Perşembe, Ağustos 13, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Şema: “Tek Başıma Yapamam”-Bağımlılık Şeması ve Bağımsızlaşma Yolculuğu

Şema Nedir?

Şemalar genel anlamda kişinin hayatında uzun süre devam eden düşünce, duygu ve davranış örüntüleri olarak açıklanabilir. Şemalar, kişinin hayatında derinleşmiş, kökleşmiş ve değiştirilmesi zor olan örüntüleri ifade etmektedir. Şemalarla yüzleşmek, onları anlamak ve değiştirmek önemlidir. Şemaların değiştirilmesi için sürekli pratik yapılması gerekli görülür.

Bağımlılık Şeması Nedir?

Bağımlılık şeması, kişinin günlük yaşamındaki kararları ve problemleri başkalarının desteği olmadan yeterince iyi yönetemeyeceğine yönelik köklü bir inanç olarak tanımlanabilir. Bu şemanın merkezinde şu düşünceler yer alabilir: “Ben tek başıma yapamam”, “Birine danışmadan hareket etmemeliyim”, “Yanımda bana yol gösterecek biri olmazsa yanlış yaparım” ya da “Kendi kararlarıma güvenemem”.

Burada söz konusu olan durum zaman zaman başkalarından yardım istemek şeklinde değildir. Hepimiz hayatımızın farklı dönemlerinde desteğe, fikre ve rehberliğe ihtiyaç duyabiliriz. Sağlıklı ilişkilerin önemli bir parçası da gerektiğinde yardım isteyebilmek ve yardımı kabul edebilmek olarak kabul edilmektedir. Bağımlılık şemasında ise yardım almak bir tercihten çok, kişinin kendisini güvende ve yeterli hissedebilme koşulu hâline gelebilir. Kişi, kendi becerileri yeterli olsa bile, tek başına hareket etmekten kaçınma davranışları sergileyebilir.

Bağımlılık Şeması Neden ve Nasıl Gelişir?

Aşırı koruyucu ebeveynlik, çocuğun özerklik ve yeterlilik duygularını pekiştirmeme davranışları, çocuğa sorumluluk vermeme, hata yapmasına izin vermeme, kendi kararlarının meydana getirdiği sonuçları deneyimlememesi gibi nedenlerle bağımlılık şeması oluşabilir. Aynı şekilde çocuğun eleştirel bir ortamda büyümesi, yaptığı işlerin onay almadan sık sık eleştirilmesi, hatalarının büyütülmesi ya da kendi yöntemlerini deneme fırsatı bulamaması ile kendi yargılarına güvenmesi zorlaşabilir.

Bağımlılık Şeması Yetişkinlikte Nasıl Görünür?

Bağımlılık şeması romantik ilişkilerde, iş hayatında, arkadaşlıklarda, aile ilişkilerinde ve günlük yaşamın oldukça sıradan anlarında ortaya çıkabilir.

