Çarşamba, Eylül 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Medya Kuruluşlarının Yeme Bozuklukları ve Toplumun Beden Algısı Üzerindeki Etkisi

İnce bedenler, şok etkili diyetler, zayıflama iğneleri ve daha nicesi… Gündelik hayatın yeni ilgi alanları zayıflık ve beden algısı etrafında inşa edilirken medyanın devamlı yansıtmaya çalıştığı güzellik standartları, zamanla insan vücudunu metalaştırıp her parçasından bir sektör yaratarak yeni para kapılarının yolunu açıyor. Gözümüzü çevirdiğimiz her ekranda bize dayatılan zayıflık illüzyonundan sıyrılanların kendilerine sormaları gereken bir soru var: Birkaç kilo verip daha zayıf mı olmalıyım, yoksa bütün bunlar olmayan kusurlardan yaratılmış bir sektörün parçası mı? Sosyal medyada pazarlanan güzellik algıları, kişilerin bedenleriyle olan ilişkilerini zedeleyerek çeşitli yeme bozuklukları ve olumsuz beden algıları yaratıyor. Öncelikle nedir bu yeme bozuklukları ve neden tetiklenirler?

Yeme bozuklukları nedir?

Yeme bozuklukları, bireylerin yemek alışkanlıklarına yönelik sağlıksız düşünceler ve fiziksel sağlıklarını tehdit edecek beslenme düzenleri geliştirmeleri sonucu ortaya çıkar. Sebep oldukları beslenme yetersizliklerinden kaynaklı hasarlar, bu yeme bozuklukları tedavi edilmediği sürece hayati tehlikelere yol açabilir. Besin ihtiyacı karşılanmayacak şekilde beslenildiğinde zamanla halsizlik ve güçsüzlük gibi kişinin günlük hayatını olumsuz yönde etkileyen durumlar ortaya çıkar. Yeme bozuklukları tek bir sebebe bağlanamayacak kadar kapsamlı bir alana yayılsa da bu yazıda medyanın yeme bozukluklarına etkisini inceleyeceğiz.

Medyada yaratılan imkansız güzellik algısı

Güzellik sektörünün yıllardır medya araçları ile kusursuz bir beden algısını pazarlama kampanyası, sosyal medyanın eskisinden aktif kullanılabilir hâle gelmesiyle daha yaygınlaştı. Hepsi başka bir güzellik algısı yaratan trendlere uymaya çalışırken insanlar devamlı kendileri hakkında düzeltmeleri gereken yeni özellikler fark ediyorlar. Bu sürekli değişen güzellik algısına yapılan yeni eklemelerle beraber de kendilerini yetersiz hissetmeleri kaçınılmaz bir hâle geliyor. Ünlülerin paylaştığı gerçeklik dışı diyetlerin ve doğruluğundan emin bile olunamayan beslenme yöntemlerinin hiçbir bilimsel temele dayandırılmadan insanlara pazarlanması, ortada çok fazla yetersiz ve aslında sağlığa zararlı beslenme alışkanlığı olmasına yol açıyor. İnsanlara önlerine farklı estetiklerle sürülen wellness kültürü ile ise sağlıklı beslenme, cilt bakımı ve pilates gibi aktiviteler, düzenli bir hayatın vazgeçilmez özellikleriymiş gibi pazarlanıyor ve ruh hâllerinin iyi olmamasının nedeni bu kültüre ayak uyduramamaları olarak lanse ediliyor. Medyadaki bu akımlar ve idealize edilen yaşam tarzları çoğunlukla bir ürün satma amacına yönelik olup spesifik algoritmalara göre sosyal medya kullanıcısının önüne çıkması için programlanıyor. Bu tarz sosyal medya kuruluşları ise insanların özgüvensizlikleri sayesinde izlenme aldıkları düzenekler oluşturup aynı zamanda daha fazla üzerinden ürün satılacak kusur yaratarak bir para döngüsü oluşturuyor.

Sosyal medyanın etkisi ve estetik operasyonlar

Sosyal medyada sürekli farklı fenotiplerde imkânsız bedenler gördükçe insanlar kendilerini sorgulamaya başlıyor. Gerçek hayatta karşılaştıkları normal vücutlar yerine, sayısız filtre ve shopun denetiminden geçtikten sonra sosyal medyada paylaşılmaya layık görülmüş sahte bir beden imajı üzerinden kendi bedenlerine yönelik eleştirilerde bulunuyorlar. Özellikle son zamanlarda göz önündeki ünlülerin çeşitli iğnelerle aşırı derecede zayıflayarak bu beden tipinin popülerleşmesine olan katkısı göz ardı edilemeyecek derecede. Zayıflık ideali üzerinden ortaya çıkan aç kalma ve yemek yemeye yönelik isteksizlik ise kişinin yemekle olan ilişkisini de sağlıksız bir biçimde etkiliyor. Bütün bunlara ek olarak kendi vücudunu filtreler ile düzenleyebilmek, görülen kusurları silmek, saklamak ya da küçültmek bir opsiyon olduğundan beri estetik operasyonlara duyulan ilgi artmaya başladı ki bu da çeşitli sektörler için başka bir para kapısı hâline geldi. Estetik operasyonlara ulaşmanın kolaylaşması ve bu operasyonların yaygınlaşması ile beraber sosyal medyada da sıkça bu içerik türleri yer almaya başladı ve bu da ameliyatların öncesi ve sonrasındaki hâllerinin paylaşılması gibi akımların ilgi görmesiyle sonuçlandı.

Çözüm var mı?

Medyanın beden algısına yönelik manipülasyonuna karşın ne yapılabilir peki? Kişi, tükettiği medyanın içeriğini denetleyerek kendisini rahatsız etmeyecek, güvenli bir sosyal medya ortamı yaratabilir. Medyayı bilinçli kullanmak, tüketilen her içeriğe inanmadan önce eleştirel düşünmek, yaratılan algılara karşı çok büyük bir koruyucu olabilir. Güvenli ve olumlu bir dil kullanarak beden algı bozukluğu veya yeme bozukluğuna sahip kişiler için faydalı bir ortam oluşturulabilir. Bu toksik propagandadan sıyrılmak, her ne kadar tetikleyici unsurların büyük bir kısmını engelleyemese de en azından sosyal medyanın dayattığı güzellik algılarıyla araya bir perde çekmeye yarayabilir.

Kaynakça

  • Rantala MJ, Luoto S, Krama T, Krams I. Eating Disorders: An Evolutionary Psychoneuroimmunological Approach. Front Psychol. 2019 Oct 29;10:2200. doi: 10.3389/fpsyg.2019.02200. PMID: 31749720; PMCID: PMC6842941. Spettigue W, Henderson KA. Eating disorders and the role of the media. Can Child Adolesc Psychiatr Rev. 2004 Feb;13(1):16-9. PMID: 19030149; PMCID: PMC2533817.
  • Barakat, S., McLean, S. A., Bryant, E., Le, A., Marks, P., National Eating Disorder Research Consortium, Touyz, S., & Maguire, S. (2023). Risk factors for eating disorders: findings from a rapid review. Journal of eating disorders, 11(1), 8. https://doi.org/10.1186/s40337-022-00717-4
  • Sanzari, C. M., Gorrell, S., Anderson, L. M., Reilly, E. E., Niemiec, M. A., Orloff, N. C., Anderson, D. A., & Hormes, J. M. (2023). The impact of social media use on body image and disordered eating behaviors: Content matters more than duration of exposure. Eating behaviors, 49, 101722. https://doi.org/10.1016/j.eatbeh.2023.101722 J.A. Naslund, A. Bondre, J. Torous, K.A. Aschbrenner Social media and mental health: Benefits, risks, and opportunities for research and practice
  • Journal of Technology in Behavioral Science, 5 (3) (2020), pp. 245-257 Saiphoo & Vahedi, December 2018 A.N. Saiphoo, Z. Vahedi A meta-analytic review of the relationship between social media use and body image disturbance Computers in Human Behavior, 2019 (101) (December 2018), pp. 259-275, 10.1016/j.chb.2019.07.028
Deniz Cankurtaran
Deniz Cankurtaran
Deniz Cankurtaran 2007 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesinde eğitimini tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesinde Psikoloji okumaya başladı. Çocukluğundan beri okumaya ve yazmaya karşı merakı onu edebiyat alanında araştırmalar ve düzenli okumalar yapmaya teşvik etti. İnsan zihninin işleyişi, insan ilişkileri ve insan davranışlarının arkasındaki nedenler hakkındaki okumalarını ve düşüncelerini psikolojiye duyduğu ilgi ve yazmaya olan merakıyla ifade etmeye çalıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar