Pazartesi, Temmuz 13, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bastırdığımız Duygular Nereye Gider?

Bir göl düşünün. Üzerine düşen her şeyi sessizce içine alan bir göl… Bazen bir yaprak düşer, bazen bir taş. Dışarıdan bakıldığında yüzeyi sakindir; ancak derinlerde kendine ait bir hareket vardır. İnsan ruhu da biraz böyledir. Söyleyemediğimiz sözler, ifade edemediğimiz duygular, “şimdi sırası değil” diyerek ertelediğimiz kırgınlıklar… Hiçbiri gerçekten kaybolmaz. Sadece zihnimizin daha derin katmanlarında yer edinir. Çünkü duygular bastırıldığında ortadan kalkmaz; yalnızca görünürlüklerini kaybedebilirler. Bazen üzülmemiz gereken yerde güçlü görünmeye çalışırız. Bazen öfkemizi ifade etmek yerine sessiz kalmayı seçeriz. Bazen de incindiğimizi kabul etmek yerine yaşamımıza hiçbir şey olmamış gibi devam ederiz. Ancak insan zihni, kendisine ait yaşantıları sonsuza kadar görmezden gelmek zorunda değildir.

Bastırma: Zihnin Kendini Koruma Yolu

İnsan psikolojisi, zorlayıcı deneyimlerle baş edebilmek için çeşitli savunma mekanizmaları geliştirir. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud tarafından tanımlanan bastırma (repression), bu savunma mekanizmalarından biridir. Bastırma; kişinin kaygı verici, kabul edilmesi zor veya benlik algısıyla çatışan duygu ve düşüncelerini bilinç dışına itmesi olarak açıklanır. Bu süreç çoğu zaman bilinçli bir seçim değildir; zihin, kişiyi aşırı zorlayıcı içsel yaşantılardan korumaya çalışır. Ancak bastırılan duygular tamamen ortadan kalkmaz. Bir gölün dibine çöken taşlar gibi, görünmez hâle gelebilirler. Zaman zaman düşüncelerimizde, davranışlarımızda, ilişkilerimizde veya kendimizle kurduğumuz ilişkide farklı şekillerde kendilerini gösterebilirler.

Görmezden Gelinen Duyguların İzleri

Bazen nedenini tam olarak anlayamadığımız bir huzursuzluk yaşarız. Küçük bir olay beklenenden daha yoğun bir tepkiye neden olabilir. Bir söz, geçmişte yaşanmış bir deneyimi yeniden hatırlatabilir. Bunun nedeni, bugünkü yaşantılarımızın yalnızca bugüne ait olmamasıdır. Geçmişte tamamlanmamış duygusal deneyimler, zaman zaman bugünkü tepkilerimizi etkileyebilir. Çocukluk döneminde öğrendiğimiz bazı mesajlar da duygularımızla kurduğumuz ilişkiyi şekillendirir:

  • “Üzülme, güçlü ol.”
  • “Kızmak doğru değil.”
  • “Boşver, üzerinde durma.”

Bu ifadeler bazı dönemlerde bizi korumaya yardımcı olmuş olabilir. Ancak zaman içinde bazı duygularımızı tanımamızı, anlamamızı veya onlarla sağlıklı bir ilişki kurmamızı zorlaştırabilir.

Duyguların Amacı: Anlaşılmak

Duygular insan psikolojisinin doğal parçalarıdır. Onları yalnızca olumlu veya olumsuz olarak değerlendirmek yerine, bize bilgi taşıyan içsel süreçler olarak görmek gerekir. Öfke, sınırlarımızın ihlal edildiğine dair bir işaret olabilir. Üzüntü, bir kaybın veya değer verdiğimiz bir şeyin hayatımızdaki önemini gösterebilir. Kaygı, bizi hazırlıklı olmaya yönelten doğal bir uyarı sistemi olabilir. Bazen zorlayıcı olan, duyguların kendisi değil; onları fark etmekte, anlamlandırmakta ve onlarla sağlıklı bir ilişki kurmakta zorlanmamızdır. Bir gölün derinliği, yalnızca yüzeyine bakılarak anlaşılmaz. Suyun altında da kendine ait bir hareket, bir yaşam ve bir denge vardır. İnsan ruhu da böyledir; görünmeyen taraflarımız da bizi oluşturan önemli parçalar taşır. Belki de psikolojik iyi hissetme süreci, hiç zor duygular yaşamamak değildir. Asıl iyilik hâli; kendi iç dünyamızdaki farklı sesleri duyabilmek, onları yargılamadan kabul edebilmek ve kendimizle daha sağlıklı bir ilişki kurabilmektir.

Çünkü bastırdığımız duygular gerçekten kaybolmaz. Onlar yalnızca fark edilmeyi, anlaşılmayı ve ait oldukları yerde kabul görmeyi bekler.

Beyza Demir
Beyza Demir
Psikolog Beyza Demir, çocuk, ergen ve yetişkinlerle yürüttüğü psikolojik çalışmalarla bireylerin duygusal ve bilişsel süreçlerini desteklemeye odaklanmaktadır. Düzce Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Meslek hayatı boyunca rehabilitasyon ve psikolojik danışmanlık merkezlerinde görev alarak çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışma deneyimi kazanmıştır. Mesleki pratiğinde bireylerin duygusal, bilişsel ve davranışsal süreçlerini desteklemeye yönelik psikolojik yaklaşımlardan yararlanmaktadır. Mesleki gelişimi kapsamında Çocuk ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Eğitimi, Yetişkinlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulayıcı Eğitimi, Uygulamalı Çocuk Merkezli & Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi ve Masal Terapisi eğitimlerini tamamlamıştır. Çalışmalarında farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarını gözeten, empatik ve bütüncül bir yaklaşım benimsemektedir. Psikolog Beyza Demir, Psychology Times bünyesinde kaleme aldığı yazılarla psikolojik bilgiye erişimi artırmayı ve ruh sağlığına yönelik farkındalığın güçlenmesine katkı sunmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar