Belirsizlik, insanoğlunu fiziksel ve psikolojik olarak en çok zorlayan durumlardan birisidir. Çünkü belirsiz durumlar korku ve telaşa sebep olur. İnsanlar da bu can sıkıcı duygularla baş edebilmek için belirsizliği tanımlamaya çalışır. Zihin ise bu süreci yönetebilmek için bilgileri kategorileştirmeye başlar. Bu kategoriler de zamanla dünyayı algılama biçimlerimizi şekillendirir. Üstelik kategorileştirme ve algı biçimleri sadece kişiye özel olarak da kalmaz. Toplumlar da farklı gördüklerini gruplama, ayrıştırma ve hatta dışlama eğilimi gösterir. Dışlama her ne kadar ilkel dönemlerde fiziksel olarak gerçekleşiyor olsa da günümüzde bu durum daha çok psikolojik olarak gerçekleşmektedir. Toplum, çoğunluktan “negatif” olarak ayrışan bireyi fark ettiğinde bu durumu kullanarak etiketler koymaya başlar. Buradaki negatiflik her zaman dışlanan kişinin özelliklerinden kaynaklanmaz çoğu durumda toplumun önyargıları farklı olanın negatif olarak görülmesine yol açar. Bunun temelinde insanların gerçeği değil inandıklarını koruyacak kanıtları araması ve desteklemesi yatar. Bu bilişsel yatkınlık psikolojide doğrulama yanlılığı olarak isimlendirilir.
Doğrulama Yanlılığı ve Zihinsel Filtreler
Doğrulama yanlılığı, bireyin mevcut bilgilerini destekleyen ipuçlarını seçici olarak fark etmesi, yorumlaması ve bu şekilde yeni beklentiler oluşturmasına denir. Halihazırda zihinde olan inançlarla oluşturulan şemalar ilerisi için filtre görevi görür. Yanlılığa sahip kişi farklı olan uyaranı sorgulamak yerine çoğu zaman şemasına uygun olmadığı için reddetme ya da mevcut filtrelere uyacak şekilde anlamlandırma eğilimindedir.
Şemalarımızın şekillendirilmesinde ise etiketler önemli bir rol oynar. Etiketler, insanların başvurduğu bilişsel kısa yollardır. İçinde bulunduğumuz karmaşık dünyayı biraz da olsa kolaylaştırmak ve düzene sokmak için her şeyi kategorize etmeye çalışırız. Bu şekilde belirsiz olanı gün yüzüne çıkartırız. Ancak etiketler sadece bu amaçla sınırlı kalmaz. Etiketleri varsayımlarımız biçimlendirmesi için de kullanırız. Eğer kişiye başkaları tarafından bir özellikle atfedilmişse o kişi hakkındaki bilinçli ve bilinçsiz yorumlar bu özellik çerçevesinde yorumlanır.
Odysseus Örneği: Bir Kelimeyle Değişen Kimlik
Konuyu daha iyi kavramak için bir örnek verebiliriz. Tahminimce Odysseus’un hikayesini duymuşsunuzdur. Şu sıralarda biz onu daha çok Nolan’ın yeni film kahramanı ya da Epic Musical’inin başrolü olarak anıyor olsak da Odysseus aslında Homeros’un Odysseia destanında anlattığı İthaka Kralıdır. Troya Savaşının kazanılmasını sağlamış savaştan sonra da tanrılar tarafından lanetlenip dalgalı denizlerde yıllarca evinin yolunu bulmaya çalışmıştır. Tabi hikayesi daha derindir ama bizi ilgilendiren kısmı şu anlık onun etiketleri. Homeros Odysseia’nın orijinal metninde Odysseus’u tanımlamak “polytropos” kelimesini kullanılır. Bu kelime yüzyıllarca özellikle erkek çevirmenler tarafından pozitif bir kahramanlığa sahip olduğunu ima eden “kurnaz”, ”becerikli” gibi kelimelere çevirilmiştir. Bu yüzden çok uzun bir dönem Odysseus sadece akıllı ve istikrarlı bir kumandan olarak anılmıştır. Hikayesi okunurken yaşadığı ve yaptığı her şey, o bir “kahraman” olduğu için görece mazur görülmüştür. Fakat yakın zamanda Emily Wilson tarafından yapılan bir çeviride “polytropos” kelimesi “karmaşık” olarak kullanılmıştır. Bu kullanım yüzyıllar boyunca Odysseus için geliştirilmiş kahraman şemalarını yıkıp karmaşık yapılı bir soylu olarak anılmasına sebep olmuştur. Daha önce mazur görülen davranışları ahlaki olarak tekrar değerlendirilmiştir. Böylece hikayenin yorumlanışı da Odysseus’a karşı bakış açıları da değişmiştir.
Toplumsal Kalıplar ve Damgalama
Toplum, oluşturduğu “normal” kalıplarından çıkan herkes için doğrulama yanlılığını kullanmaya çalışır. Bu durum genellikle damgalama ile kendini gösterir. Eğer bir erkek, kibar davranışlarda bulunuyor ve toplumun ileri gelenleri bunu süregelmiş ”erkek” kalıbına uydurmuyorsa o zaman bu davranışı o kişinin “yeterince maskülen olmadığı” fikri ile birleştirilir. Ve bundan sonra kişinin gerçekleştireceği her hareket bu etiket ve şema üstünden yorumlanır. Bu durum sorgulamaktan, anlamaya çalışmaktan ya da empati kurmaktan tabi ki çok daha kolaydır.
Hale ve Horn Etkisi: Algının Kutuplaşması
Doğrulama yanlılığının en büyük destekçileri hale etkisi ve olumsuz hale etkisidir (horn effect). Yukarıda bahsettiğimiz örneklerde de bu bilişsel mekanizmalarla karşılaşırız. Hale etkisi, kişinin bilinen tek olumlu özelliğinin, onun diğer tüm özelliklerinin de olumlu olarak algılanmasına yol açmasıdır. Nitekim yeni bir bakış açısı ortaya çıkana kadar Odysseus’a hale etkisi çerçevesinden bakılmıştır. Buna karşılık olarak olumsuz hale etkisi (horn etkisi) kişinin tek olumsuz özelliğinin, tüm kişiliğinin olumsuz olarak damgalanmasına yol açmasıdır. Toplumdan, topluma göre negatif olarak, farklılaşan kişiler çoğu zaman bu etkiyle değerlendirilir. Farklı olarak görülür ve psikolojik olarak dışlanır. Doğrulama yanlılığı içerdiği etiket, şema ve etkilerle bilişsel bir kısa yol sunar. Her ne kadar bu yazıda olumsuz yanlarına değinilmiş olsa da doğrulama yanlılığının işlevsel olduğu durumlar da vardır. Bilgileri şemaya uygun şekilde işlemesi bazı anlarda vakit ve enerji kazanımı sağlar.


