Arkadaşınızın teklifini reddetmek istiyorsunuz ama yanlış anlamasından korkarak reddedemiyorsunuz. Bu size tanıdık geldi mi?
Etrafımızdaki insanların isteklerine “evet” demek yardımseverlik, empati olarak görülebilir ve bu durumda iki taraf da mutludur. Fakat bazen insanların isteklerine “hayır” demek istesek de diyemeyebiliyoruz.
Bunun temelinde yatan;
• Kabul görme arzusu,
• Yalnız kalma korkusu,
• Düşük özsaygı,
• Bağlanma stilleri
gibi bazı etkenlerden bahsedebiliriz.
Bazı bireyler, etrafındaki herkesi mutlu ettiğinde sevileceğini, kabul göreceğini düşünür. Kendi sınırlarını daraltır ve her an ulaşılabilen bir rol üstlenir. Bu şekilde kendi duygusal ihtiyaçlarını erteler. Öz saygısı azalan bireyin onay alma ihtiyacı artar ve bu da kişiyi karşısındakini memnun etmeye yöneltir.
Örneğin; haftalar önce kendinize vakit ayırmak için bugüne bir aktivite planladınız. Huzurlu bir akşam, dinleniyorsunuz derken o an bir arkadaşınız sizi arıyor. Arkadaşınız bugün sizin meşgul olduğunuzu biliyor ve kendisinin halledebileceği ya da başkasından isteyebileceği bir şeyi sizin yapmanızı istiyor. Bu durumda nasıl hissederdiniz ve arkadaşınıza cevabınız ne olurdu?
Dışarıdan bakıldığında her işe yetişen, her kriz anında yardımcı olan birisi olmak güzel gözükebilir ama insanlar artık sınırlarınızı yok saymaya başlar; siz içinizdeki kızgınlığı dışa vuramadıkça ve kendinizi savunamadıkça yıpranırsınız. Her şeye yetişmeye çalışırken kendinizi unutursunuz.
Kendi sınırlarınızı çizmek bir bencillik değil, öz saygının en doğal gereğidir. Aslında siz “hayır” dediğiniz için sizden uzaklaşacak birisi zaten sizin hayatınızda değildir. Yalnız kalmamak için ve başkalarının konforu bozulmasın diye kendi huzurunuzdan taviz vermek, zamanla içinizde biriken derin bir kırgınlığa, tükenmişliğe dönüşür.
Bir başkasına “evet” derken kendimize “hayır” demediğimiz gün, hayatınızın başrolü olabileceğinize emin olabilirsiniz. Peki, kendi hayatımızın başrolüne geçmek için ilk adımı nasıl atacağız? Tabii ki yıllardır inşa ettiğimiz o “her şeye yetişen, hiç hayır demeyen” insan imajını bir günde yıkamayız. Buna küçük adımlarla başlayabilirsiniz; örneğin size bir teklif geldiğinde hemen ‘evet’ demek yerine ‘Yoğunluğuma bakıp sana döneceğim’ diyerek kendinize alan açabilirsiniz.
Bağlanma Stillerinin Önemi
Çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçları reddedilen veya geçersiz kılınan bireyler, dışsal kabule ihtiyaç duyan bir mekanizma geliştirirler. Çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçlarına karşı duyarlı olunan bireyler ise reddedilmekten, hayır demekten korkmazlar ve kendi sınırlarını korumanın, karşı tarafı reddetmek değil; ilişkinin sağlığını güvenceye almak olduğunu bilirler. Bu farkın temelinde ise çocuklukta şekillenen bağlanma yatar. İhtiyaçları tutarsız veya koşullu karşılanan bireyler kaygılı ya da kaçıngan bağlanma geliştirerek yetişkinlikte ilişkilerini kaybetme korkusuyla sınır çizmekte zorlanabilirler. Kendi değerlerini başkalarının onayına bağladıkları için “hayır” demeyi bir tehdit olarak görürler. Buna karşın, duygusal açıdan güvenli bir ortamda büyüyen güvenli bağlanan bireyler, reddedilmeyi bir kriz olarak algılamazlar. Kısacası bağlanma stilimizi bilmek, “hayır” derken neden bu kadar suçlu hissettiğimizi anlamamızı sağlar. Çocukken sevilmek ve kabul görmek için geliştirdiğimiz bu kendinden çokça taviz veren halimizi fark ettiğimizde, yetişkin hayatımızda kendimize değer veren sağlıklı sınırlar koymak çok daha kolaylaşır.
People Pleasing (Başkalarını Memnun Etme Eğilimi)
Yazıdaki durumu People Pleasing kavramı ile de tanımlayabiliriz: Kişinin kendi istek, ihtiyaç ve sınırlarını yok sayarak başkalarını memnun etme, onay alma ve çatışmadan kaçınma çabasıdır.
Bu konuda;
– Sınırlarınızı oluşturun.
– Hayır demeyi öğrenin. Net olmaya çalışın.
– Bazı kişilerin memnuniyetsizliğinin sizinle doğrudan bir ilişkisi olmadığını kendinize hatırlatın.
– Eleştirilere karşı baş edebilmeyi öğrenin.
– Öz bakım uygulamaları yapın.
Herkesi memnun etmeye çalışmayı bıraktığınızda başkalarını kaybedebilirsiniz; ancak en nihayetinde kendinizi kazanırsınız. Eğer siz de “People Pleasing” döngüsündeyseniz, omzunuzdaki ağır yüklerden kurtulmak için bugün “hayır” demeyi deneyin.
Kaynakça
- https://www.getheltia.com/blog/baglanma-stilleri-nelerdir https://www.antalyapsikiyatri.com/yetiskin-psikolojik-sorunlari/insanlari-memnun-etme-cabasi

