of the future (J. Norman, Trans.). Cambridge University Press. (Original work published 1886) Ricoeur, P. (1970). Freud and philosophy: An essay on interpretation (D. Savage, Trans.). Yale University Press. Sacks, O. (1985). The man who mistook his wife for a hat and other clinical tales. Summit Books. Sapolsky, R. M. (2017). Behave: The biology of humans at our best and worst. Penguin Press. Simon, H. A. (1996). The sciences of the artificial (3rd ed.). MIT Press. Sunstein, C. R. (2014). Why nudge? The politics of libertarian paternalism. Yale University Press. Thaler, R. H. (2015). Misbehaving: The making of behavioral economics. W. W. Norton. Tinbergen, N. (1963). On aims and methods of ethology. Zeitschrift für Tierpsychologie, 20, 410–433. Wilson, E. O. (1975). Sociobiology: The new synthesis. Harvard University Press. Žižek, S. (1989). The sublime object of ideology. Verso.

Kaynakça

  • Adorno, T. W. (1951). Freudian theory and the pattern of fascist propaganda. Psychoanalysis and the Social Sciences, 3, 408–433.
  • Brown, N. O. (1959). Life against death: The psychoanalytical meaning of history. Wesleyan University Press.
  • Churchland, P. S. (1986). Neurophilosophy: Toward a unified science of the mind-brain. MIT Press. Darwin, C. (1872). The expression of the emotions in man and animals. John Murray.
  • Dennett, D. C. (1995). Darwin’s dangerous idea: Evolution and the meanings of life. Simon & Schuster.
  • Habermas, J. (1971). Knowledge and human interests (J. J. Shapiro, Trans.). Beacon Press.
  • Hayek, F. A. (1952). The sensory order: An inquiry into the foundations of theoretical psychology. University of Chicago Press.
  • Lorenz, K. (1966). On aggression (M. Latzke, Trans.). Harcourt, Brace & World.
  • Marcuse, H. (1955). Eros and civilization: A philosophical inquiry into Freud. Beacon Press.
  • Mill, J. S. (1973). A system of logic, ratiocinative and inductive (J. M. Robson, Ed.; Vols. 7–8). University of Toronto Press. (Original work published 1843)
  • Minsky, M. (1986). The society of mind. Simon & Schuster.
  • Nietzsche, F. (2002). Beyond good and evil: Prelude to a philosophy of the future (J. Norman, Trans.). Cambridge University Press. (Original work published 1886)
  • Ricoeur, P. (1970). Freud and philosophy: An essay on interpretation (D. Savage, Trans.). Yale University Press.
  • Sacks, O. (1985). The man who mistook his wife for a hat and other clinical tales. Summit Books.
  • Sapolsky, R. M. (2017). Behave: The biology of humans at our best and worst. Penguin Press.
  • Simon, H. A. (1996). The sciences of the artificial (3rd ed.). MIT Press.
  • Sunstein, C. R. (2014). Why nudge? The politics of libertarian paternalism. Yale University Press.
  • Thaler, R. H. (2015). Misbehaving: The making of behavioral economics. W. W. Norton.
  • Tinbergen, N. (1963). On aims and methods of ethology. Zeitschrift für Tierpsychologie, 20, 410–433.
  • Wilson, E. O. (1975). Sociobiology: The new synthesis. Harvard University Press. Žižek, S. (1989). The sublime object of ideology. Verso.
Yasincan Yıldırım Yasincan Yıldırım
19 Temmuz 2002 İstanbul doğumlu Yasincan Yıldırım, lisans eğitimini Üsküdar Üniversitesinde tamamlamıştır.Şuanda bir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde çalışmakta.Psikoloji disiplinine katkı sağlamak amacıyla yazarlık yapmaktadır.
Psikolog Rehberi Psikolog · Şişli, İstanbul · Yüz yüze ve online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!