Jamais Vu: Tanıdığın Şeyin Birden Yabancılaşması
Bir kelimeyi kâğıda defalarca yazdığınızı düşünün. Diyelim ki kelime “ev”. İlk birkaç seferde hiçbir sorun yoktur. Ama onuncu, yirminci, otuzuncu tekrarda birden tuhaf bir şey olur: “ev” kelimesi artık size bir kelime gibi görünmemeye başlar. Harfler bir araya gelmiş, anlamsız işaretler yığınına dönüşmüştür sanki. Biliyorsunuz ki bu kelimeyi binlerce kez okudunuz, yazdınız, söylediniz ama şu an size tamamen yabancı gelmektedir.
İşte bu deneyime psikolojide “jamais vu” denilmektedir. Fransızca “hiç görülmemiş” anlamına gelen bu terim, çoğu insanın aşina olduğu deja vu’nun tam tersini ifade etmek için kullanılmaktadır. Deja vu’da hiç yaşanmamış bir an size tanıdık gelirken, jamais vu’da tersine, çok iyi bildiğiniz bir şey, bir kelime, bir yüz, bir sokak, hatta kendi evinizin mutfağı birden size yabancı ve gerçek dışı hissettirmektedir.
“Babamın yüzüne bakıyorum ama tanımıyorum” hissi
Jamais vu araştırmalarının önde gelen isimlerinden Chris Moulin, bu deneyimi oldukça çarpıcı bir örnekle tarif etmektedir: Bir kişi çok tanıdığı bir yüze, örneğin babasının yüzüne baktığında, o yüzün birden garip ve tuhaf göründüğünü fark edebilmektedir. Kişi babasının bir sahtekâr olmadığını bilse de o an için yüz ona alışılmadık gelmektedir. Bu anın genellikle yalnızca birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürdüğü ve ardından kendiliğinden geçtiği belirtilmektedir (HowStuffWorks, 2024).
Benzer bir tuhaflık müzisyenlerde de gözlemlenmektedir: Yıllardır çaldıkları çok tanıdık bir müzik pasajında birden “kaybolduklarını”, parçanın melodisinin bir anlığına yabancılaştığını bildirmektedirler (O’Connor & Moulin, 2023).
Laboratuvarda yapay olarak üretilebiliyor mu?
Jamais vu üzerine en dikkat çekici bulgulardan biri, bu deneyimin laboratuvar ortamında kontrollü şekilde tetiklenebilmiş olmasıdır. Moulin et al. (2021) tarafından Memory dergisinde yayımlanan çalışmasında katılımcılardan, “the” gibi çok yaygın kullanılan bir kelimeyi ya da “door” gibi sıradan bir kelimeyi defalarca elle yazmaları istenmiştir (Moulin et al., 2021). Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi (%66), ortalama otuz tekrardan ya da bir dakikalık bir sürenin ardından kelimenin “tuhaflaştığını”, artık gerçek bir kelime gibi görünmediğini bildirmiştir.
Bu bulgu, jamais vu’nun semantik doygunluk (semantic satiation) adı verilen daha geniş bir olguyla yakından ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Bir kelimenin ya da uyaranın sürekli tekrarı, beynin o uyarana verdiği tepkiyi geçici olarak “yorabilmekte”, tanıma sistemimizin normalde otomatik ve zahmetsiz işleyen mekanizmasını kısa süreliğine bozabilmektedir.
Peki bu neden oluyor ve bir işlevi var mı?
Jamais vu’nun altında yatan sinirsel mekanizma hâlâ tam olarak aydınlatılmış değildir; alan üzerine yapılan araştırmaların sınırlı olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte araştırmacılar, beynin bellek ve tanımayla ilişkili bölgesi olan temporal lobun bu süreçte rol oynadığını düşünmektedir. Nitekim temporal lob epilepsisi olan hastaların, nöbet öncesi “aura” evresinde zaman zaman jamais vu deneyimlediği bilinmektedir (Illman et al., 2012); bu durum genellikle korku ve tedirginlik hissiyle birlikte ortaya çıkmaktadır.
Sağlıklı bireylerde ise jamais vu’nun çok daha zararsız bir işlevi olabileceği öne sürülmektedir. Moulin et al. (2021) çalışmasına göre bu tuhaf yabancılaşma hissi, bir tür zihinsel uyarı sinyali olarak işlev görüyor olabilir. Bir eylemi ya da bilgiyi aşırı tekrar ettiğimizde zihnimiz “otomatik pilota” geçme eğilimindedir; bu durumda dikkatimiz zayıflayabilir ve hatalar artabilir. Jamais vu’nun kesin nedeni henüz kanıtlanamamış olsa da araştırmacılar bunun ‘otomatik pilot’ moduna geçen zihni uyaran ve dikkati yeniden toplayan evrimsel/bilişsel bir fren hipotezi olabileceğini öne sürmektedir.
Endişelenmeli miyiz?
Sıradan hayatın akışı içinde yaşanan jamais vu anları büyük çoğunlukla zararsızdır. Aşırı yorgunluk, uzun süreli dikkat gerektiren işler ya da basit tekrarlar sonucunda ortaya çıkabilmekte ve kısa sürede kendiliğinden geçmektedir. Sağlıklı bireylerde seyrek görülen bu durum tek başına bir hastalık belirtisi sayılamaz. Ancak sıklığı belirgin şekilde artan, uzun süren ya da güçlü bir kaygıyla birlikte gelen jamais vu deneyimleri, nörolojik bir değerlendirmeyi gerektirebilir; zira bu tablo bazı epilepsi türlerinde ya da disosiyatif süreçlerde klinik bir bulgu olarak görülebilmektedir (Medical News Today, 2023).
Yine de günlük hayatta karşımıza çıkan haliyle jamais vu, hafızamızın ve algımızın ne kadar hassas ve karmaşık çalışan bir sistem olduğunun ilginç bir hatırlatıcısıdır. Tanıdık bir kelimenin, bir yüzün ya da bir mekânın bir anlığına yabancılaşması, belki de zihnimizin bize sessizce şunu söylemesidir: Dikkatini topla, bir kez daha bak.
Kaynakça
- Kaynakça Moulin CJA, Bell N, Turunen M, Baharin A, O'Connor AR. The the the the induction of jamais vu in the laboratory: word alienation and semantic satiation. Memory. 2021 Aug;29(7):933-942. doi: 10.1080/09658211.2020.1727519. Epub 2020 Feb 20. PMID: 32079491.
- O'Connor, A., & Moulin, C. (2023). Jamais vu: the science behind eerie opposite of déjà vu. The Conversation. https://theconversation.com/jamais-vu-the-science-behind-eerie-opposite-of-deja-vu-213596
- Medical News Today (2023). Jamais vu: What happens in the brain when the familiar feels new? https://www.medicalnewstoday.com/articles/jamais-vu-whatjamais-vu-the-opposite-of-deja-vu-why-does-the-familiar-feel-strangely-new-sometimesexplains-the-opposite-of-deja-vu
- Illman, N. A., Butler, C. R., Souchay, C., & Moulin, C. J. A. (2012). Déjà Experiences in Temporal Lobe Epilepsy. Epilepsy Research and Treatment. https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1155/2012/539567


