Cumartesi, Eylül 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ölüme Yakışmayan Bir Kadın ve Geride Kalan Yas

Merhabalar sevgili Psychology Times okuyucuları,

Bugün sizlere psikoloji literatürünün kuramsal sayfalarından çıkıp tam da hayatın ortasına düşen bir deneyimden, yas sürecinden bahsetmek istiyorum. Yazmak; zihnin karmaşasını düzenlemek, içimizden geçenleri en yalın ve kendimiz gibi bir üslupla aktarmak değil midir zaten?

Bundan iki hafta önce çok sevdiğim bir yakınımı hiç beklemediğim bir anda kaybettim. Hayat dolu, çevresine neşe saçan ve duruşuyla kendine özgü bir kadındı. Açıkçası ölümü ona hiç ama hiç yakıştıramadım; çünkü çok genç, güzel ve hayat doluydu. O içten kahkahaların bu kadar erken son bulacağını hiçbirimiz tahmin edemezdik. Hayatın öngörülemezliği tam da bu noktada kendini gösteriyor. Kendi projelerimle uğraştığım, özel hayatımda planlı ya da plansız anların üst üste geldiği bir dönemde aldığım bu haber, zaten hassaslaşmış olan duygu durumumu derin bir üzüntü haline bürüdü.

Yaşadığım sarsıntıyı anlamlandırmaya çalışırken zihnim ister istemez psikoloji eğitimimde sıkça karşılaştığım o tanıdık modele kaydı: Elisabeth Kübler-Ross’un 5 Yas Evresi Modeli.

Literatürde bu süreç genel olarak şu adımlarla tanımlanır:

  • İnkar: Haberle gelen ilk şok dalgası ve kabullenmeme hali.
  • Öfke: Gerçekle yüzleşildiğinde duyulan hayal kırıklığının dışa vurumu.
  • Pazarlık: “Keşke”lerle dolu, geçmişi değiştirme arzusu meyli.
  • Depresyon: Kaybın kesinleştiği an hissedilen derin boşluk ve çaresizlik.
  • Kabullenme: Kaybı unutmak değil, o kişinin yokluğuyla yaşamayı öğrenme becerisi.

Tabii ki bu beş evrenin herkes için doğrusal bir sırayla ilerlemediğini, kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini biliyoruz. Ancak deneyimlediğim duygu durumları bana bu modelin pratikteki karşılığını çok net gösterdi. Haberi ilk aldığımda kendimi derin bir inkar aşamasında buldum. “Bir şeyi yoktur, ameliyattan çıkar, bunu da atlatır” diyordum. Sadece bir hafta önce başka bir yakınımızın ameliyat sürecinde bizzat doktorlarla görüşen, yanımızda olan o kadın bir hafta sonra artık yoktu. Geleceğine, her an kapıdan içeri gireceğine inanmak istedim.

Ardından cenaze ve sonrasındaki süreçte içimde büyüyen bir öfke belirdi. “Neden o? Neden şimdi? Kim veya ne sebep oldu buna?” soruları zihnimi kemiriyordu. Ölümünün arkasındaki nedenleri sorgularken hem inkarı hem de öfkeyi aynı anda tecrübe ediyordum.

Derken pazarlık dönemi geldi çattı. “Keşke o gün yanında olsaydım, keşke o an arasaydım, keşke süreci değiştirebilseydik” diyerek geçmişle amansız bir kavgaya tutuştum.

Şu anda kendime baktığımda, bu evrelerin arasında mekik dokuduğumu fark ediyorum. Gözlerim mezar taşını görse de zihnim o kahkahalar atan kadına ölümü yakıştırmamakta direniyor. Telefon çalacak ve yine arayacakmış gibi bir hisle yaşıyorum. Yas, zihinde bir kerede tamamlanan bir çizgi değil; gelgitleri olan bir süreç.

Anladım ki yas, kuramsal kitaplarda yazıldığı kadar derli toplu ya da aşamaları net çizgilerle ayrılmış bir yolculuk değilmiş. İnsan, kendi acısıyla baş başa kaldığında teorilerin ne kadar canlı ve bir o kadar da kişisel olduğunu anlıyor. Kabullenmeye giden yol tek bir düz çizgi olmasa da; hissettiğimiz öfkeyi, inkarı ve derin sızıyı bastırmadan yaşamayı öğrenmek bu sürecin en değerli parçası. Sevdiklerimizin yokluğuna alışmak onları unutmak demek değildir; aksine, bıraktıkları güzel izleri ve o neşeli kahkahaları hayatımızın bir köşesinde yaşatmaya devam edebilme cesaretidir. Kendimize zaman tanıdığımız, duygularımızı şefkatle kucakladığımız her an, iyileşmeye bir adım daha yaklaşıyoruz. Çünkü yas, tamamlanıp rafa kaldırılan bir dosya değil; kaybettiklerimizin sevgisini kalbimizde taşırken hayatı yeniden dönüştürme ve onlarla kurduğumuz bağı yeni bir biçimde sürdürme sanatıdır.

Kaynakça

  • https://en.wikipedia.org/wiki/Five_stages_of_grief
Ceylan Vural
Ceylan Vural
Ben Ceylan Vural. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümü 3.sınıf öğrencisiyim. Psikoloji alanının kattığı bilgi ve beceriyi gerçek hayatta deneyime dönüştürmek adına çeşitli kuruluşlarda gönüllü olarak bulundum. Güncel olarak projelerde yer alıyorum ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar