Cuma, Temmuz 24, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Otomatik Zihin: Bilişsel Çarpıtmalar ve Şema Terapi Arasındaki İlişki

İnsanlar, olay ve durumlara karşı farklı yorumlar atfeder. Bu yorumların bazıları olumlu bir ifade içerirken bazıları olumsuz bir ifade içerebilir. Kişinin gerçek olma ihtimali olsa da herhangi bir kanıt olmadan olay veya durumları objektif bakış açısından uzak değerlendirmesi ‘Bilişsel Çarpıtma’ adı verilen yorumların ortaya çıkmasına neden olur. Bilişsel Çarpıtmalar, Bilişsel Davranışçı Terapide duygu ve düşüncelerin bağlantısı için incelenen birtakım yorumlardır. Olay, durum veya kişilere atfedilen bu görüşler, Şema Terapi bağlamında kişinin şemasına bağlı olarak değişebilir. Farklı şemalarda farklı bilişsel çarpıtmalar öne çıkar. Başka bir ifadeyle Bilişsel Çarpıtmalar, kişinin bir olay karşısında aklına gelen, düşünmeye meyilli olduğu görüşü ifade eder. Kişi; şemalarına, inançlarına, duygu ve düşüncelerine göre yargı içeren bir yorum atfetme eğiliminde olur.

Felaketleştirme
Olayların sonuçları gün yüzüne doğmadan önce her şeyin olumsuz sonuçlanacağına, akılda kurulan en kötü senaryonun gerçekleşeceğine inanır. Bir durum gerçekten olumsuz sonuçlandığında ise var olan olumsuzluğu olduğundan büyük algılar. Farklı şemalarda farklı düşüncelerde görülür. Örneğin Kusurluluk Şemasında ‘İşimde bir hata yaptım. Her şey mahvoldu.’ şeklinde görülebilir. Terk Edilme Şemasında ‘Bugün benimle konuşmadı. Kesin yakında beni terk edecek.’ yorumu yapılabilir. Karamsarlık Şemasında ise çoğu zaman ‘Kesin kötü bir şey olacak.’ düşüncesi hakimdir.

Siyah-Beyaz (İkili) Düşünme
Kişi; olay ve durumları iki farklı uç noktalarda değerlendirir. Onun için bir olay yalnızca iyi veya kötü olabilir, ortası yoktur. Gri alanlardan ziyade durumları tamamen iyi ya da tamamen kötü olarak değerlendirme eğilimindedir. Örneğin Başarısızlık Şemasında ‘Sınavda bir yanlışım var ve tam puan alamadım. Demek ki başarısız bir insanım.’ yorumu ile görülebilir. Güvensizlik Şemasında ‘Bugün telefonuma cevap vermedi. Öyleyse kesinlikle benden bir şey saklıyor.’ şeklinde yorumlanabilir.

Etiketleme
Kişi, kendisini çoğu zaman olumsuz sıfatlar kullanarak değerlendirir. Kusurluluk ve Başarısızlık Şemasında ‘Ben yetersizim.’ ya da ‘Ben değersizim.’ şeklinde görülebilir. Güvensizlik Şemasında ise diğer insanların, kendisine bir şekilde zarar vereceğine veya aldatacağına dair bir inanç doğrultusunda ‘İnsanlar güvenilmez.’ algısı hakim olabilir.

Mükemmeliyetçilik
Kişi; karşılaştığı durumlarda ‘en’ olmaya odaklanır. Yeterince iyi onun için yeterli değildir, gerçekçi bir sonuç yerine kusursuz ve mükemmel bir sonuca ulaşmayı hedefler. Örneğin Yüksek Standartlar Şemasında kişi; statü ve ün gibi konularda yüksek başarıya odaklanarak ‘Bu terfi ile yetinemem. Daha iyi bir mevkiye geçmeliyim.’ gibi bir görüş ifade edebilir.

Pozitifi Görmezden Gelme
Kişi; olumlu bir durum var olmasına rağmen bu durumu görmezden gelerek, küçümseyerek yok sayma eğilimindedir. Değerlendirmeye olumlu tarafı dahil etmeden bir yoruma varmaya çalışır. Örneğin Duygusal Yoksunluk Şemasında bir insanın fiziksel yakınlığı ‘Bana sarıldı ama sadece nazik davrandı.’ olarak okunabilir. Onay Arayıcılık Şemasında ise kendisine yapılan iyi yorumların değerini azaltarak ‘Bana iltifat etti ama arkadaşım olduğu için öyle söyledi.’ şeklinde algılayabilir.

Aşırı Genelleme
Kişi; yaşadığı bir olay sonunda bu olayı gelecekte tekrar yaşayacağına, aynı şekilde sonuçlanacağına inanır. Geçmiş olayı ve sonuçları; birbirinden bağımsız olsa da gelecek olaylara karşı değerlendirme eğilimi gösterir. Örneğin Sosyal İzolasyon Şemasında ‘Hiçbir zaman bir arkadaş grubuna ait olamayacağım.’ yorumu getirilebilir. Dayanıksızlık Şemasında ise ‘Bu havada hasta olmuştum. Dışarıya çıkarsam kesin yine hasta olacağım.’ gibi bir ifadeye rastlanabilir.

-Meli, Malı İfadeleri
Kişi; durum ve olaylar karşısında kendisi için belirlediği bazı kural, sınır ve çerçeveler içinde yaşamaya çalışır. Yaşadığı olayları bu çerçevenin sınırları dahilinde değerlendirmeye odaklanır. Örneğin Kendini Feda Şemasında ‘Başkalarının ihtiyacına öncelik vermeliyim.’ şeklinde görülebilir. Cezalandırıcılık Şemasında ise ‘İnsanlar yaptıkları hataların bedelini ödemeli.’ gibi bir yorum yapılabilir.

Akıl Okuma
Kişi; insanların olay, durum veya kendisine yönelik olarak yapacağı yorumlar hakkında bir çıkarımda bulunur. Herhangi bir kanıt olmadan başka insanların düşünce ve fikirleri ile ilgili varsayım getirir. Örneğin Sosyal İzolasyon Şemasında kişi, kendini farklı gruplardaki insanlarla kıyaslama eğiliminde olduğundan o gruba yönelik ‘Beni tuhaf buluyorlar.’ varsayımında bulunabilir.

Duygusal Akıl Yürütme
Kişinin, bir olayı o olaya karşı hissettiği duygularına göre değerlendirmesi durumudur. Kişi, duruma yüklenen duyguyu gerçek ve doğru kabul ederek olayları yorumlar. Örneğin Bağımlılık Şemasında ‘Kimse yanımda olmadığında kendimi yetersiz hissediyorum. Demek ki bu durumla tek başıma başa çıkamam.’ inancı gelişmiş olabilir. Duygusal Yoksunluk Şemasında ise ‘Kendimi yalnız hissediyorum. Öyleyse gerçekten yanımda olan biri yok.’ şeklinde durumu, duygularını kesin bir doğru kabul ederek açıklama eğilimi gösterebilir.

Seçici Soyutlama
Kişi; durumu bir bütün olarak değerlendirmek yerine bazı kısımları ön planda tutarak değerlendirir. Bir olayın belli bir ayrıntısına odaklanarak bir yorum atfeder. Bu ayrıntı, olayın olumlu veya olumsuz bir tarafı olur ve kişi, olayı bu ayrıntıyı seçerek yorumlar. Örneğin Haklılık Şemasında kişi, davranışı ve haklılığı arasında kendi haklılığını ön plana koyarak olayı ‘Bana sert konuştuğumu söylemelerinin bir önemi yok. Ben doğruyu söyledim.’ şeklinde yorumlayabilir. Boyun Eğicilik Şemasında ise kişide, ‘Şu an benim isteklerimin sırası değil. Onun ihtiyaçlarına odaklanmalıyım.’ şeklinde kendisinden önce başka insanların koşullarına karşı uyumlu olmayı amaçladığına dair bir inanç gelişmiş olabilir.

Sonuç
Bilişsel Çarpıtmalar; kişilerin duygu, düşünce, şema ve inançlarına bağlı olarak olay veya durum karşısında belirttiği birtakım görüş, fikir veya yorumlardır. Bu yorumlar şemalara göre farklılık gösterebilir ve aynı şemada birden fazla çarpıtma farklı görüşler atfedilerek bir arada bulunabilir. Bu bilişsel çarpıtmaları fark etmek; kişinin olayları olduğu gibi objektif değerlendirebilmesi için bir farkındalık kazanmasına yardımcı olur. Böylece otomatik olarak akla gelen görüşlerin dışında farklı bir bakış açısı geliştirmeyi benimseyebilir.

Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram, Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisidir. Bilgilerini hem eğitim, etkinlik ve staj ile akademik olarak zenginleştirirken hem de çeşitli kitap, dizi, film ve müziklerle de beslemektedir. Aynı zamanda psikoloji tutkusunu, edebiyat tutkusuyla birleştirerek Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Terapi başta olmak üzere yaşamın içinden birçok konuyla ilgili yazılar yazmayı hedeflemektedir. Aşk, yalnızlık, özgürlük, sanat, ölüm, yaşam ve insanlar hakkında yazılarla psikolojinin olduğu her alana kendi kelimelerini bırakmayı, insanlarla paylaşmayı ve insana ruhunun özünü anlatmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar