Perşembe, Ağustos 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Başlarsam Ne Olacağından Korkuyorum? Kendimi Nasıl Sabote Ediyorum?

Geçenlerde bir arkadaşım, uzun zamandır çalışmak istediği sektörde bir işe başvurmadığını anlattı. Son başvuru tarihinin geçmesine sadece birkaç saat kalmıştı. “CV’m hazırdı aslında,” dedi “Hatta başvuru formunu da doldurmuştum.” Bir an durdu, gülümsedi. “Sonra bilgisayarı kapattım.”

Neden, diye sordum. Bilmiyorum, dedi

Bu “bilmiyorum” kelimesini epey duyuyorum. Tezine aylarca başlayamayan bir öğrenci, ilişkisi tam yolunda giderken bir anda geri çekilenler, ders çalışmayı erteleyenler… Farklı hayatlar, farklı insanlar. Ama o kelime hep aynı. Gerçekten bilmiyorlar mı? Bence evet. Ama çoğu zaman cevabın üzeri biraz örtülü oluyor sadece.

Kendimize sandığımız kadar dürüst davranmadığımız oluyor. “Üşendim.”, “Motivasyonum yok.”, “Zamanı iyi kullanamıyorum.” demek daha kolay geliyor. Çünkü diğer ihtimallerle yüzleşmek pek kolay değil. Ya başarısız olursam? Ya beklediğim gibi gitmezse? Ya bütün bu çabanın sonunda hayal kırıklığı yaşarsam?

Psikolojide buna çoğu zaman “kendini sabotaj” diyoruz. Aslında kulağa bilinçli yapılan bir şeymiş gibi geliyor ama çoğunlukla öyle değil. Kimse durup dururken kendi önüne taş koymak istemez. Ama tam da istediği şeye yaklaşınca geri çekilen insan sayısı hiç de az değil.

Bilişsel Davranışçı Terapi’nin bana düşündürdüğü şeylerden biri şu, bizi durduran çoğu zaman olayın kendisi değil, olayın zihnimizdeki karşılığı. Aynı iş ilanına bakan iki kişi düşünün. Biri “Denemekten ne çıkar?” derken diğeri “Beni zaten almazlar.” diye geçirebilir içinden. İş ilanı aynıdır. Ama zihnin kurduğu hikâye aynı değildir.

Üstelik bu hikâyeler öyle hızlı yazılıyor ki çoğu zaman onları fark etmiyoruz bile.

“Ya işe girdiğimde yetersiz olduğum anlaşılırsa?”

“Ya herkes benden daha iyiyse?”

“Ya bekledikleri kişi olmadığım anlaşılırsa?”

Sonrası genellikle tanıdık. Bilgisayarı kapatmak. Başvuruyu yarına bırakmak. Dosyayı açıp birkaç dakika sonra başka bir şeyle oyalanmak… İlginç olan şu ki, bütün bunlar o an gerçekten rahatlatıyor. İşte tam da bu yüzden döngü devam ediyor. Zihin, kaçınmanın işe yaradığını öğreniyor. En azından kısa vadede. Bazen burada durup kendime başka bir soru soruyorum: Ya sorun bu düşüncelerin varlığı değilse?

Dürüst olmak gerekirse, önemli bir karar almadan önce hiç kaygılanmayan birine pek rastlamadım. Yeni bir işe başvururken, ilk kez sunum yaparken ya da bir yazıyı yayımlanmak üzere gönderirken zihnin türlü senaryolar üretmesi çok da şaşırtıcı değil. Belki de zihin zaten bunu yapıyor.

Kabul ve Kararlılık Terapisi tam bu yüzden bana oldukça samimi geliyor. Çünkü zihni susturmayı vaat etmiyor. “Hazır hissetmiyorum.” düşüncesini tamamen ortadan kaldırmaya da çalışmıyor. Daha çok şu soruyla ilgileniyor: Bu düşünce burada dururken ben nasıl bir adım atmak istiyorum?

Bu bana hep önemli geliyor. Çünkü çoğu zaman cesaret, korkunun yokluğu değil; korkuya rağmen hareket edebilmek gibi geliyor bana.

Sanırım “başlarsam ne olacağından korkuyorum” cümlesinin içinde yalnızca başarısızlık korkusu yok. Bazen başarılı olmanın getireceği sorumluluklardan da çekiniyoruz. Bazen değişmekten. Bazen de alıştığımız hikâyeyi geride bırakmaktan.

Belki bu yüzden kendimizi suçlamadan önce biraz merak etmek daha iyi bir başlangıç olabilir. Neden yine erteledim yerine o anda zihnim bana ne söylüyordu? Cevap ilk anda gelmeyebilir. Hatta yine “bilmiyorum” diyebiliriz. Ama belki de bazı cevaplar, tam da o “bilmiyorum”un içinde biraz oyalanınca kendini göstermeye başlıyordur.

Kaynakça

  • Beck, J. S. (2021). Cognitive Behavior Therapy: Basics and Beyond (3rd ed.). Guilford Press.
  • Hayes, S. C., Strosahl, K. D., & Wilson, K. G. (2016). Acceptance and Commitment Therapy: The Process and Practice of Mindful Change (2nd ed.). Guilford Press.
  • Harris, R. (2019). ACT Made Simple: An Easy-to-Read Primer on Acceptance and Commitment Therapy (2nd ed.). New Harbinger Publications.
Sueda Bayar
Sueda Bayar
Uludağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Mesleki yolculuğum boyunca Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi alanlarında eğitimler aldım ve çeşitli kliniklerde staj yaptım. Haziran ayında yüksek lisansımı tamamlayarak “Uzman Klinik Psikolog” unvanını kazandım. Mesleğimi severek yapıyor, her yeni eğitimin ve deneyimin bana farklı bir bakış açısı kattığına inanıyorum. Bu yüzden öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar