Cumartesi, Eylül 19, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ergenlikte Sessizlik: Her Suskunluk Bir Sorun Mudur?

Ergenin Uzaklaşma ve Yalnız Kalma İhtiyacının Altında Neler Var Olabilir?

Ergenlik, bireyin ailesinden bağımsızlaşmaya ve kendi kimliğini oluşturmaya başladığı önemli bir gelişim dönemidir. Bu dönemde ergenin daha fazla bağımsızlık istemesi, ebeveynleriyle eskisi kadar çok şey paylaşmaması her zaman ilişkide bir problem olduğu anlamına gelmeyebilir. Ebeveynler ise bu durumu zaman zaman bir problem olarak değerlendirebilir. Çünkü çocukları ne kadar büyümüş olursa olsun, onların gözünde hala çocuklarıdır. Ergenlikten önce birlikte keşfeden, gezen, oyun oynayan ve ebeveyniyle yoğun bir etkileşim içinde olan çocuklarının artık daha fazla yalnız kalmak istemesi, ebeveynler için alışılması kolay olmayan bir değişim olabilir. Bu noktada ebeveynler şunu düşünebilirler: “Benim kendi alanıma ihtiyacım olduğu gibi, çocuğumun da ihtiyacı vardır” (Child Mind Institute, 2026). Bu, çocuğumu yalnız bırakmalıyım anlamına gelmemektedir. Çünkü Meeus ve arkadaşları (2005), ergenlerin yaşları ilerledikçe ebeveynlerinden aldıkları desteği daha az hissedebildiklerini, ancak ebeveyn desteğinin ergenlerin duygusal uyumu açısından önemini korumaya devam ettiğini belirtmektedir. Belki de fiziksel olarak çocuklarınıza eskisi kadar yakın olmasanız da duygusal olarak yanlarında olduğunuzu hissettirmek, onların psikolojik sağlıkları açısından önemli olabilir. Ebeveynlerin çocuklarının gelişim süreçlerinden de farkında olmaları gerekir: Ergenlik döneminde gençler aileleriyle daha az, arkadaşlarıyla ise daha fazla zaman geçirmeye isteğinin, dış görünüşlerine ve akranlarının düşüncelerine daha fazla önem verdiklerinin, akran etkisinin arttığı bu süreçte, ergenin düşünme biçimi ile yetişkinlerin düşünme biçimi arasında hala önemli farklılıklar olduğunun farkında olmalılar. Düşünme biçimindeki önemli farklılıklardan kasıt, beynin en son olgunlaşan bölgelerinden biri olan frontal lobların gelişiminin henüz tamamlanmamış olmasıdır. Frontal loblar; karmaşık kararlar verebilme, dürtüleri kontrol edebilme ve bir davranışın olası sonuçlarını değerlendirebilme gibi becerilerde önemli rol oynar. Bu bölgenin gelişimi 20’li yaşların ortalarına kadar devam ettiği için ergenlerin bazı durumlarda yetişkinlerden farklı kararlar vermesi, yetişkinlerle çatışmaları ve davranışlarının uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmekte zorlanması gelişimsel açıdan anlaşılabilir bir durumdur (Allen & Waterman, 2024). Tüm bu değişimler göz önünde bulundurulduğunda, ergenin ailesinden uzaklaşmak istemesi her zaman ailesiyle arasındaki bağın zayıfladığı anlamına gelmez. Ergen bir yandan kendi kimliğini oluşturmaya, bağımsızlaşmaya ve arkadaş ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, diğer yandan kendisini güvende hissedebileceği bir aile ilişkisine ihtiyaç duymaya devam eder. Bu nedenle ebeveynler için önemli olan, ergenin bağımsızlaşma ihtiyacına alan tanırken duygusal olarak ulaşılabilir olmaya devam etmektir. Belki de bu dönemde ebeveynlerin kendilerine sorması gereken soru, “Çocuğum neden benden uzaklaşıyor?” yerine “Çocuğum uzaklaşırken benim ona verdiğim ‘yanındayım’ mesajını hissedebiliyor mu?” olmalıdır.

Ebeveynler Bu Dönemde İletişimi Nasıl Sürdürmelidir?

Ergenlik döneminde ebeveyn-çocuk ilişkisinin değişmesi, iletişimin de aynı şekilde değişmesini gerektirir. Peki ebeveynler bunu nasıl yapabilir? Çocuklarının iletişimle ilgili verdiği ipuçlarını nasıl değerlendirmelidirler?

 “Çocuğumla her şeyi konuşurdum, artık hiçbir şeyini bana anlatmıyor.” Ne kadar acı verici olsa da, çocuğunuzun bu tercihini kişisel olarak algılamamaya çalışmalısınız.
Yapmanız gereken: Onlardan sürekli bilgi almaya çalışmayın. Bunun yerine, kendi hayatınızdan komik veya ilginç bir şey paylaşın. Siz açılırsanız, onların da aynısını yapma olasılığı daha yüksek olur. Aynı şekilde onlarla yetişkin gibi, saygılı bir şekilde konuşun ve fikirlerine değer verdiğinizi ve karşılığında saygı beklediğinizi açıkça belirtin (Child Mind Institute, 2026).

