Toplumda başarıya ilişkin yaygın kabullerden biri, bireyin kendisini sürekli eleştirmesinin gelişim için gerekli olduğudur. Hatalara karşı sert bir tutum benimsemek, eksiklikleri sürekli görünür kılmak ve kişinin kendisini daha yüksek standartlara zorlaması çoğu zaman disiplin, sorumluluk ve kararlılıkla ilişkilendirilmektedir. Buna karşın psikoloji alanında son yirmi yılda yürütülen çalışmalar, bu varsayımın her zaman geçerli olmadığını göstermektedir. Sürekli öz eleştirinin motivasyonu artırmaktan çok kaygı, tükenmişlik ve psikolojik belirtilerle ilişkili olabileceği; buna karşılık öz şefkatin psikolojik iyi oluşu destekleyen önemli bir koruyucu faktör olduğu bildirilmektedir (Neff, 2003a; MacBeth & Gumley, 2012).
Öz şefkat, bireyin başarısızlık, hata ya da yetersizlik yaşadığı durumlarda kendisine yargılayıcı ve cezalandırıcı bir tutumla yaklaşması yerine, anlayışlı ve dengeli bir yaklaşım geliştirebilmesini ifade etmektedir. Bu yaklaşım, kişinin olumsuz yaşantılarını küçümsemesi, sorumluluktan kaçınması ya da kendisini haklı çıkarması anlamına gelmemektedir. Aksine öz şefkat, yaşanan güçlüğü olduğu gibi kabul ederken, bu deneyimin insan olmanın doğal bir parçası olduğunu fark edebilmeyi ve ortaya çıkan duygularla aşırı özdeşleşmeden başa çıkabilmeyi içermektedir (Neff, 2003b).
Klinik uygulamalarda dikkat çeken noktalardan biri, bireylerin başkalarına gösterdikleri anlayışı kendilerine göstermekte zorlanmalarıdır. Bir arkadaşının hata yapması durumunda destekleyici ve kapsayıcı bir tutum sergileyebilen birçok kişi, benzer bir hatayı kendisi yaptığında yoğun öz eleştiri, suçluluk ve değersizlik düşünceleri yaşayabilmektedir. Bu durum, bilişsel psikolojide tanımlanan işlevsel olmayan temel inançlar ve bilişsel çarpıtmalarla ilişkilendirilmektedir. Özellikle “Ya hep ya hiç düşünme”, “felaketleştirme” ve “kişiselleştirme” gibi bilişsel örüntüler, bireyin kendisini nesnel biçimde değerlendirmesini güçleştirebilmektedir (Beck, 2011).
Öz eleştirinin gelişim için gerekli olduğu düşüncesi ise bilimsel bulgular tarafından tam olarak desteklenmemektedir. Öz eleştirinin kısa süreli performans artışı sağlayabildiği bazı durumlar bulunsa da kronik biçimde sürdürüldüğünde depresif belirtiler, kaygı düzeyi, mükemmeliyetçilik ve psikolojik tükenmişlik ile ilişkili olduğu gösterilmiştir (Werner et al., 2012). Buna karşılık öz şefkati yüksek bireylerin başarısızlık sonrasında daha hızlı toparlanabildikleri, yeni deneyimlere daha açık oldukları ve başarısızlığı kimliklerinin değişmez bir göstergesi olarak değerlendirme olasılıklarının daha düşük olduğu bildirilmektedir (Neff et al., 2007).
Bu bulguların altında yatan mekanizmalardan biri duygu düzenleme süreçleridir. Yoğun öz eleştiri, tehdit algısını artırarak fizyolojik stres yanıtını güçlendirebilirken; öz şefkat, bireyin olumsuz duygularını inkâr etmeden düzenleyebilmesine katkı sağlayabilmektedir. Duyguların bastırılması yerine tanınması ve işlevsel biçimde düzenlenmesi, psikolojik uyumun temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmektedir (Gross, 2015).
Öz şefkatin yanlış anlaşılan yönlerinden biri de bireyi edilgenliğe yönlendirdiği düşüncesidir. Oysa araştırmalar bunun aksini göstermektedir. Öz şefkat düzeyi yüksek bireylerin kişisel sorumluluk almaktan kaçınmadıkları; aksine başarısızlık yaşadıklarında kendilerini değersizleştirmek yerine çözüm üretmeye daha fazla odaklandıkları belirtilmektedir (Breines & Chen, 2012). Başka bir ifadeyle öz şefkat, performans beklentilerini azaltan bir yaklaşım değil; başarısızlık karşısında bilişsel ve duygusal esnekliği artıran bir psikolojik kaynak olarak değerlendirilmektedir.
Günümüzde sosyal medya, akademik rekabet ve mesleki performans baskısı gibi etmenler bireylerin kendilerini sürekli değerlendirmelerine neden olabilmektedir. Başkalarının görünür başarılarıyla yapılan karşılaştırmalar, öz eleştirel düşünceleri besleyebilmekte ve kişinin kendi yeterliliğine ilişkin değerlendirmelerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle psikolojik sağlamlığı yalnızca stresle başa çıkma becerisi üzerinden değil, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliği üzerinden de değerlendirmek gerekmektedir.
Sonuç olarak öz şefkat, psikolojide zaman zaman yanlış yorumlandığı gibi bireyin kendisine karşı hoşgörülü davranması ya da standartlarını düşürmesi anlamına gelmemektedir. Bilimsel literatür, öz şefkatin öz eleştirinin karşıtı değil, işlevsiz öz eleştirinin düzenleyicisi olduğunu göstermektedir. Hata yapabilen, zorlanabilen ve zaman zaman başarısız olabilen bir insan olduğunu kabul etmek, psikolojik dayanıklılığı zayıflatan değil; çoğu durumda güçlendiren bir süreçtir. Bu nedenle öz şefkat, yalnızca bireysel iyi oluş açısından değil, psikolojik sağlığın korunması ve sürdürülebilirliği açısından da önemli bir koruyucu faktör olarak değerlendirilmektedir.
Kaynakça
- Beck, J. S. (2011). Cognitive behavior therapy: Basics and beyond (2nd ed.). Guilford Press.
- Breines, J. G., & Chen, S. (2012). Self-compassion increases self-improvement motivation. Personality and Social Psychology Bulletin, 38(9), 1133-1143. https://doi.org/10.1177/0146167212445599
- Gross, J. J. (2015). Emotion regulation: Current status and future prospects. Psychological Inquiry, 26(1), 1-26. https://doi.org/10.1080/1047840X.2014.940781
- MacBeth, A., & Gumley, A. (2012). Exploring compassion: A meta-analysis of the association between self-compassion and psychopathology. Clinical Psychology Review, 32(6), 545-552. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2012.06.003
- Neff, K. D. (2003a). Self-compassion: An alternative conceptualization of a healthy attitude toward oneself. Self and Identity, 2(2), 85-101. https://doi.org/10.1080/15298860309032
- Neff, K. D. (2003b). The development and validation of a scale to measure self-compassion. Self and Identity, 2(3), 223-250. https://doi.org/10.1080/15298860309027
- Neff, K. D., Hsieh, Y. P., & Dejitterat, K. (2007). Self-compassion, achievement goals, and coping with academic failure. Self and Identity, 4(3), 263-287. https://doi.org/10.1080/13576500444000317
- Werner, K. H., Jazaieri, H., Goldin, P. R., Ziv, M., Heimberg, R. G., & Gross, J. J. (2012). Self-compassion and social anxiety disorder. Anxiety, Stress, & Coping, 25(5), 543-558. https://doi.org/10.1080/10615806.2011.608842