● Karar verirken sürekli başkalarına danışmak: Kişi, “Sence ne yapmalıyım?”, “Doğru mu yapıyorum?” gibi sorularla sık sık onay arama ihtiyacı hisseder.
● Tek başına karar vermekten kaçınmak: Kıyafet seçimi, alışveriş, tatil planı gibi göreceli olarak küçük konularda dahi başka birinin fikri olmadan karar vermekte zorlanmalar görülür.
● Günlük işleri gözünde büyütmek: Banka işlemleri, resmî kurumlara başvurmak, randevu almak veya bir problemi telefonla çözmek gibi işleri tek başına yapamayacağını düşünebilir.
● Yeni deneyimlerden kaçınmak: Tek başına seyahat etmek, yeni bir kursa katılmak, yeni bir işe başvurmak veya bilinmeyen bir yere gitmek konusunda yoğun kaygı yaşayabilir ve bunları yapmaktan kaçınabilir.
● Sorumluluğu başkasına bırakmak: Maddi konuları, evle ilgili kararları veya önemli yaşam seçimlerini eşe, aileye ya da daha güçlü görülen bir kişiye devretme davranışları oluşabilir.
● İş hayatında kendi kararlarına güvenmemek: Yeterli bilgiye sahip olduğu hâlde yöneticisinin veya çalışma arkadaşlarının onayını almadan harekete geçememe görülebilir.
● Hata yapmaktan aşırı korkmak: Yanlış bir kararın sonuçlarıyla baş edemeyeceğini düşünerek karar verme sorumluluğundan kaçınmak.
● Sürekli güvence ve onay aramak: Bir işi yaptıktan sonra bile “Doğru yaptım mı?”, “Sence sorun olur mu?” diyerek tekrar tekrar onay isteme ortaya çıkabilir.
● Partnerine aşırı sorumluluk yüklemek: Partnerinin karar vermesini, sorunları çözmesini, yol göstermesini veya sürekli güvence vermesini beklemek.
● Bir ilişkinin sona ermesinden yalnızca duygusal sebeplerden korkmamak: Kişi, ayrılık ihtimali karşısında “Onsuz yaşayamam”, “Tek başıma ne yaparım?” veya “Hayatımı nasıl yönetirim?” düşüncelerine kapılabilir.
● Kendi becerilerini küçümsemek: Kişi, geçmişte işlerini başarıyla yapmış olsa bile “Ben bu işlerden anlamam”, “Ben beceremem” veya “Birinin bana göstermesi lazım” diye düşünme eğiliminde olur.
● Yalnız kalmak ile çaresizliği birbirine karıştırmak: Tek başına kalındığında yalnızlıktan çok, hayatın sorumluluklarıyla baş edemeyeceğine dair kaygı yaşayabilir.
● Bağımsızlaşmayı sürekli ertelemek: Aileden ayrılmak, kendi evine çıkmak, ekonomik sorumluluk almak veya kendi yaşam düzenini oluşturmak gibi adımları yapabilme kapasitesi olmasına rağmen yapmayı seçmeme davranışları ortaya çıkabilir.

Şema Terapisi Nedir?

Jeffrey E. Young tarafından geliştirilen şema terapi; bilişsel davranışçı terapiyi temel alan, bağlanma kuramından ve psikodinamik yaklaşım tekniklerinden yararlanan bütüncül bir psikoterapi yaklaşımı olarak kabul edilir. Özellikle uzun süredir devam eden psikolojik sorunların, kişilik örüntülerinin ve çocukluk döneminden başlayarak gelişen olumsuz inançların değiştirilmesinde ve terapisinde etkili olduğu görüşmüştür. Şema terapisi; bireyin kendisini, diğer insanları ve dünyayı nasıl algıladığı üzerine çalışır. Temel amacı, şemaların fark edilmesi ve bu düşünce, duygu ve davranış örüntülerinin geliştirilmesidir.

Şema terapiye göre, her çocuğun sağlıklı gelişebilmesi ve şemalarının uyumsuz olmaması adına gereken temel duygusal ihtiyaçları bulunmaktadır. Bunlar: güvenli bağlanma ihtiyacı, sevgi ve kabul görme, özerklik ve yeterlilik gereksinimlerinin aile tarafından karşılanıyor olması, kimlik oluşturmasına alan tanınması, duygularını özgürce ifade edebiliyor olmak, oyun oynama, spontanlık ve gerçekçi sınırlar ve öz denetim geliştirme gibi.

Örnek vermek gerekirse:
Güvenli bağlanma ihtiyacı karşılanmadığında: kişide güven hissi gelişmez. Bakım verenler tutarsız ise, terk edilme (“Beni herkes bırakır”), güvensizlik (“İnsanlar bana zarar verir”), duygusal yoksunluk (“Kimse gerçekten beni sevmez ve anlamaz”), kusurluluk (“Ben sevilmeye layık değilim”) ve sosyal izolasyon (“Ben diğer insanlardan farklıyım”) inançları gelişebilir.

Aşırı koruyucu, eleştirel ve koşullu sevgi gören bir bireyde, özerklik ve yeterlilik ihtiyaçları karşılanmamış olarak kabul edilir ve bireyin bağımsızlaşması engellenir. Bu nedenle; bağımlılık (“Tek başıma yapamam”), başarısızlık (“Başarısız olacağım”), dayanıksızlık (“Her an kötü bir şey olabilir”) inançları gelişebilir.

Şemalar Nasıl Değişebilir?

Şemanızı adlandırın, tanımlayın ve çocukluktaki kökenini anlayın: Şemanın ne olduğunu tespit etmek ve değiştirmeyi istemek ile süreç başlar. Bu şemanın hayatınızı ne derecede, hangi konularda etkilediğini fark etmek gerekir. Tespit edilen temalar üzerinden değişim başlar. Örneğin; terk edilme şeması olarak adlandırılan şemada bireyin yaşamında terk edilme kaygılarının olduğu temalar baskındır. Çocukluğunda babası tarafından terk edilen ve alkolik annesinden ilgi göremeyen Danielle, otuz yaşında yaşadığı 11 senelik ilişkisinde Robert’ın ona bağlılık sözü vermemesi ve kendisinden ayrılması ile terapiye başlamaya karar vermiştir. Danielle’in çocukluğundan beri en merkezi gerçeği terk edilecek olmasıdır.

Derin bir acıyı rahatlamadan değiştirmek oldukça zordur. Acının hissedilmesini engellemek için ortaya çıkan mekanizmalar dolayısıyla şemalarımıza ulaşmak bazen zor olabilir. Çocukluğumuzdan bir anı imgelediğimizde ortaya çıkan hislerimize kulak vermemiz gerekir. Böylece şema ile bağlantılı olan duygu ortaya çıkabilir.

Şemaya karşı bir dava oluşturmak, yani gerçekliğini mantıklı bir düzeyde tutarak kanıtlar oluşturmak da aynı zamanda şemalarımızın değişmesine yardımcı olur.

Bağımlılık şemasının belki de en önemli yanılgılarından biri, bağımsızlığı yalnızlık ve yalnız olmak kavramları ile karıştırmaktır. Psikolojik anlamda bağımsızlaşmak, hayatımızdaki insanları bırakmak anlamına gelmemektedir.
Birine danışabiliriz. Destek isteyebiliriz. Yardım alabiliriz. Sevdiğimiz insanların yanımızda olmasını isteyebiliriz.
Fakat bütün bunları yaparken unutmamamız gereken cümle:
“Biri yanımda olduğunda hayat daha kolay olabilir; ama ben de kendi hayatımı yönetmeyi öğrenebilirim.”
Bağımlılık şemasında değişim amacı, “Tek başıma her şeyi yapmalıyım” düşüncesine tutunmak ve bunu uygulamak değildir. “Tek başıma hiçbir şey yapamam” düşüncesinin karşısına daha gerçekçi bir yaklaşım sunabilmektir.
Bağımlılık şemasının değişimin başlangıç cümlesi tam olarak: “Tek başıma yapamam” değil; “Tek başıma yapmayı henüz yeterince deneyimlememiş olabilirim.”
Değişim başladıkça “Yapamam” cümlesinin yerini çok daha gerçekçi bir cümle alabilir:
“Deneyebilirim.”

Kaynakça

  • Kaynakça:
  • Young, J. E., & Klosko, J. S. (2020). Hayatı yeniden keşfedin (B. İlan & K. Kara, Çev.; 25. bs.). Psikonet Yayınları.
Elif Sude Uçar
Elif Sude Uçar
Elif Sude Uçar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden 2023 yılında onur belgesi ile mezun olmuştur. Şu anda Üsküdar Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programında eğitimine devam etmektedir. Psikoloji alanındaki ilk deneyimlerine, Türkiye Disleksi Vakfı ve ANT Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarla yaptığı stajlarla ve daha sonrasında psikolog olarak başlamıştır. Ayrıca, Çocuk Nöroloji Kliniği’nde psikolog olarak çalışarak, klinik deneyimlerini genişletmiştir. Uçar, eğitimine devam ederken, psikoterapi ve psikolojik değerlendirme alanlarında uzmanlık kazandığı çeşitli kurs ve sertifikalar almıştır. MOXO dikkat testi, Oyun Terapisi, Çocuklar için Zihinleştirmeye Dayalı Terapi (MBT-C) gibi birçok önemli eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Ayrıca, güvenli bağlanma, travma, çocuk ergen ve yetişkin terapisi gibi alanlarda da çeşitli eğitimler alarak kendini geliştirmiştir. Kariyerinde, terapi seanslarını analiz etme, vaka analizleri yapma ve psikolojik danışmanlık verme gibi deneyimlere sahiptir. Psikoloji alanındaki bilgi birikimini ve deneyimlerini, okuyucularına aktarmak amacıyla, dergide köşe yazarlığı yapmaktadır. Psikolojiye dair yazılarında, insan ruh sağlığına dair analizler, farkındalıklar ve kişisel gelişimi hedefleyen tavsiyeler sunmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar