Akran zorbalığı son zamanlarda çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını tehdit eden en yaygın okul temelli ve psikolojik sorunlardan biridir. Fiziksel saldırganlıktan, sosyal dışlamaya kadar uzanan bu davranışlar yalnızca mağdur olan değil, tanık olan ve zorbalık yapan üzerinde de olumsuz ve kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Bu yüzden akran zorbalığı bireysel bir problem değil, psikososyal olarak ele alınması gereken toplumsal ve psikolojik bir olgudur.
Akran Zorbalığının Tanımı
Bir çocuğun ya da gencin, yaşıtları tarafından kasıtlı ve tekrar eden şekilde zarar görmesi durumu olarak tanımlanmaktadır. Literatürde zorbalık davranışlarının farklı biçimleri olduğu ifade edilmektedir. Bunlar; fiziksel zorbalık (vurma, itme, eşyaya zarar verme), sözel zorbalık (hakaret etme, lakap takma, alay etme), sosyal dışlama (görmezden gelme, gruptan dışlama) ve siber zorbalık (sosyal medya ya da dijital oyunlar yoluyla aşağılama ve tehdit etme) şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Akran Zorbalığının Etkileri ve Önemi
Kaygı ve depresyona yol açabilir, özgüveni zedeler, okul başarısını düşürür, uzun vadede psikolojik izler bırakabilir. Bu yüzden öğrencilere yaklaşımımız ve desteğimiz çok önemlidir. Güvendiği bir yetişkinle iletişimde olmaları (öğretmen, rehberlikçi, ebeveyn) yalnız kalma duygusunu azaltır. Eğer zorbalıkla karşı karşıya kaldıklarında, sosyal mecra üzerinden ise mutlaka ekran görüntüsü ve mesajları saklamaları yönünde bildiride bulunulmalı. “Bunu istemiyorum” cümlesi empoze edilmeli ve güvenliyse net ve sakin bir dil olarak işe yarayabilir. Akran zorbalığında en sık görülen yaş aralığı ise 8-14 yaş en yaygın dönem/10-12 yaş zirve yaptığı dönem olarak karşımıza çıkıyor. Bu yaşlarda ortaya çıkmasının temel sebebi ise çocukların sosyal hiyerarşiyi yeni yeni kurması ve duygusal kontrolün tam gelişmemiş olması denilebilir. Önemli bir püf noktası ise, psikolojik desteğin önemi yani zorbalık, “çocuğun kötülüğü” değil çoğu zaman öğrenilmiş ve desteklenmemiş davranışların sonucudur. Bu yüzden cezadan çok güvenli sınırlar koymak, duygularımızı tanımak, empati geliştirmek önemlidir. Meydana gelen zorbalık davranışları, sistematik bir yaklaşımdan uzak olarak bireysel anlamda çözüme ulaştırılmaya çalışılmaktadır.
Bireylerde Psikolojik Tahribat
Akran zorbalığı bireylerin psikolojik sağlığı üzerinde oldukça ciddi ve uzun süreli etkiler bırakabilir. Zorbalığa maruz kalan kişiler zamanla kendilerini değersiz, yalnız ve çaresiz hissedebilirler. Sürekli alay edilmek, dışlanmak veya tehdit edilmek bireyin ruh sağlığını olumsuz etkileyerek yoğun kaygı ve stres yaşamalarına neden olur. Bu süreçte bazı bireylerde Depresyon gelişebilir ve kişi günlük yaşam aktivitelerine karşı ilgisini kaybedebilir. Ayrıca özellikle uzun süre devam eden zorbalık durumlarında Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi daha ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Zorbalık yaşayan bireylerde özgüven kaybı da sık görülen bir durumdur. Kişi zamanla kendine olan inancını yitirir ve sosyal ortamlardan uzaklaşmaya başlar. Arkadaşlık kurmakta zorlanabilir, insanlara güvenmekte güçlük çekebilir ve yalnız kalmayı tercih edebilir. Bu durum bireyin sosyal gelişimini olumsuz etkiler. Uzun vadede ise bu psikolojik tahribat, bireyin eğitim hayatını, kariyer planlarını ve genel yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir.
Eğitim ve Üretkenlik Kaybı
Akran zorbalığı yalnızca bireyin psikolojisini değil, aynı zamanda eğitim hayatını da olumsuz yönde etkiler. Zorbalığa maruz kalan öğrenciler okula gitmekten korkabilir veya okul ortamında kendilerini güvende hissetmeyebilirler. Bu nedenle bazı öğrenciler okula gitmek istemeyebilir, devamsızlık yapmaya başlayabilir ya da derslere odaklanmakta zorlanabilir. Sürekli stres ve kaygı altında olmak öğrencinin dikkatini ve motivasyonunu azaltır. Bu durum zamanla öğrencinin ders başarısının düşmesine neden olur. Öğrenci derslere katılmak istemeyebilir, sınıf içinde kendini ifade etmekten kaçınabilir ve akademik performansı giderek gerileyebilir. Bazı durumlarda ise zorbalık o kadar yoğun hâle gelebilir ki öğrenci okulu tamamen bırakma noktasına gelebilir. Eğitim hayatında yaşanan bu olumsuzluklar sadece bireyi değil, toplumun geleceğini de etkiler. Çünkü eğitimini yarıda bırakan veya potansiyelini tam olarak kullanamayan bireylerin sayısı arttıkça toplumda nitelikli insan gücü azalabilir. Bu da uzun vadede toplumun gelişimini, üretkenliğini ve ekonomik ilerlemesini olumsuz yönde etkileyebilir.
Okul Temelli Yaklaşımlar ve Literatür Bulguları
Celal Bayar Üniversitesi Öğr. Gör. Remzi YILDIRIM (2012) çalışmasında; davranış ortaya çıkmadan önce önleme çabaları görülmemektedir. Yaşanan olumsuzluklar, o an için çözüldüyse, takibi yapılmamakta, kurban ile ilgili sonradan ortaya çıkabilecek olumsuzluklar göz ardı edilmektedir. Sorun, henüz gelişim çağında olan birçok öğrenci için oldukça büyük bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır. “Akran zorbalığı” ancak çok belirgin durumlarda fark edilip, önlenmeye çalışılmaktadır. Bununla birlikte okullarda dikkatten kaçan, sadece mağdurun gördüğü, gelecek için kayıplara yol açabilecek pek çok olumsuzluk da yaşanmaktadır. Bu nedenle başta okul yöneticileri olmak üzere tüm eğitim çalışanlarının ve velilerin konu ile ilgili gerekli önlemi anlamalarını sağlayıcı çalışmalar yapılmalı, öğrencilere yönelik daha fazla demokrasi, duygudaşlık ve hoşgörü eğitimine yer verilmelidir. (Yıldırım 2012: 48)