 “Her zaman öfkeli ve her zaman ters cevaplar veriyor.” Bu durum ebeveynler için oldukça sinir bozucu olabilir ve bu tür davranışları cezalandırmak isteyebilirsiniz. Ancak bunun, her zaman olmasa da, normal ergenlik gelişiminin bir parçası olabileceğini unutmamak gerekir. Bu davranışlara karşı ceza vermek ya da ergenle aranıza mesafe koymak, iletişimi daha da zorlaştırabilir.
Yapmanız gereken: Öğüt verme dürtüsüne karşı koyun. Aynı zamanda öfkenin altında yatan duyguyu anlamaya çalışın. Yalnızca davranışa tepki vermek yerine, ergenin bu davranışın arkasında hangi duyguyu yaşadığını anlamaya çalışın (Child Mind Institute, 2026).

 “Odasından çıkmaz oldu; yalnızca yemek yemek ve ihtiyaçlarını gidermek için odasından çıkıyor, kapısını kapatıyor ve neredeyse hiç açmıyor.” Bu durum, endişe edilmesi gereken bir davranış olabilir. Çünkü ergen zamanla kendi içine çekilmeye ve daha fazla izole olmaya başlayabilir. Özellikle bu aşamada çevrimiçi bir dünyaya çekilmek, gerçek hayatta insanlarla iletişim kurmanın kabul edilebilir bir alternatifi değildir. Bu nedenle bu durumun önüne geçmek ve ergenin gerçek hayattaki sosyal ilişkilerini sürdürmesini desteklemek gerekebilir. Bu davranış ayrıca, özellikle ergenliğin son dönemlerinde ve 20’li yaşların başlarında daha yaygın hale gelebilen depresyon gibi ciddi bir ruh sağlığı sorununun başlangıcına da işaret edebilir (Child Mind Institute, 2026).

Yapmanız gereken: Çocuğunuzun sevdiği bir hobiye yönelmesini sağlayabilirsiniz. Yalnız kalma ihtiyacı ile izolasyonu birbirinden ayırın. Ergenin kendi alanına ihtiyaç duymasına saygı gösterirken, giderek tüm sosyal ilişkilerinden uzaklaşıp uzaklaşmadığını takip edin. Günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınabilir.

Genel olarak ergenlerle iletişim kurmak için yargılamadan ve tepki vermeden dinleyin. Oğlunuz “Anne, bir kızla tanıştım” dediğinde ve siz “Çıkmak için çok küçüksün” diye tepki verdiğinizde, bu içgüdüsel alarm sağlar (Ginsburg & Kinsman, 2024). Çünkü ergen, düşüncesini ya da yaşadığı bir durumu paylaştığında öncelikle anlaşılmak ve dinlenmek isteyebilir. Kendi düşüncelerini ifade etmesine alan tanıyın ve her konuda ebeveynin düşüncesinin doğru olmak zorunda olmadığını çocuğunuza da gösterin. Konuşmak istemediğinde zorlamayın ama iletişim kapısını her zaman açık tutun. Çocuğunuzun sizinle konuşabilmesi için yalnızca bir sorun olduğunda değil, günlük yaşamda da iletişim kurmaya devam edin.

Kaynakça

  • Allen, B., & Waterman, H. (2024, 29 Nisan). Stages of adolescence. HealthyChildren.org. https://www.healthychildren.org/English/ages-stages/teen/Pages/Stages-of-Adolescence.aspx
  • Meeus, W., Iedema, J., Maassen, G., & Engels, R. (2005). Separation-individuation revisited: On the interplay of parent-adolescent relations, identity and emotional adjustment in adolescence. Journal of Adolescence, 28(1), 89–106. https://doi.org/10.1016/j.adolescence.2004.07.003
  • Child Mind Institute. (2026, 4 Ağustos). Help! My teen stopped talking to me. https://childmind.org/article/help-my-teen-stopped-talking-to-me/
  • Ginsburg, K. R., & Kinsman, S. B. (2024, 7 Ağustos). How to communicate with and listen to your teen: 3 key tips. HealthyChildren.org. https://www.healthychildren.org/English/family-life/family-dynamics/communication-discipline/Pages/How-to-Communicate-with-a-Teenager.aspx
Melisa İnce
Melisa İnce
Melisa İnce, yüksek onur derecesiyle tamamladığı Psikoloji (İngilizce) lisans eğitimini takiben özel klinikte gönüllü, devlet hastanesinde ise zorunlu staj yapmıştır. Psikoloji alanındaki gelişimini sürdüren İnce, çocuk, ergen ve yetişkin psikolojisi seminerlerine katılarak sertifikalar almıştır. Çocuk ve ergen psikolojisine ilgisiyle çocuk ve ergen danışmanlığı, oyun terapisi, çocuk resim analizi ve değerlendirme testleri gibi konularda eğitimler alıp yetkinliğini aktif olarak geliştirmektedir. Şu anda çocuk gelişim merkezinde stajyer psikolog olarak çalışmakta olup, psikolojiyi herkese erişilebilir kılma hedefiyle Çocuk ve Ergen Psikolojisi, Çocuk Gelişimi ve Davranış Bozuklukları, Ergenlik Dönemi Sorunları gibi konuları kaleme alacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar