Pazartesi, Eylül 7, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aynanın Perde Arkası: Beden Algısı Nasıl Şekillenir?

Çoğu insan bedeniyle kurduğu ilişki ve bedenini nasıl algıladığı üzerinden kendi öz değerini belirler. Eğer kişi toplumun güzellik ve beden standartlarına göre ideal kilodaysa, vücudunda hiçbir kusur yoksa kendini “güzel” olarak kabul eder ve kendini daha çok sever. Fakat toplumun algılarına uymuyorsa kendini “çirkin” olarak kabul eder ve düşük bir öz değere sahip olur. Beden algısını etkileyen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Kültür, aile, akranlar, sosyal medya gibi birçok unsur sayılabilir. Bu unsurlar sadece tek başına bir etken değildir, birbirleriyle etkileşim halindedirler. Kültür aileyi ve sosyal medyayı, aile çocuklarını etkilemektedir. İnsanlar çocukluk dönemlerinden itibaren bedenleri hakkında çeşitli söylemlere maruz kalıp bunları içselleştirmektedir. Böylece beden algısı çocukluktan itibaren şekillenmeye başlar.

Aile ve Beden Algısı

Özellikle kız çocukları anneleri tarafından bedenleri hakkında olumsuz eleştiri yağmuruna tutulabilir. Eğer çocuk kiloluysa annesi kilo vermesi konusunda baskı uygulayabilir ve gelişim süreci göz önüne alınmadan sağlıksız bir kilo verme sürecine girilmiş olur. Çocuklukta veya ergenlik döneminde bu baskılara ve söylemlere maruz kalan kız çocukları olumsuz bir beden algısı geliştirir ve özgüvenleri düşer. Kendilerinden nefret edecek hale gelebilirler. Bununla beraber yeme bozuklukları geliştirme ihtimalleri de bulunmaktadır. Erkek çocukları da aynı duruma maruz kalabilirler. Eğer zayıf bir çocuksa kilo alması yönünde baskılar, zorla yemek yedirmeler olabilir. Erkek çocuklarının da özgüvenleri bu yüzden düşebilir. Aynı zamanda beden algısı hakkında olumsuz söylemlere maruz kalarak ve anne ile babanın bedenleriyle olumsuz ilişkisini görerek büyüyen çocuklar bunları içselleştirmiş olacaktır.

Akranlar

Okullarda ailesinden benimsedikleriyle yetişmiş bir sürü farklı çocuk ve ergen vardır. Toplum standartlarından farklı görünen çocuklar akran zorbalığına maruz kalabilmekte ve bu durum da özgüvenlerini düşürebilmektedir, bununla beraber bu kişiler içe kapanık bir tutum sergileyebilmektedir. Zorbalığa maruz kalanlar kabul görebilmek için tehlikeli yollara başvurabilmektedir. Yine akran zorbalığı sonucu yeme bozukluğu gelişebilir.

Sosyal Medya

Sosyal medyada her insan en iyi halini paylaşmaktadır. Her şeyin “ideali” sosyal medyada bulunmaktadır. İnsanlar kusurları olsa bile çeşitli yollarla bunu kapatabilmektedir. Herkesin en iyi halini görebilmek yetersizliğe sebep olmaktadır. Kadınlar sivilcesiz, ideal fizikte, güzellik algılarına uyan hemcinslerini gördükçe onlar gibi olmak istemekte ve öz değerleri düşebilmektedir. Erkekler de kaslı, fit vücutlu hemcinslerini gördükçe kendilerini sorgulamakta ve yetersiz hissetmektedirler. Kendilerini sürekli başkalarıyla karşılaştırırlar. “Ben neden böyle değilim?” “Böyle olmazsam sevilmez miyim?” gibi sorular her iki cinsiyetin de kafasını meşgul eder. Sosyal medyadaki herkesin mükemmel olduğu algısına kapılan birçok kişi vardır. Bu kişiler “onlar gibi” olabilmek için yoğun bir çaba harcarlar. Sosyal medyada ve toplumda oluşan algılardan dolayı çoğu insan farklılıklarını kabul edemez ve kendiyle barışamaz.

Kültür

Özellikle kültürümüzde hemen hemen herkes akraba, bayram ziyaretlerinde “Sen kilo mu aldın/verdin?” “Kendine bakman lazım, az ye.” “Kadın/erkek dediğin ……. olur.” gibi cümlelere maruz kalmıştır ve yoğun bir baskı altında kalmış hissedebilirler. Çocukluktan itibaren akrabalardan, yakın çevreden bu tarz söylemlere maruz kalan insanların kendiyle barışabilme ihtimali düşüktür.

Bu etkenlerin sonucunda kişilerin yemekle ilişkileri olumsuz olabilmekte, yanlış diyetler uygulayabilmektedirler. Çocukluk döneminden itibaren beden algısı olumsuz olarak şekillenen kişiler, yetersizlik ve özgüven eksikliği yaşayabilmektedir. Bu durumu aşabilmek için psikolojik destek almak, yemeklerle ilişkiyi düzeltebilmek ve kendini her halde kabul edebilmek önemlidir.

Beyza Kobalas
Beyza Kobalas
Beyza Kobalas, Marmara Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans öğrencisidir. Klinik psikoloji başta olmak üzere psikolojinin alanları üzerine araştırmalar yapmaktadır. Çeşitli eğitim ve seminerlere katılarak kendini kişisel ve akademik olarak geliştirmektedir. Psikoloji alanında akademik makaleler okumaktadır. Psikoloji hakkında çeşitli içerikler üreterek kitlelere ulaşmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar